
İstanbul’da düzenlenen 11. Uluslararası İstanbul Arapça Kitap Fuarı kapılarını okurlara açtı. Fuarın bu yılki onur konuğu ise Suriye oldu. Suriye, zengin kültürel mirasını İstanbul’da geniş bir içerikle tanıtıyor.
30’dan fazla ülkeden 300’ü aşkın yayınevi fuara katılıyor. Etkinlik, Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştiriliyor. Fuar, Türkiye ile Arap dünyası arasındaki kültürel bağları da güçlendiriyor.
Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu fuar geniş katılımla düzenleniyor. Organizasyonda Basın Yayın Birliği de yer alıyor. Ayrıca Uluslararası Arapça Kitap Yayıncıları Derneği organizasyona katkı sunuyor. Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği de fuarın paydaşları arasında bulunuyor.

Suriye Kültür Bakanlığı, fuarda geniş bir stantla ziyaretçileri ağırlıyor. Stantta Suriye’nin edebiyat ve tarih birikimini yansıtan eserler bulunuyor. Sanat ve kültürel mirasa ilişkin yayınlar da okurlarla buluşuyor.
Ayrıca Suriye kültürünü yansıtan çeşitli objeler de sergileniyor. Böylece ülkenin kültürel hafızası farklı yönleriyle ziyaretçilere aktarılıyor.
Fuarın ilk gününden itibaren Suriye standına yoğun ilgi gösterildi. Suriye Kültür Bakan Yardımcısı Saad Naasan da fuarda açıklamalarda bulundu.

Naasan, Suriye’nin onur konuğu olmasının önemine dikkat çekti. Bu katılımın yeni kültürel ortaklıklara kapı açacağını belirtti.
Saad Naasan, “Bu katılımın önemi, Suriye’nin Arap dünyası ve genel olarak uluslararası toplumdaki kültürel hayata yeniden etkin şekilde katılmaya başlamasından kaynaklanıyor. Bu durum aynı zamanda dünyanın farklı bölgelerinde de kültürel ortaklıklar için yeni bir kapı açıyor.” dedi.
Saad Naasan, Suriye’nin tarih boyunca medeniyetlerin kaynağı olduğunu ifade etti. Ülkenin kültürel mirasının dünyaya tanıtılmasını önemsediklerini söyledi.
Bu hedef doğrultusunda kitap fuarlarının önemli olduğunu belirtti. Kültürel etkinliklerin de bu sürece katkı sağladığını vurguladı.
Fuarda Suriye Genel Kitap Teşkilatının yayınları da tanıtılıyor. Suriye Milli Kütüphanesinin çalışmaları da ziyaretçilere sunuluyor. Bunun yanında farklı kurumların yayınları hakkında bilgiler veriliyor.
Saad Naasan, Suriyeli yayınevlerinin fuardaki geçmişine de değindi.

Naasan, “Uluslararası İstanbul Arapça Kitap Fuarı, kuruluşundan bu yana Suriyeli yayıncıların rolüne büyük önem verdi. Suriye’nin özgürleşmesinden önce de Suriyeli yayınevleri fuarda yer alıyordu. Bugün ise Suriye’nin özgürleşmesinin ardından bu katılımlar yeniden başladı. Önümüzdeki yıllarda daha fazla Suriyeli yayınevinin fuarda yer almasını umuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Naasan ayrıca İstanbul ile Suriye arasındaki tarihsel bağları hatırlattı. İki toplum arasında güçlü kültürel ortaklıkların bulunduğunu söyledi.
“Dil konusunda farklılıklar olsa da genel anlamda ortak kültürlerimiz var.” diyen Naasan, kültürel ilişkilerin geliştirilmesinin önemini vurguladı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdür Yardımcısı Abdülsamet Taş da değerlendirmelerde bulundu.

Abdülsamet Taş, uluslararası fuarların kültürel ilişkiler açısından önem taşıdığını söyledi. Bakanlığın bu etkinliklere çeşitli alanlarda destek verdiğini belirtti.
Bakanlık, fuarlarda stant desteğinin yanında içerik katkısı da sağlıyor. Ayrıca programların teknik çalışmalarına da destek sunuluyor.
Abdülsamet Taş, Türkiye’nin Suriye’ye desteğinin sürdüğünü ifade etti. Savaş döneminde verilen desteğin sonrasında da devam ettiğini belirtti.
Suriye’de yaşanan maddi ve manevi tahribata dikkat çeken Taş, kültürün önemini vurguladı. Kültürel hafızanın yeniden güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Taş, “Bakanlık olarak elimizden geldiğince Suriyeli kardeşlerimizin yanında, dün olduğu gibi bugün de durmaya çalışıyoruz.” dedi.

Akademisyen ve yazar Prof. Dr. Yasin Aktay da fuara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Prof. Dr. Yasin Aktay, fuarın kuruluş sürecine dikkat çekti. Fuarın Suriyelilerin Türkiye’ye geldiği dönemde kurulduğunu hatırlattı.
Bu dönemde Arapça kitaplara yönelik ihtiyacın arttığını belirtti. Kültürel etkinliklere duyulan talebin de yükseldiğini ifade etti.
Aktay, “Güvenliği bulduktan sonra elbette ülkelerini, tarihlerini ve vatanlarını yıkan bu insanların karşısında başka bir şekilde yeniden ayağa kalkmak gerekiyordu. Bunun yolu kitaptı, kültürdü, hafızaydı. Hafıza, insanı yaşatan şeydir.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Yasin Aktay, Suriye’nin fuardaki konumunun değiştiğine de işaret etti. Suriye artık fuara bir mülteci topluluğunun temsilcisi olarak katılmıyor. Ülke, fuarda bir devlet olarak temsil ediliyor.
Aktay’a göre bu gelişme kültürel açıdan yeni bir döneme işaret ediyor.
İstanbul Uluslararası Arapça Kitap Fuarı’nın önemine de değinen Aktay, fuarın özel konumunu vurguladı. Fuarın Arap ülkeleri dışındaki önemli Arapça kitap organizasyonlarından olduğunu belirtti.
Türkiye ile Arap dünyasının tarihsel bağlarına dikkat çeken Aktay, “Arap kültürü Türk kültürünün bir parçası haline geldi, Türk kültürü de inşallah Arap kültürünün bir parçası olacak.” dedi.
Kaynak: AA
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube