islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,9304
EURO
55,7562
ALTIN
6.740,80
BIST
12.899,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Az Bulutlu
Pazar Hafif Yağmurlu
21°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Yağmurlu
18°C
Çarşamba Yağmurlu
17°C

SURİYE NOTLAR (3)

SURİYE NOTLAR (3)
A+
A-

​SURİYE NOTLARI (3)

*​Görmek Yetmez*

_​Yardımdan Yeniden İnşaya_

​Suriye, Esed rejiminin, Rusya ve İran’ın desteğiyle yürüttüğü 14 yıllık ağır bir savaş yaşadı. Şehirler yıkıldı, yüz binler öldü, milyonlar yerinden edildi. Türkiye’deki İslami vakıf, dernek ve cemaatlerin yıllardır uzattığı yardım eli Suriyeli kardeşlerimizin hafızasında unutulmaz bir yere sahip.

​Fakat bugün ihtiyaç sadece gıda veya çadır yardımı değil. Artık şehirlerin yeniden kurulması, üretimin başlaması ve ülkenin kendi ayakları üzerinde durması gerekiyor. Suriye’yi sadece “yardım bekleyen bir ülke” olarak görmek yanlıştır. Önce yurt dışındaki yetişmiş Suriyeli ilim, iş ve sermaye sahiplerinin; ardından diğer Müslüman ülkelerdeki yatırımcıların bu coğrafyaya yatırım yapması gerekir.

​Rabbimizin bahşettiği imkanları sadece kendimiz için mi kullanacağız, yoksa kardeşlerimizin ayağa kalkması için mi? Biz sahip çıkmazsak, emperyalistler bu zenginliklerin üzerine konmaya devam edecektir.

*​Geniş Çerçeve: Filistin, Gazze ve Bölgesel Dengeler*

​Bu sorumluluk sadece Suriye ile sınırlı değil; Filistin, Gazze, Doğu Türkistan ve tüm mazlum coğrafyalar için geçerlidir. Güçlü, istikrarlı ve kendi kararlarını İslami kimliğiyle alan bir Suriye; bölgesel dengeler ve Gazze/Mescid-i Aksa davası için de hayati bir kalkandır. Emperyalist güçlerin bölgedeki emellerini sadece doğrudan değil, vekil yapılar veya komşu aktörler üzerinden yürütebileceğini de unutmamalı; olaylara bizlere gösterilmek istenen dar pencerelerden değil, ferasetle daha geniş bir çerçeveden bakmalıyız.

*​Ümitsizliğe Yer Yok: Topal Karınca Misali*

​Tüm bu tablo karşısında insan zaman zaman umutsuzluğa kapılabilir. Fakat Müslümanın kitabında ümitsizlik yoktur. Her zaman hikmetle hareket etmelidir.

​Bir yetime, bir gencin yetişmesine katkı sunmak, iş imkanı sağlamak veya bir yazıyla hakikati hatırlatmak gibi elimizden gelen ne varsa yapmalıyız. Şeytan bazen bize yaptıklarımızı küçük gösterebilir. Halbuki bizler Hz. İbrahim’in ateşine su taşıyan karınca misali; tarafımızı belli etmek ve gücümüz nispetinde çabalamakla mükellefiz.

​Bu sorumluluk sadece sermaye sahibi veya iş insanlarının değil, âlimlerin, davetçilerin, yazarların ve toplumun önündeki herkesindir. Yanlış görüldüğünde yöneticileri hakaret etmeden, fitneye mahal vermeden, usulünce uyarmak da bu sorumluluğun bir parçasıdır. Diğer taraftan halk olarak her şeyi hükümetlerden beklememeli, “Ben ne yapabilirim?” sorusunu herkes kendine sormalı.

​Bir diğer önemli husus da Müslümanların, diğer kardeşlerinin yaptığı hayırlı işlere engel olmaması, eleştirmek yerine hayrın ve iyiliğin çoğaltılmasına, kötülüğün ise bitirilmesine çalışılmasıdır.

*​Sonuç: Görmek Sorumluluk Yükler*

​Müslümanlar İstanbul’u, Şam’ı, Kudüs’ü, Bağdat’ı, Kahire’yi, Buhara’yı, İsfahan’ı sadece kitaplardan değil; imkan buldukça gezip yerinde görüp tanımalıdır. İnsan kendi medeniyet coğrafyasını gezip gördükçe çok büyük bir ailenin parçası olduğunu ve ona olan aidiyetini daha derinden hissedip anlıyor.

​Bu seyahat bana bir kez daha gösterdi ki; gezmek görmeye, görmek düşünmeye, düşünmek ders çıkarmaya, ders çıkarmak ise sorumluluk almaya sevk etmelidir.

​Yıkılmış şehirleri gördüğümüzde sadece üzülmek yetmez. Kiminin duası, kiminin kalemi, kiminin sermayesi, kiminin emeği var. Bizim vazifemiz bütün dünyayı tek başımıza değiştirmek değil; doğru zamanda, doğru yerde üzerimize düşeni yapmak, neticeyi ise Allah’tan bilip O’nun takdirine bırakmaktır. ​Çünkü görmek yetmez; görmek, insana sorumluluk yüklemelidir.

*​Teşekkür ve Dua*

​Bu yolculukta Adıyaman Kâhta’dan bana eşlik eden çok değerli kardeşlerimden, İdlib’de evinde bizleri misafir eden, nazik ve misafirperver çok değerli hocamızdan Allah razı olsun.

​Aynı şekilde, Şam’daki İyiliğe Çağrı İnsani Yardım Derneği’nde bizleri güler yüzle ağırlayan, gayretleriyle gönüllere dokunan tüm emektar kardeşlerimize ve çalışanlarına da yürekten teşekkür ediyorum. Rabbim emeklerini zayi etmesin, çalışmalarını bereketli kılsın.

*​Görmek yetmez. Görmek, insana bir sorumluluk yüklemelidir.*

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.