İslam gurbetini yaşıyor. Bir hayat düzeni olarak uygulanmaması gibi onun bir gurbeti de çocuklarının onun kavramlarıyla gereğince konuşup yazmamasıdır. Bir de onu yüceltmek isterken bile eksik tanımlayarak yanılgılara sebep olunmasıdır. Bu konuyu üç başlık halinde misallendirelim: A.) “ İSLAM SEVGİ DİNİDİR” Doğru, İslam sevgi dinidir ama nefret dinidir de. Bu...
Maneviyat, insanın içsel dünyasıyla ilişkilendirilen bir kavramdır. Ruhun derinliklerindeki hisler, inançlar ve değerler, manevî olarak adlandırılır. Kubbealtı Lügati’nde maneviyata: “Madde ve cisimle alâkası bulunmayan, ruh ve mana ile ilgili olan hususlar, manevî şeyler, maddiyat karşıtı, deniyor, ikinci anlam olarak da “Çeşitli güçlükler, tehlikeler karşısında inanç ve ahlâkî değerlere bağlılıktan doğan...
Modern çağ, asırlarca devam eden tarım toplumundan sonra bilim ve teknolojinin gelişmesiyle hızla değişen hayat tarzları ve küreselleşmenin getirdiği kültürel etkileşimlerle şekillenen bir dönemi ifade eder. Tarım toplumunun şartlarına göre oluşturulan İslâmî kütür ile barışık bir hayat yaşayan Müslümanlar, Batı’dan ithal bu kültür ile karşılaştıklarında, bir taraftan tabiî bir refleksle...
Dostumuz zannettiğimiz birileri, aynı ülkenin çocuklarının kanları ve gözyaşları, çalınan alınterleri üzerinden kendilerine servet ve iktidar üretiyor. Bunu görün artık. Adına “kontrollü bunalım stratejisi” dedikleri kirli bir oyun bu. Soğuk savaşta Sağ-sol çatışması da böyleydi. Ülkü ocaklarını tarayan silah da, sol kahveleri tarayan silah da aynı nasıl bilirsiniz.? Siz dışarıdan...
Hava çok kararsız. Güneş yüzünü bir gizleyip bir gösteriyor. Bulutların dansı ise görülmeye değer bir gösteriyi andırıyor. Bu dansa arada bir sığırcık kuşlarının da eşlik ettiği görülüyor. İnsanların hep bir şeyleri yetiştirme telaşı var. Kendi içinde gizli bir düzene sahip bir kargaşa var sanki. Gün yoruluyor. Adım adım geceye yaklaşılıyor....
Mekke döneminde inen “İhlâs Sûresi”, iniş sırasına göre 22, Kur’ân’daki resmî diziliş sırasına göre ise 112. sûredir ve 4 âyetten meydana gelmiştir. Sûreye, “samimi olmak, içten bağlanmak” anlamında “İhlâs” adı verilmiştir. Böyle bir seçim şu anlama da gelmektedir. Demek ki; Allah’ın bizden istediği ve kulluğun/tevhidin özü olan “İhlâs”, bu sûrenin...
Soruyorlar: Mehmetçik Gazze’ye gidecek mi? Niye gitsinler ki, gerek kalmadı. Abbas’ın uşakları o konuda gerekeni yapar. Bize gerek yok yani. İsrail’in. maşa varken elini ateşe uzatmasına gerek kalmayacak. Gitsek ne olacak, Mehmetçik namlusunu kimi yönlendirecek, İsrail’e mi, Gazzeli’lere mi? Tekrar söylüyorum. Bu planda ne Hamas var ve ne de İzzeddin...
Dün yoksul ve muhtaç iken, bugün sınıf atlamış olanlara beylik laf gibi gelebilir ama cihadı terkedenlerin uğrayacağı akibet zillet içinde yaşamaktır. Bazı selefi örgütlerin yanlış ve gayrı İslami eylemleri bu yüce kavramı kirletmiş olsa bile, her zaman doğru ve sahih olanını hatırlatacak, yaşatacak Allah’ın kulları olacaktır. Refah ve konforunun, milli/ulusal...
Osmanlı Devleti, tarih sahnesinde yalnızca askerî ya da siyasî bir güç değil; ilimle hikmeti, akılla kalbi, maddeyle manayı bir arada yaşatabilmiş İslam medeniyetinin son büyük temsilcisiydi. Zira Osmanlı, varlığını yalnızca toprağa değil, tevhid nizamına, yalnızca güce değil, adalet ahlâkına yaslamıştı. Bu medeniyetin iki kutlu sütunu vardı: Şeriatın aklını temsil eden...
İblîs’in isyanıyla başlayan o kadim sahnede (el-A‘râf 7/18), Allah’ın “hor ve kovulmuş olarak çık” buyruğu yankılanırken aslında yeni bir çağrının da kapısı aralanır: “Ey Âdem, sen ve eşin cennete yerleş(in).” (el-A‘râf 7/19). Bu iki ayet, varlık sahnesinde artık insanın sorumluluk aldığı ilk ana işaret eder. İtaatin değeri, sınır bilinciyle ölçülür;...
Gazze’de iki yıldır süren katliam ve soykırım, katil siyonistler ve hamisi küresel emperyalist ABD, Gazze’nin mücahitlerinin yenemeyeceğini anlayınca, ortaya barış veya ateşkes adı altında, kendilerince ve kendileri için başka bir yola revan oldular. Adı barış ya da ateşkes olsun. Silahların susması elbette iyi oldu. Lakin kesinlikle yeterli değildir. Elbette Gazze’de,...
Bu konuyu daha önce yazmıştım. TBMM çatısı altında yüksek sesle salât getirilmesi üzerine yeniden ele alıp gözden geçirdim, ama yayınlamadım. Yazarımız Musab Seyithan’ın 14 Ekim 2025 yazısında konuya dolaylı olarak değinmesi üzerine, kültürümüze katkı vermesi ve Peygamberimize manen yaklaşıma vesile olması ümidiyle yayınlıyorum. ***
Acaba her şey eşofmanın yaygınlaşmasıyla mı başladı, diye düşünüyorum bazen. Gençlerin bu fazla rahatına düşkün, fazla umursamaz hallerini gördüğümde insan ister istemez geriye bakıyor… Bugünün ebeveynlerinin çoğu, benim gibi kolalı yakayla eğitime başlayan bir nesil. Hepimiz hatırlarız; başımızı fazla oynattığımızda boğazımızı kesen o yakanın acısını. Hal böyle olunca, okullardaki forma...
Pazartesi Mısır’da uluslar arası bir toplantı yapılacak, ABD ve Türkiye ile birlikte irili ufaklı yirmiye yakın ülke katılacaktır. Sorun, İsrail saldırılarının tamamen durdurulması, dur durak bilmeyen şiddetinin sona ermesi, Filistin halkının gürültüsüz, acısız, bombasız günler yaşayacağı vakte erişmesi olarak kayda geçirilmelidir. Anlaşmaya dair elimizde birden fazla değişime uğramış bir metin...
Bu ümmet ne çekmişse ifrat ve tefritçilerden çekmiştir. Birileri dinde olanı yok sayarken, diğerleri de, dinde olmayanı dine ilave etmiştir. Yani birisi dine zam yaparken, öteki de dinde iskonto yapmıştır. Birisi geçmişi sorgulamadan körü körüne toptan kabul edip günümüze taşırken, öbürü toptan reddederek geleceğini, “reddi miras” üzere şekillendirmeye çalışmaktadır. Abdülaziz...
Ne çok acı, ne kanlı gözyaşı ve kulakları sağır eden o sessiz çığlık; hepsi de GAZZE’den… Aklın yenildiği, vicdanın sustuğu, şiddetin kudurduğu yer; mutlaka GAZZE… Giden varamıyor, çıkan gelemiyor, neresi o muamma/bilinmez bilmece? Şüphesiz GAZZE… İnsan mezbahası, çocuk ölüm arenası ve soykırım laboratuvarı; şimdi bildim GAZZE… Herkes ama tüm dünya...
Kur’an-ı Kerim, görev ve sorumluluk yükler, insan ve toplumsal hayatla ilgili hükümler vaz’ederken, gerçekçi davranır. Bazı hüküm veya talepleri salt ideal gibi görünse de, yüce Allah kimseye “gücünün üstünde yük yüklemez” (2/Bakara, 286). Hükümlerin tamamı ideal politiğe götüren reel politiktir yani somut gerçekleri, olay ve olguları göz önünde bulundurmuştur. Sahih...
Dünyayı, büyük ölçüde ilgilendiren konuların başında suç ve suçluluk gelmektedir. İnsanlık, belki de tarihinde en fazla suç olayı ile karşı karşıya kalmayı, modern ve seküler dönemde gördü. Dolayısıyla, insanın modernleşmesi; bir manada suçu daha yoğun bir hale getirmektedir. Çünkü modern olmak, hiçbir ahlaki ve sosyal kural tanımamaktır. Suç ve İnsan:...