KUR’AN’DA KELİME KAVRAMI Kelimenin Kökü Kelime, ‘ke-le-me’ fiil kökünden gelmektedir. Bu da birini yaralamak, tesir etmek manasındadır. Arapça’da “kelemtuhû-onu izi, eseri belli bir şekilde yaraladım” denir. Aynı kökten gelen ‘el-kelmü’, duyulan, algılanan etkidir. Bu etkilenme ya duyularla olur ya da gözle olur. Bir başka deyişle; etkisi bedende duyulan, görme...
MEŞRUTİYET DÖNEMİ ULEMASI NEREDE HATA YAPTI? Meşrutiyet dönemi ulamasının İttihat ve Terakki ile iş tutması, şüphesiz ki en çok tartışılan meselelerden biridir. Ulema – ilmiye sınıfının İttihatçı tayfaya omuz vermesiyle, belki kendilerinin bile tahmin edemediği olumsuz sonuçlar ortaya çıkmıştır. İlerleyen süreçte ise iktidara gelen laik zihniyet, ulema eliyle yeni siyasi...
ÇOCUK GÖZÜYLE FİRAVUNLAR Kahire’de Mısır Müzesi’ni oğlumla birlikte gezdik. Etkilenmemek mümkün değildi. Ama beni asıl etkileyen altın eşyalar ya da dev heykeller değil, altında yatan inanıştı. Öylesine zengin ve güçlü bir medeniyetin korkusunu gördüm eserlerinde. Çünkü bu müzede hayat yoktu. Her şey ölüm içindi. Tabutlar, mumyalar, mezar eşyaları… Ölümden sonrası...
DOKTORLAR DA GALİBA 5816 SAYILI KANUN İSTİYORLAR Konya’da müezzinlik yapan Yusuf Mete, 27 Ocak 2026’da muayene olmak için Selçuklu ilçesindeki Şehit Ufuk Başarı Aile Sağlığı Merkezi’ne gider. Kendi aile hekiminin izinli olması nedeniyle hekimlerden Ahmet Tolu’dan sıra alır. Fakat bir türlü ismi çıkmaz. Odasına girerek, epeydir beklediğini fakat isminin çıkmadığını...
Düşünceyi Düşünmek… Düşünceyi bir olgu olarak düşündüğümüzde insan zihninin en kompleks ve gizemli fenomenlerinden biri! Felsefi bir bakış açısıyla, düşünceyi varoluşumuzun temel taşlarından biri olarak görebiliriz. Nedir düşünce? Bir algı, bir fikir, bir kavram mı? Yoksa daha fazlası mı? Bir olgu olarak düşünce, beyindeki nöronların etkileşimi sonucu ortaya çıkan bir...
TEVHİD Mİ, ŞİRK Mİ? HANGİSİNİ SEÇELİM? TEVHÎD, BİR olan ALLAH’I BİR’LEME, ÇOK olan YARATILMIŞLARI ÇOKLAMA BİLİNCİDİR. Onun için kelime-i tevhid, لا / LÂ ile başlar. Yani “Hayır, hayır yoktur! tek, bir Allah’tan başka ilah yoktur! O’na kul olmak dururken, sakın kula kul olma!” insanın özgürlük manifestosudur bu tevhid. İman ve...
Küçük Yaştaki Evlilik ve Hz. Aişe’nin Evliliği Evlilikle ilgili fıkhi hükümler Fakihler genellikle evlilik için büluğ çağı ile rüşd çağı arasında ayırım yaparlar. Genel kanaate göre bir erkek veya kızın evlenme ruhsatı “büluğ (ergenlik) çağı”dır. Büluğ çağına Nur (24) suresi 59. Ayette vurgu yapılmaktadır: “Sizden olan çocuklar, erginlik çağına erdikleri...
Batı’nın Sahte Dünyasının Çöküşü Son yıllarda siyasi, iktisadi ve sosyal alanlardaki gelişmeler, Batı dünyasındaki çok yönlü çürüme belirtilerinin ard arda gelişmesine şahit oluyor. Fakat, medya ve sosyal medya kurgulanmış görevini yaparak, bu çöküşü dünya halklarının gözünden kaçırarak, sun’i gündemler ile bu dağılma ve yozlaşmayı gizliyor. Siyasi ve iktisadi Başarısızlıklar: Afganistan,...
DEVLETİN TANIDIĞI ÖZGÜRLÜK MÜ, MÜSLÜMANIN HAKİKATİ Mİ? Bugün Müslümanların en çok konuştuğu kavramlardan biri özgürlüktür. Ancak özgürlük, kimin tanımıyla ve hangi sınırlar içinde konuşulmaktadır? Bu soru sorulmadan yapılan her özgürlük vurgusu, farkında olmadan Müslüman zihni başka bir yöne sevk edebilir. Laik devlet anlayışı, Müslümanların belirli alanlarda var olmasına itiraz etmez....
İktisadın Kaybolan Sınırı Ekonomiyi konuşurken genellikle, emtia fiyatları, faiz oranları, enflasyon, büyüme rakamları gibi konuları tartışıyoruz. Oysa esas mesele çok daha derindir. İnsanın kendini bu dünyada nasıl konumlandırdığıyla doğrudan ilişkilidir. Kur’an insanı yeryüzünde mutlak malik olarak değil, emanetçi olarak tanımlar. “Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır.” (Nur Suresi, 24/42) Bu ayet...
ZULÜM İLE ÂBÂD OLMAK Gündemi sarsan Epstein haberleri, herkes gibi bizleri de çok üzdü. Medeniyetin vahşi yüzünü bir kere daha görmüş olduk. Gördüklerimiz aynı zamanda Akif’in “ Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar” diye tanımladığı Uygar Batı’nın (!) da artık son demlerine yaklaştığını gösteriyor. Er geç Hak tecelli edecek, güç...
MÜMİNLER GİBİ HZ. MUHAMMED DE KUR’ÂN’A İTAATLE YÜKÜMLÜYDÜ Rabbimizin Peygamberimizi kendisine indirilen Kur’ân’a itaat ile yükümlü kıldığını gördük. Üstelik Peygamberimiz müminlere verilmiş Kuranî emirler ve yasaklarla da mükellef kılınmış, bu görevler ona yönelik emirlerle de pekiştirilmiştir. Mesela “ Oku, Rabbinin yoluna çağır, namaz kıl, savaş , sabırlı ol, akrabaya yardım...
MEDYA VE KÖTÜLÜĞÜ TEŞHİR ETME SORUNU Sanıyorum 1969 yılının ilkbaharıydı. Bir gazetenin foto muhabirliğinden emekli olduktan sonra İstanbul Küçük Mustafa Paşa’da bir fotoğraf stüdyosu açan Mehmet amcam, ziyaretine gittiğim bir gün bana, “Seni biriyle tanıştıracağım” dedi. Dolmuşla Eminönü’ne, oradan da Cağaloğlu’ndaki Son Havadis Gazetesi’ne geldik. Binaya girdikten sonra kapısında Tahir...
ERDOĞAN’IN YERİNE KİM GELECEK? Herkesin bir hesabı var, Allah’ın ise bir hükmü? Galib olacak olan Onun hükmüdür. La galibe illallah. Kural bir: Biz kendimizi değiştirmeden Allah’ın bizim hakkımızdaki, ezeli bilgisi ile takdir ettiği şey neyse o gerçekleşecek. Kural iki: Bize hayır gibi gelen...
KADERLERİYLE BULUŞACAKLARI AN Uyarılmasalardı “biz bilmiyorduk” deme hakkına sahiptiler ama onlar seçme özgürlüklerini inkârdan ve yalanlamadan yana kullandılar. Tevhid yerine şirki tercih ettiler. Ezeldeki kaderleri “seçme” üzerine takdir edilmişti ama tercihleri/seçtikleri şimdi kaderleri oldu. Artık onlar için belirlenmiş olan “azapla buluşma zamanları” yani “son saatleri” gelip çattı. Bu zamana kadar...
Hz. Muhammed Şerîat Koyucusu mudur? ALLAH’IN ELÇİSİ HZ. MUHAMMED KİME İTAAT EDERDİ? Emekli Hadis otoritesi Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan hocamızın “olumlu, düşündürücü ve doyurucu” bulduğu yazımızı bu defa iki bölüm halinde yayınlıyoruz Yerküremizde ve tüm evrende en yaygın kural itaattir. Kur’ân, yedi gök ve yer dahil bütün varlıkların Allah’ı...
“İSLAM BİRLİĞİ” Mİ DEDİNİZ? Bu kafa ile gidecek olursak İslam birliği bir hayal. Böyle bir birlik için önce “Müslümanlardanım” diyen “güzel sözlü, akıllı, dürüst ve cesur, merhametli, sabırlı, adil” insanlara ihtiyacımız var. Zaten değil mi ki, “İnnemel mü’minine ihvatün”....
Reel Politiğin Hasarları Müslüman zihnin sorunu, büyük ölçüde iç ve dış siyasetin reel politik hesaplarla yürütüldüğü dünyada benimsediği kimliği oluştururken kendisinin de salt reel politik ince ve donanımlı hesaplar yaparak yol alabileceğine inanmış olmasıdır. İddia edildiğinin aksine sahih kaynaklara referans veren ideal politik, günün gerçeklerine karşı kör veya malihülyalı değildir,...