Üçüncü Senesine giren ‘Gazze katliamı’, büyük bir ‘soykırım’ örneği olarak tarihe kaydedildi. Ateşkesin konuşulduğu bu günlerde bile ‘katliama’ ara vermeyen İsrail yöneticilerinin insanlık tarihi açısından ‘en büyük soykırım ve katil’ olarak yazılmaları ise mukadderdir. Bütünüyle Siyonist Yahudi olarak dünya insanlığı önünde zelil ve rezil bir şekilde gereken cevabı alacakları günlerde...
Bildiğiniz gibi, dünyaya barış getireceği vaadiyle göreve gelen ABD’nin sabah başka akşam başka kaçık başkanı Trump, geçtiğimiz günlerde katil Netanyahu ile dördüncü kez görüşmesinin sonunda 21 maddelik bir barış(!) planı yayınladı ve bunu Netanyahu’nun kabul ettiğini, Hamas’ın da kabul etmesi halinde Gazze’ye barış geleceğini ilan etti. Baştan şunu belirtelim ki...
Takva deyince zühd, takvalı deyince de zahid insan bilinirdi. Yani çok namaz kılan, çok oruç tutan, çok Kur’an okuyan, çok dindar görünen insan olarak tasavvur ederdik. Oysa bu ibadetler kulluk sorumluluğumuzun sadece bireysel alanını ilgilendiren bir bölümüydü. Halbuki bu ibadetleri yapmış olmamıza rağmen Rabbimiz, müttaki oldunuz, takvaya erdiniz demiyor. Bilakis...
Hamas, İslamcı bir örgüt, diğer İslamcılar gibi (aralarında görüş ve meşreb farklılığına rağmen İran, Afganistan, Lübnan, Yemen, Mısır, Tunus vd.) Allah’ın izniyle İsrail’i rezil rüsvay etti. İsrail, sadece güç yetiremediği Hamas’a karşılık çocuk, kadın, yaşlı insan öldürdü, yerleşim birimlerini enkaza çevirdi, bir halkı aç ve susuz bıraktı. Çoğu insan en...
Filistin’de yaklaşık 80 yıldır, bir ölüm-kalım mücadelesi sürüyor. İngiliz ve bazı Batı ülkelerinin, İslam’a karşı ortaya koyduğu politika ile, İsrail devleti; Müslüman Filistin toprakları üzerinde zorla ve hukuksuz bir şekilde kurdurulmuş, kurdurulmakla kalınmamış, Yahudi toplumu silahlandırılarak, tarihin en büyük katliam ve zoraki göçlerinden biri başlatılmıştı. Filistin Meselesi: Bitmeyen bir Çile:...
İNSANIN KENDİNİ TANIMA YOLCULUĞU Antik Çağ filozoflarından Lao Tzu’ya, Gazzâlî’den Yunus Emre’ye varıncaya kadar bilge kişilerin dillendirdikleri bir gerçek var: “Kendini bil” sözü. Bu söz bir Antik Yunan vecizesiymiş. Delphi’deki Apollon Tapınağı’nın girişinde altın harflerle yazılıymış. Sokrates, “Kendini tanı, o zaman başkalarını ve evreni de tanıyacaksın” der, Platon ise, “Kendini...
Tarih, aslında insanlığın vicdan atlasıdır; her bir sayfası milletlerin imtihanlarını, direnişlerini ve destanlarını nakşeder. Çanakkale, bu atlasın en parlak sayfalarından biridir. Çünkü orada imanla yoğrulmuş cesaret, sabırla bilenmiş azim, yokluklar içinde gökleri titreten bir diriliş nidasına dönüşmüştür. Çanakkale, yalnızca bir harp meydanı değil; akılla kalbin, dua ile emeğin, secdeyle süngünün...
Mirat haber sitemiz, vakfımız ARDEV’in malıdır ve vakfımız genel merkezinde faaliyet göstermektedir. Mirat haberimiz kısmen büyüdü, ziyaretçileri de artmaya başladı. Şu yakın tarihte vakfımızı bir iktisatçımızla birlikte Ülkemiz çapında tanınıp İslamî kimliği ile bilinen bir yazar sosyoloğumuz ziyaret etti. İFTİRA VE YERME Sohbetçimiz sırasında iktisatçımız, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın edindiği gayrı meşru...
Resul-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz bir gün Muaz b. Cebel’in elini tutarak ona, “Ey Muaz! Ben seni seviyorum” dedi. Muaz da “Ben de seni seviyorum, ey Allah’ın Resulü!” diye karşılık verdi. Bunun ardından Hz. Peygamberimiz (s.a.v.) ona şu tavsiyede bulundu: “Ey Muaz! Sana her namazın ardından şu duayı söylemeyi terk...
Din, insanlık tarihi boyunca bireyin varoluşsal anlam arayışlarının en güçlü kaynaklarından biri olmuştur. Ne var ki modernleşme, sekülerleşme ve küreselleşme, insanın din ile kurduğu bu ilişkiyi bozarak karmaşık bir hâle getirmiş; dolayısıyla bir yandan dinî inançtan uzaklaştırmayı, artan bireyselleşme ve rasyonalist söylemlerle meşrulaştırırken; diğer yandan da dine dönüşün, kimlik arayışlarının...
Her gecenin bir sabahı, her çıkışın bir inişi vardır. Ve bu oluş içinde Allah (cc) bizi kimi zaman artırarak ve kimi zaman eksilterek imtihan edecektir. Servet ve iktidarı ülkeler ve halklar arasında evirip çevirecektir. Karanlık gecelerden kurtulmak için duadan önce tevbe istiğfar gerekli, ben nerede yanlış yaptım diye sormamız gerek....
Yeni haber şöyle: “Hükümetten nüfus hamlesi… Anneye yarım yıl izin Azalan doğum oranlarını arttırmak için hükümet, memur izinlerinde düzenleme yapıyor. Buna göre kadın memurlara artık çoğul gebelik durumunda doğumdan önce 10, sonra 16 hafta olmak üzere 26 hafta izin verilecek. Tekil gebelikte ise bu süre düşecek.” CUMHURBAŞKANIMIZ DOĞRU POLİTİKALAR YANLIŞ...
Nereden başlayalım dostum? Hangi eksikliğimizi öne çıkaralım? Tembellik ve duyarsızlığımızı içine alabilecek bir kılıf bulmak mümkün mü? Soruları arttırmak; eylemsizliğimizi sona erdirecek bir kıvılcıma dönüşür mü? Sorulara vereceğimiz cevaplar, maalesef vicdanımızı rahatlatacak türden değil. Mazeret uydurma profesörü olmuş bir topluluktan söz ediyoruz. Kurulan cümlelerin ikinci kısmı ‘ama ile başlıyor genellikle....
Haşr Sûresi’nin 23. âyeti de tıpkı 22. âyetin başlangıcında olduğu gibi “Huvallâhullezî lâ ilâhe illâ huve” yâni “O Allah ki; O’ndan başka ilâh yoktur” ifâdesiyle başlamaktadır. Bizler Allah’ı bu âlemi yarattıktan sonra kendi köşesine/tahtına çekilmiş bir varlık gibi algılamanın yanılgısı içerisindeyiz. Hâlbuki Allah, oluşun içerisindedir veyâ başka bir ifâde ile...
Size bugün yakın bir gelecekten, “İlahi Gazab” haberinden, bütün kişi, topluluk, ülke ve devletlerin halklarına yönelik bir tehditten söz edeceğim, ki bunun hiçbir istisnası yoktur. Allah (cc) “Muntakim”dir. Hiç kimsenin ah’ı yerde kalmayacak. Hem de zerre-i misgal iyilik ve kötülük yapan herkesin yaptıklarının karşılığı kendilerine hak edişleri ile eksiksiz, iyilikleri sabır ve mücadeleleri ile...
Her ne kadar haksız yere liderleri Raşid el Gannuşi hapiste ise de Tunus siyasetinin ana aktörlerinden ve belki de gelecekte Ortadoğu’nun siyasi geleceğini belirleyecek faktörlerden biri Nahda’nın siyaset yaklaşımı ve modelidir. Bu bir yönüyle harici gelişmelere bağlı olduğu kadar, Nahda’nın alacağı tutuma da bağlıdır. Ortadoğu’da izleyebildiğim, Tunus’ta gözleyebildiğim kadarıyla Türkiye...
Kur’an’ın derinliklerinde İblîs’in inatla hakikatten kaçışına dair ibretli tablolar vardır. Bu bağlamda Sâd sûresinin 82. ayetindeki ifadesinden farklı olarak İblîs, A`râf 7/16 ayetinde sapıklığını Allah’a yükleyerek suçu dışsallaştırmaktadır. Buradaki “suçu dışsallaştırma”, kişinin kendi yanlışını kabullenmeyip sorumluluğu dışsal bir güce yüklemesi; “inat psikolojisi” ise hakikati bilmesine rağmen onu reddetme ısrarıdır. Bu...
İnsanın iç dünyası, adeta bir savaş meydanı gibidir; burada iman, takvâ, nefis ve günah arasında bitmek bilmeyen bir mücadele yaşanır. Nasıl ki bedende dolaşan kan hücreleri besler ya da zehirlerse; kalpte dolaşan duygular, düşünceler ve ameller de ruhu ya diriltir ya da yavaş yavaş öldürür. Günah, bu manevî kalbin damarlarına...