SİYASETİN MUTFAĞI TEMİZLENMEDİKÇE SONUMUZ TOPLUMSAL HÜSRANDIR!

SİYASETİN MUTFAĞI TEMİZLENMEDİKÇE SONUMUZ TOPLUMSAL HÜSRANDIR!

Siyaset sahnesinde uzun zamandır izlediğimiz trajikomik bir tiyatro var. Perde hiç kapanmıyor, oyuncular değişiyor ama sergilenen o omurgasız oyun hep aynı kalıyor. Bulunduğu konumu korumak, nemalandığı makamı, mevkiyi ve yetkiyi kaybetmemek adına rüzgara göre yön değiştirenlerin yarattığı bir tiyatro bu. Dün göklere çıkarıp avuçları patlayana kadar alkışladığı bir isme, bugün sırf rüzgar tersten esti diye tereddüt etmeden “hain” damgası vurabilen hastalıklı bir zihniyetle karşı karşıyayız.

Açık konuşalım: Bu kirli zihniyet, siyasetin mutfağından tamamen temizlenmedikçe bu ülkeden de bu siyasetten de bir cacık olmaz!

Bizim köklü manevi kültürümüz ve medeniyet mirasımız, insani ilişkilerde hep “dengeyi” öğütler. Ne öfkede aşırıya kaçmayı kabul eder, ne de sevgide putlaştırmayı. Kadim ahlaki tavsiye çok nettir:

“Dostuna karşı sevginde ölçülü ol, gün gelir düşmanın olabilir. Düşmanına karşı öfkende de ölçülü ol, gün gelir dostun olabilir.”

Bu altın kuralı çiğneyenler, dün savunduğu değerlerin bugün tam karşısında durarak sadece siyaseti değil, kendi şahsiyetlerini de eritiyorlar. Çıkarları uğruna dün “ak” dediklerine bugün “kara” diyenler, sergiledikleri bu savrulmayla ne yazık ki kendi karakterlerini de sıfırlıyorlar. Güce tapan, ilkesiz ve oportünist figürlerin elinde siyaset, millete hizmet etme aracı olmaktan çıkıp, şahsi ikbal avcılığına dönüşüyor.

Peki, bu girdaptan nasıl çıkacağız? Çözüm, sadece liderlerin veya partilerin değişmesinde değil; asıl çözüm siyasetin mutfağına girecek kadroların ahlaki zihniyetinde gizli.

Ne zamanki bizler, seçmen ve millet olarak, bu omurgasızlığı bir “siyaset yapma biçimi” olarak görmekten vazgeçeriz; işte o zaman dönüşüm başlar. Ne zamanki siyaset sahnesinde dününü inkar edenleri değil; ilkeli, dürüst ve ahlaki zihniyete sahip karakterleri baş tacı etmeyi bir siyasi tercih olarak içselleştiririz; işte o zaman millet olarak gerçek anlamda şahlanırız.

Sonuç olarak; Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, içi boş sloganlar veya yeni koltuk kavgaları değildir. Türkiye’nin ihtiyacı, siyasetin mutfağında yapılacak radikal bir ahlak temizliğidir. Biz bu temizliği yapıp, özümüzdeki o dengeli ve ilkeli duruşu siyasete egemen kıldığımızda, tarihte olduğu gibi insanlığa tekrar o özlenen “merhamet medeniyetini” armağan edebiliriz.

Aksi takdirde, rüzgargüllerinin döndüğü bu siyaset tarlasında, sadece kendi geleceğimizi heba etmeye devam ederiz.

Fehmi Yağlı

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Recent Posts

  • Genel

Maxim Galkin’in, İstanbul Gösterisi İptal Edilsin

“İsrail kazanacak” demişti: Galkin’in İstanbul gösterisi için iptal çağrısı İsrail’e desteğini açıklayan Rus komedyen Maxim…

1 saat ago
  • Genel

Türk Askeri Suriye ve Irak’ta Kalacak

Bakan Güler: Sınır Güvenliği Sağlanana Kadar Türk Askeri Suriye ve Irak’ta Kalacak Milli Savunma Bakanı…

2 saat ago
  • Gündem

Discover the Best Casino Gift Shops and Exclusive Merchandise

Discover the Best Casino Gift Shops and Exclusive Merchandise Casinos are more than just venues…

2 saat ago
  • Gündem

Hamanei’nin Vasiyetnamesine İlişkin Açıklama!

İran Uzmanlar Meclisi Üyesi Mirzayi’den Hamanei’nin Vasiyetnamesine İlişkin Açıklama Yaptı! İran Uzmanlar Meclisi (Meclis-i Hubregan)…

3 saat ago
  • Genel

Çeçenistan’da Mejidov Öldürüldü

Çeçenistan’da Mejidov öldürüldü: Kadirov yönetiminin baskı sicili yeniden gündemde Çeçen muhalif kaynaklar, Turpal Ali Mejidov’un…

4 saat ago
  • Genel

ARNAVUTLUK’UN ATATÜRK’Ü (1)

ARNAVUTLUK’UN ATATÜRK’Ü (1) Ahmet Zogu (I. Zog), 1922 ile 1939 yılları arasında sırasıyla Başbakan, Cumhurbaşkanı…

4 saat ago