islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
18,5421
EURO
18,1896
ALTIN
995,09
BIST
3.146,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
27°C
İstanbul
27°C
Açık
Cumartesi Hafif Yağmurlu
24°C
Pazar Az Bulutlu
22°C
Pazartesi Az Bulutlu
22°C
Salı Az Bulutlu
21°C

Mustafa Karahasanoğlu Ağabey’in Ardından…

Mustafa Karahasanoğlu Ağabey’in Ardından…
15.08.2022
A+
A-

Akit Medya Grubu İcra Kurulu Başkanı Mustafa Karahasanoğlu ağabey de dar-ı bekaya göçtü. Rabbim rahmet eylesin. Mekânı Cennet, makamı âlî olsun.

“İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn: Muhakkak ki hepimiz Allah’a aitiz ve kesinlikle biz de O’na döneceğiz.” (Bakara, 2/156)

Biz, Mustafa ağabeyin Rabbimizden razı olduğuna şahidiz; yüce Rabbimiz de kendisinden ebeden razı olsun inşaallah…

Onu mahut 28 Şubat hengamında tanımıştım. Mülayemeti, hilmi ve vakur tebessümü ile kararlı bir şahsiyet ve müşfik bir ağabey olarak kalbimde yer etmişti…

O herhangi bir kurum yöneticisi veya bir medya patronu olmaktan ziyade gerçek bir “dava adamı” idi… Mesela, Mustafa ağabeyi Beyazıt mitinglerinde kalabalıklar arasında Filistin’e destek, İsrail’e lanet sloganları atarken görebilirdiniz… On yıllar boyu yöneticiliğini yaptığı Vakit ve Yeni Akit gazetesi ile Akit TV hep Hakk’ın, haklının, Müslümanların ve mazlumların yanında; batılın, zalimlerin ve saldırgan inkarcı azınlığın ise karşısında oldu. Gazetemizin, özellikle 28 Şubat sürecinde onca baskılara, tehditlere, 300 küsur darbeci generalin birlikte açtıkları davalara, yeni darbe planlarında tutuklanmaları öngörülen -kardeşiniz dahil- Vakit yazarlarının liste başında yer almalarına rağmen dik duruşundan asla taviz vermeyişi, gönüllerde taht kurdu…

2001 başlarından bugüne kadar, “Sizden hiç bir karşılık istemiyorum; benim ücretim sadece Âlemlerin Rabbindendir” (Şuara, 26/109, 127, 145, 164, 180) anlayışı ile, haftada bir köşe yazılarımı virgülüne dahi dokunmadan yayımlayan, bütün hayırlı faaliyetlere olduğu gibi “Namaz Gönüllüleri Platformu” çalışmamıza da tam destek veren, “Namazı Yaşamak” isimli kitapçığımı promosyon olarak iki kez yüzbinlerce dağıtan gazetemize ve elbette Mustafa ağabeye minnettar ve duacıyım.

Söz bu noktaya bu gelmişken, 2001’de Vakit gazetemizde yayımlanan bir köşe yazım vesilesiyle bir engelli kardeşimizin başlattığı çok hayırlı bir faaliyeti merhum Mustafa ağabeye aktardığım gibi teberrüken sizlerle de paylaşayım ki duaya vesile olsun inşaallah:

2011 yılında Malatya Kitap Fuarına davet edildim; hem söyleşi hem de imza programı için. Söyleşi mekanı uzakta olduğundan imza vaktine biraz geciktim ve okuyucularımı beklettiğim için kendilerinden özür diledim. Birbiri ardınca kitap imzalamaya devam ederken bir ara kafamı kaldırdığımda kuyruğun uzadığını ve bir engelli hanım kardeşimizin en arkada iki koltuk deyneğine tutunarak ayakta durmakta zorlanığını fark ettim… Diğer okuyucularımdan rica ederek hanım kardeşimizi öne buyur ettim…

“Hanımefendi, geçmiş olsun… kusura bakmayın, size zahmet verdik…” deyince:

“Estağfirullah hocam, doğuştan böyleyim… Çoktan alıştım hamdolsun.” dedi ve ekledi:

“Hocam, sizin yazılarınızı düzenli okuyorum ve çıkan her kitabınızı da alıyorum; şu kitabınız yeni çıkmış, onu almaya geldim” diyerek devam etti ve bir konuyu arzetmek istediğini söyledi.

“Buyurun” dememle hemen söze başladı:

“Hocam, on yıl önce Akit’teki bir yazınızı okumuştum…”

“Hatırlatır mısınız?” dedim; “konusu neydi?”…

2001’de 28 Şubatçıların dayatmasıyla yaz Kur’ân kurslarına 12 yaşından küçük çocukların alınmasını yasaklayan hükümet kararı tartışılırken, Akit gazetesindeki köşemde yazdığım “Bir Milyon Kur’an Kursu” başlıklı yazımdan söz ediyordu hanım kardeşimiz… O yazıda, ülkemizde en az bir milyon kişinin kendi çocuğuna veya torununa ya da kardeşine, komşusuna Kur’ân öğretebilecek durumda olduğunu, dolayısıyla 1 milyon evde açabileceğimiz kurslarda beş-on milyon çocuğa Kur’ân öğretebileceğimizi teklif etmiştim…

Hanım kardeşimizi dinleyelim:

“Hocam, yazınızı okuyunca, ‘bu yazı, hocamın bana talimatıdır’ dedim ve hemen kolları sıvayıp 10 öğrenciye evimi açtım; bu seneye kadar da toplam 100 öğrenciye Kur’an, namaz ve ilmihal öğrettim. Bunun sevabının bir kısmı da sizindir hocam…”

Dondum kaldım. Gözlerim doldu… Kardeşimize dualar ettim, kendi sevabının azalmayıp artacağını söyledim…

Tevafuka bakın ki, Malatya dönüşü havaalanında Mustafa Karahasanoğlu ağabeyle karşılaştık; hanım kardeşimizin sözlerini kendisine aktardıktan sonra: ‘Bu sevabın bir kısmı da inşaallah sizindir ve gazetemizindir’ dedim…

“Hayra vesile olan hayır işleyen gibidir.” hadis-i şerifini hatırladık…

Mustafa ağabeyin vesile olduğu hayırlar sayılamayacak kadar çok…

Rabbim tekrar mekanını Cennet eylesin. Âmin.

Abdullah Yıldız

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.