islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,0196
EURO
52,7555
ALTIN
6.777,78
BIST
14.409,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
21°C
İstanbul
21°C
Açık
Pazartesi Açık
16°C
Salı Parçalı Bulutlu
16°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
18°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
16°C

GAZZE KATLİAMINDA KİM KAZANDI, KİM KAYBETTİ

GAZZE KATLİAMINDA KİM KAZANDI, KİM KAYBETTİ
06/10/2025 09:00
A+
A-

Filistin’de yaklaşık 80 yıldır, bir ölüm-kalım mücadelesi sürüyor. İngiliz ve  bazı Batı ülkelerinin, İslam’a karşı ortaya koyduğu politika ile, İsrail devleti; Müslüman Filistin toprakları üzerinde zorla ve hukuksuz bir şekilde kurdurulmuş, kurdurulmakla kalınmamış, Yahudi toplumu silahlandırılarak, tarihin en büyük katliam ve zoraki göçlerinden biri başlatılmıştı.

Filistin Meselesi: Bitmeyen bir Çile:

Dünya tarihinde bir toplumun, başka bir toplum tarafından sömürü ve baskısına yönelik çeşitli örnekler vardır. Fakat Filistin gibi, topraklarından zorla sürülen, hayat hakkı tanınmayan ve keyfi bir şekilde taciz edilen ve hatta öldürülen bir toplum örneği yoktur. Bu durum, Yahudi taassubu ve vahşetinin, ahlak ve hukuk tanımaz, sapık ve sadist karakterinden kaynaklanmaktadır.  Kur’an’da Yahudi kavminin, kendilerine insanlığı ve ahlakı öğreten Peygamberlerini bile öldüren “şer’li bir kavim” olduğundan bahsedilir ve onların sınır tanımaz bir toplum olduğuna işaret edilir. Bu ilahi değerlendirme, onların bugünkü insafsız, ruhsuz ve lanetlenmiş halinin bir fotoğrafıdır.

Filistin Müslümanları, tarihin eşine rastlamadığı bu zulüm ve soykırıma karşı, imanlarını koruyan ve kimliklerinden vazgeçmeyen bir mücadeleyi yüz yıla yakın bir zamandır sürdürmekte ve her türlü baskı, sindirme, aşağılama ve katliamlara kahramanca karşı durmaktadırlar. Yaklaşık iki seneyi aşkın bir zamandır da, her türlü açlık, meskensiz, gıdasız ve ilaçsız bir şekilde bombalar altında” kitlesel imha” ile karşı karşıya kalarak, inanç ve kimliklerini koruma mücadelesi vererek, insanüstü bir gayreti ortaya koymuşlardır. Bu halleriyle, ilahi ve toplumsal manada önemli bir kazanç içine girmişlerdir.

Peki, Filistin’deki kardeşlerinin bu tahammül edilmez baskı, işkence ve katliamlarına karşı diğer Müslümanlar ne yapmıştır? Sadece üzülmek, konuşmak ve belli ölçüde de maddi yardımlar yapmak!.. Sonuç olarak, Filistin’deki Müslümanlar ve özellikle Gazze bölgesindeki insanlara karşı, onları koruyucu ve kollayıcı bir çalışma yapıldığından bahsetmek çok zordur.

Filistin’e Karşı Sorumluluklarımız:

Bu çerçevede halkın ve devletlerin sorumlulukları gibi, iki ayrı sorumluluk boyutu olduğunu söylemek zorundayız.  Halkın sorumluluklarının başında, Filistin’li kardeşlerinin yaşadığı zorluk ve mücadeleye ortak olmak, ilk sorumluluktur. Bu durum, Filistin’li Müslümanların acılarını derinden hissetmek. Onların mahrumiyetlerine ortak olmak ve onların yaşadığı acıları unutmadan, keyfi ve rahat bir hayatı kendimize yasaklamak.. Çünkü, bir Hadiste ; “bir Müslüman açlıktan ölürse, diğer Müslümanların onun vebalini taşıyacağı ve ondan sorumlu olacağı”ndan bahsedilmektedir. Bu durumda, Müslüman olan herkes, Filistin’de ölenlerden, onların açlıklarından ve hastalıklarından dolayı sorumludurlar. Bu sorumluluk, Müslüman toplumların bir “ümmet” olmalarından dolayıdır. Çünkü İslam, aynı inancı benimseyenlerin, ülke, dil veya ırk dikkate alınmaksızın bir kardeşlik hukuku içinde olduklarını söylemektedir. Özellikle, İsrail ve onu destekleyen devletlerin mallarını boykot etme konusunda, ne yazık ki, ciddi bir birliktelik oluşamamış ve İsrail’i destekleyen firmaların ürün ve mamulleri, hala Müslüman kitleler tarafından  kullanılmaktadır. Halbuki boykot, zalim devlet ve firmaların zulmünü durduracak en büyük iktisadi engel olmaktadır.

Müslüman toplumların yöneticileri de, aynı şekilde, Müslüman bir topluma yönelik baskı, zulüm ve katliamlardan tamamen sorumludurlar ve onlara yardım etmek ve onlara yönelik baskı ve zulümleri üzerlerinden kaldırmak zorundadırlar. Müslüman toplumlar da, yöneticilerini bu konuda ikaz etmek ve onları böyle bir göreve yöneltmek durumundadırlar. Bu konu da, ciddi bir duyarlılık oluşmamaktadır.

Kur’an ve Hadis ile İslamın  toplumsal karar merkezi olan Fıkıh kaynaklarından edindiğimiz bilgi, Müslümanların bugün Filistin meselesi  konusunda görevlerini tam olarak yerine getiremediğini ve Gazze meselesinde manevi kayıplar içinde olduğumuzu ortaya koymakta  ve büyük bir vebalin altına girdiğimizi göstermektedir.

Özellikle Müslüman toplumların hükümetleri, yıllardır başta Gazze olmak üzere, çeşitli coğrafyalardaki zulüm ve baskılar karşısında, Birleşmiş Milletler gibi, sadece Büyük devletlerin çıkarları için çalışan bir kuruluştan ümit ve anlayış bekleyerek, kendi görevlerini yapmamış olmaları, çok büyük bir hata ve acizliktir. Asırlardır, başka toplumlara her türlü zulümleri yapmış Batılı ve Doğulu emperyalistlerden samimiyet ve adalet beklemek de, akıl dışı bir tutumdur. Ve bu  akıl almaz tutumu gösteren idareci ve kurumlar, böyle bir acziyet ve hata içinde olmalarının sorumluluğundan kurtulamayacaklardır.

Prof. Dr. Sami Şener

İSLAMİ HABER “MİRAT”  -YOUTUBE- 

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

 

 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.