islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,2207
EURO
50,5377
ALTIN
7.136,03
BIST
13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
12°C
Salı Az Bulutlu
12°C
Çarşamba Çok Bulutlu
10°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
10°C

TASÂDÜF YOK, TEVÂFUK VAR

TASÂDÜF YOK, TEVÂFUK VAR
17/08/2025 08:30
A+
A-

Gökyüzüne bak! NASA’nın 2023 verilerine göre Samanyolu Galaksisi’nde en az 100 milyar yıldız var; her biri, kendi kütle çekim dengesi içinde dönüyor. Güneş, galaksimizin merkezinde saatte 828.000 km hızla yol alıyor ve bu dönüş, 230 milyon yılda bir tamamlanıyor. Kur’ân’ın “Ne güneş aya yetişebilir, ne gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzüp gider” (Yâsîn, 40) buyruğu, bu hassas astronomik dengeyi asırlar öncesinden haber vermiştir. Bir saniyelik sapma, milyonlarca kilometrelik kaos demektir; fakat kainatta böylesi bir sapma olmaz.

Bu kozmik dengeden yere, toprağa döndüğümüzde karşımıza başka bir mucize çıkar: yaprak. Bir yaprak, yalnızca sıradan yeşil bir doku değil; içinde bir enerji laboratuvarı gizleyen, hayat zincirinin sessiz işçisi, ekosistemin dili ve Rahmân’ın rahmetini soluyan bir ayettir. Her santimetrekarede yaklaşık 500.000 kloroplast barındıran bir enerji fabrikasıdır. Fotosentez sırasında bitki, Güneş’ten gelen fotonları yakalar, karbondioksit ve suyu şekere çevirir, atmosfere oksijen bırakır. 2022’de yapılan bir araştırmaya göre, dünya ormanları her yıl yaklaşık 2,6 milyar ton karbondioksiti emer; bu, iklim krizine karşı ilâhî bir denge unsurudur. Her yaprak, “Rahmân’ın rahmetini soluyun” diyen sessiz bir ayettir.

Yaprağın bu nefesi gibi, dağlar da yeryüzünün nefesini tutar. Dağlar, yer kabuğunu sabitleyen dev çivilerdir. Jeodinamik çalışmalar, dağların tektonik levhaların çarpışmasıyla oluştuğunu ve köklerinin yer kabuğuna kilometrelerce uzandığını gösteriyor. Kur’ân’da “Biz dağları yeryüzüne kazıklar yaptık” (en-Nebe, 7) ifadesi, bu jeolojik gerçeğe asırlar önce işaret etmiştir. Ayrıca dağlar, kar ve buz rezervleri sayesinde dünya tatlı su kaynaklarının yaklaşık %70’ini besler.

Ve gökten inen rahmet… Yağmurun damlaları, 0,5 ile 6 mm çapındadır. Daha büyük damlalar, havada parçalanır; daha küçükler ise yere ulaşmadan buharlaşır. Bu ölçü, yüzey gerilimi ve yerçekimi yasalarının hassas dengesiyle belirlenir. Kur’ân’ın “Gökten ölçülü olarak su indiren de O’dur.” (ez-Zuhruf, 11) buyruğu, bugün meteorolojinin “damlacık oluşumu” dediği gerçeğin ilâhî ifadesidir.

Yağmurun özü suya bağlanır. Su molekülü (H₂O), evrendeki en basit görünümlü ama en sıradışı bileşiktir. Hidrojen bağları, suya yüksek ısı kapasitesi, yüzey gerilimi ve çözme gücü kazandırır. Bu özellikler, canlı yaşamının sürmesi için olmazsa olmazdır. Her yağmur damlası, topraktaki mineralleri çözer, köklere taşır; böylece bitkiler beslenir, hayvanlar ve insanlar o besinden nasiplenir.

İnsana gelince… İnsan vücudu yaklaşık 37,2 trilyon hücreden oluşur. Çekirdeğe sahip her hücre, yaklaşık 3,2 milyar DNA baz çifti taşır; bu da 1,5–3 GB’lık dijital veri karşılığıdır. Bu DNA dizilimi, yaşamın yazılım kodu gibidir; ilk hücreden son nefese kadar büyük oranda sabit kalır. Kur’ân’ın ‘(Allah) Sizi bir damla sudan yarattı’ (en-Nahl, 4) buyruğu, modern genetik biliminin en sade özeti gibidir.

İnsandan bütün ekosisteme açıldığımızda, yine aynı ilâhî dengeyle karşılaşırız. Ekosistemler, birbirine bağlı milyarlarca canlı türünden oluşur. 2021 FAO raporuna göre, polen taşıyan arılar olmadan dünya bitki türlerinin %75’i yok olurdu. Bu zincir, yağmurdan toprağa, bitkiden insana kadar kesintisiz bir hayat ağıdır. Kur’ân “Yeryüzünde dengeyi kurdu” (Rahman, 7) derken, işte bu ekolojik ahenge işaret eder.

Yâni, modern ilimler bize, kâinattaki düzenin matematiğini, kimyasını, biyolojisini, fiziğini anlatır. Kur’an ise bize bu düzenin sahibini gösterir. Akıl, düzenin nasıl işlediğini öğrenir; kalp, o düzenin önünde secde eder. Tesadüf, bilmeyenin sözüdür; tevafuk, hem bilenin hem iman edenin dilidir.

Ey dost! Bil ki bu dünya, kaosun hüküm sürdüğü başıboş bir âlem değil; her zerresine iradenin ve kudretin damgası vurulmuş hikmetle kurulmuş bir sistemdir. Her şey, görünmeyen bir Yazar’ın elinden çıkma bir kitaptır. Güneş, o kitabın altın başlığıdır; ay, gecelere çekilmiş gümüş bir mühür; yıldızlar, gök kubbenin satenine işlenmiş inci taneleri… Her yaprak, her damla, her nefes; kudretin titiz kalemiyle işlenmiş bir cümledir. Bu kitabın sayfaları kâğıt değil, mürekkebi yok; her harfi, “Ol” emrinin yankısından doğmuştur. Ve unutma ki, “O her an yaratma hâlindedir” (er-Rahmân, 29).

Ve o kitap, yalnızca gözle okunmaz; kalbin de görmesi gerekir. Çünkü kâinat, Allah’ın isim ve sıfatlarının tecellî ettiği bir aynadır. Gökteki gezegenler, dev bir saatin çarkları gibi kusursuz bir uyumla döner; ne bir an önce, ne bir an sonra…

Tesadüf, gafletin sözcüğüdür; tevafuk, hakikatin dili. Kör göz tesadüf der; gören gönül, her şeyde Sahibinin imzasını okur. Tesadüf, insanı belirsizliğe sürükler; tevafuk, düzenin şahitliğine çağırır. Çünkü “Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık” (el-Kamer, 49) buyurulmuştur. Bir yaprağın damarındaki ince simetri, gökyüzünün yıldız haritasındaki ahenkten geri değildir. Yağmur damlası, Rahman’ın rahmet mürekkebinden dökülmüş bir cümle gibidir; toprağın dudaklarına değdiğinde, susuzluğu gidermekten öte bir anlam taşır.

Fakat kâinat, yalnızca aklın kitabı değildir; aşkın da divânıdır. Gül rengini sevgiliden alır; bülbül sesini aşkın ezgisinden. Yağmur, rahmet şarabı olur; toprağın bağrına damlar. Her gül, mâşukun yanağından alınmış bir renk; her bülbül, aşkın sırlarını dillendiren bir derviş; her çiçek bir ayet, her damla bir kelamdır.

İlim seni Yaratan’a götürmüyorsa, yarım kalmıştır. Akıl düzeni görür; kalp o düzene secde eder. Marifet, akılla bilmek, gözle görmek, kulakla duymak, kalple teslim olmaktır. Akıl, varlığın başlangıcını kanıtlar; kalp, hayretle secdeye kapanır. Aklî ilimler ölçüyü, naklî ilimler gayeyi gösterir. Biri seni ikna eder; diğeri seni huzura götürür. Ve “Her nereye dönerseniz, Allah’ın vechi oradadır” (el-Bakara, 115) sözü, varlığın her köşesinde yankılanır.

Her şey O’ndan gelir, O’na döner. Nereye bakarsan bak, orada O’nun cemâlini görürsün. Tevafuku gör, tesadüfü unut. Ey hakikat yolcusu! Senin bedenin, kudret tezgâhında dokunmuş bir elbisedir; ruhun, el-Hayy’ın nefesidir. Tesadüf yoktur; tevafuk vardır. Ve tevafuk, insanı Rabbine bağlayan ince bir iptir. O ipe tutunan, hem dünyada hem ahirette huzura erer.

Kadir Bekil

İSLAMİ HABER “MİRAT”  -YOUTUBE- 

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar
  1. Eren zengi dedi ki:

    Görmek anlamak istemeyenlere Ay ikiye bölünse bile nafile hocam Rabbım bizleri ipine sıkı sıkı tutup cennete kavuşanlardan eylesin inşaAllah…