islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,5420
EURO
54,8612
ALTIN
6.216,54
BIST
13.458,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Az Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
32°C
Çarşamba Açık
32°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C

KÂFİRLERE CENNET HARAMDIR

KÂFİRLERE CENNET HARAMDIR
20/05/2026 10:26
A+
A-

KÂFİRLERE CENNET HARAMDIR

Kur’an-ı Kerim, Sünnet ve makasıduşşeria bütünlüğünden kopuk ve usülsüz bir yaklaşımla bazı akademisyenlerin Yahudi ve Hıristiyanların da cennetlik olabileceklerini söylemeleri hem yöntemsiz hem de itikaden tehlikeli bir yaklaşımdır. İtikaden tehlikeli, çünkü mü’mine kâfir demek nasıl ki sahibini küfre götürürse; kâfirliği kesin olana mü’min demek de insanı küfre götürür. Allah Teâlâ bu konudaki hükmünü açıkça beyan etmiş ve kâfirlere cenneti yasaklamıştır: “Hakikaten, ‘Allah, Meryem oğlu (İsa) Mesih’tir.’ diyenler, kesinlikle (şirke girip) kâfir olmuşlardır. Hâlbuki Mesih (İsa): ‘Ey İsrailoğulları! Rabbim ve Rabbiniz olan Allah’a ibadet edin. Çünkü kim Allah’a ortak koşarsa (Allah’a rağmen başka şeyi öne çıkarır ve ona bağlılık gösterirse) hiç şüphesiz Allah, ona cennetini haram eder, onun varacağı yer ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.”[1] Ayet, teslis inancını küfür olarak vurgulamış ve bu inanca sahip olanların şirk içerisinde olduklarına atıf yapmış, bu hâl üzere ölecek olurlarsa cennetin onlara haram olduğunu beyan etmiştir. Bu kadar açık hüküm varken kâfir avukatlığının anlamını kavramak oldukça zordur. Hz. İbrahim (a.) de kâfir olan babası için bir dönem verdiği söz üzerine Allah Teâlâ’dan şefaat talebinde bulununca Allah (cc), ona da şu cevabı vermiştir: “Cenneti kâfirlere haram kıldım.”[2]

Kur’an-ı Kerim’de ve hadislerde kurtuluşun ancak ve ancak sahih ve bütüncül bir imanla mümkün olacağı bildirilmişken, sözünü ettiğimiz bu akademisyenler şöyle bir tablo çizmişlerdir. (Bu tablonun dayanağını da Bakara Suresi’nin 62. ayeti ile Maide Suresi’nin 69. ayetinden aldıklarını söylemişlerdir.)[3]

Tablo 1: Kurtuluşa Erecek Dinî Gruplar[4]

Dinî gruplar

Kurtuluş Şartları

MüslümanlarAllaha ve ahirete iman + Salih amel = Kurtuluş
YahudilerAllaha ve ahirete iman + Salih amel = Kurtuluş
HıristiyanlarAllaha ve ahirete iman + Salih amel = Kurtuluş
SabiilerAllaha ve ahirete iman + Salih amel = Kurtuluş

Yukarıda yapılan tasnife göre İslâm, ne kadar hak bir din ise Yahudilik, Hıristiyanlık ve Sabiilik de o kadar hak bir dindir. Kurtuluş şartlarına riayet etmek kaydıyla diğer dinlerin de seçilebileceği ifade edilmektedir. Belirttiğimiz gibi bu sınıflama yapılırken Kur’an-ı Kerim, Sünnet ve tarih dikkate alınmamıştır. Önce şunu belirtmekte fayda var; Allah’ın (cc) gönderdiği, Yahudilik ve Hıristiyanlık diye hak bir din yoktur. Yüce Allah’ın (cc) peygamberleri vasıtasıyla göndermiş olduğu dinlerin hepsinin adı İslâm’dır.[5] Ehli kitap, Allah’a (cc) vermiş oldukları ahdi bozmak, ona çocuk isnat etmek ve ulûhiyeti parçalamak gibi nedenlerden dolayı küfre girmiş ve Allah’a (cc) şirk koşmak suretiyle müşrik olmuşlardır.[6] Allah(cc) inançları Hz. Peygamber’in (sav) getirmiş olduğu vahiyle örtüşmeyen, kitap inançları parçalı ve tahrife dayanan; Kur’an-ı Kerim’i inkâr üzere bina edilen, Hz. Peygamber’in (sav) risaletini tamamen reddeden, salih ameller konusunda ise namaz, cihad, zekât, hac, oruç, emribilmaruftan uzak yaşayan; içkiyi, domuz etini, fuhşu, faizi ve daha nice haramları mübah sayan bir toplum nasıl uhrevi kurtuluşa erebilir? Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamber’in (sav) sünneti dikkatli bir şekilde, bütünlük çerçevesinde incelenirse görülür ki bu iki kaynakta Yahudi ve Hıristiyanları öven tek bir nass yoktur. Fakat onları yeren ve sapıklıklarını tek tek ortaya koyan yüzlerce ayet ve hadis vardır. Yüce Allah’ın, dinde aşırı gitmek suretiyle sapıttıklarını[7] ve kitaplarını tahrif ettiklerini[8] açıkça ifade ettiği sapkın kimselerin (Yahudi ve Hıristiyanların) cennetlik olacağını söylemek Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi iki gulat ekolü İslâm’ın seviyesine çıkarmak veya tek hak din İslâm’ı, bu tahrif olmuş beşerî dinlerin seviyesine indirmektir. Bu yaklaşım bilerek ya da bilmeyerek yapılmakta olan bir misyoner faaliyetidir. Temelinde cehalet ve kötü niyet vardır. Bu yaklaşımın bir usulü yoktur. Zırvalamadır. Müslümanları küfre döndürmek gayesi gütmektedir. Özellikle de diniyle kaim milletimizi tarihten silmek hedeflenmektedir. Müslüman çocuklarını kâfir yapma projesidir.

Kur’an-ı Kerim, iman olmadan yapılan her türlü olumlu davranışın (salih amelin) “Fırtınalı bir günde rüzgârın savurduğu kül”[9] gibi olduğunu vurgulamıştır. Hz. Peygamber (sav) bir gün Mekke’de tüm akrabalarını toplamış; Abdulmuttalib ve Abbas oğullarına, halası Hz. Safiye (r.) ve kızı Hz. Fatıma’ya (r.) şu hakikati hatırlatmıştır: “Maddi olarak benden ne istiyorsanız isteyin ama (iman edip salih ameller işlemedikçe) ben, size Allah Teâlâ’dan gelecek olan bir azabı savamam.”[10] İlahî rahmete nail olabilmek, Peygamberin desteğini alabilmek, uhrevi kurtuluşa erebilmek için “imanı bilinçli bir şekilde yenileyip”[11] sonra da bu hâl üzere “Müslümanca Allah’a kavuşmak”[12] gerekir. Bunlar gerçekleştirilmedikten sonra soy ve göstermelik aidiyet duygusunun bir karşılığı yoktur. Uhrevi kurtuluşun olmazsa olmazı kâmil imandır.

Dipnotlar

[1] Maide 5 / 72.

[2] Buharî, 65, Tefsir, 1, VI / 16.

[3] Bu ayetlere verilen Türkçe meallerin tamamına yakını (birkaçı müstesna) yanlıştır. Meallerde Kur’an-ı Kerim’in bütünlüğü, sebeb-i nüzul ve şart edatları ve şartın cevabı hesaba katılmamıştır. Köklü bir çalışma olması için meal yazarları klasik tefsirlere yeterince bakmamışlardır. Bu konuyla ilgili çalışmamız bittiğinde inşallah yayınlayacağız.

[4] Akdemir, Kur’an Sempozyumu, I / 332.

[5] Bak: Bakara 2 / 131-133, 136; Âl-i İmran 3 / 19, 52, 67, 85 vd.

[6] Bak: Taberî, Câmiu’l-Beyân, IV / 652-653.

[7] Bak: en-Nisa 4 / 171; Maide 5 / 77.

[8] Yahudilik ve Hıristiyanlığın tahrif olduğuna dair bak: Bakara 2 / 75, 159, 175, 179; Âl-i İmran 3 / 78; en-Nisa 4 / 46; Maide 5 / 13, 41; A’raf 7 / 162.

[9] İbrahim 14 / 18.

[10] Nesaî, Vesaya, IV / 239.

[11] Heysemî, Mecmau’z-Zevaid, II / 211.

[12] Âl-i İmran 3 / 102.

Mehmet Sürmeli

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.