islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,0645
EURO
52,9777
ALTIN
6.652,97
BIST
14.329,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
18°C
Perşembe Çok Bulutlu
16°C
Cuma Hafif Yağmurlu
11°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
14°C

TASAVVUFA BAKIŞIM

TASAVVUFA BAKIŞIM
A+
A-

Mirat haber kadrosuna dahil olan Nejdet  Demirel kardeşimiz  sohbetimiz sırasında dışarıda bazı kesimlerce tasavvuf karşıtı olarak algılandığımı söyledi. Kur’ân ve Sünnet’te yer almayan bir kavramla ifade edilen bir disiplinle ilişkili olamayacağımız açık ise de, Kur’ân ile irtibatlandırılabilecek bir kültürel yapıyla sorunumuz olamayacağı açıktır. Bu konudaki görüşlerimizi kısmen yayınladığımız hatıratımızdan bir alıntı eşliğinde  özetleyelim.

[ 5 Temmuz 2019 da emekliye ayrılacak İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz kardeşimiz için hazırlanmakta olan programın çekiminde duygularımı açıklamak için İstanbul Müftülüğüne gitmiştim. Hasan Kâmil Bey kardeşimizin yanında müşterek bir dostumuz vardı. Siyasete de girmiş ünlü bir akademisyen olan bu kardeşimiz konuşmamız sırasında doğruluğuna inanarak şöyle bir menkıbe nakletti:

KABUL EDEMEYECEĞİM TASAVVUFİ YAKLAŞIM

a. Son dönem mutasavvıflarından Küçük Hüseyin Efendi 100 kadar yetim talebenin bakımı ve yetiştirilmesini üstlenmişti.

Ölüm döşeğine düşünce yetimler, ‘bizim halimiz nice olur’ deyip kendisine uzun ömürler vermesi için Allah’a dua etmeye başlamışlar. Yetimlerin duaları ölüm döşeğindeki Küçük Hüseyin Efendiye malum olmuş ve bir müridi aracılığıyla yetimlere haber salıp şöyle demiş:

– Duayı bıraksınlar. Ölüm meleği geldi, bekliyor, onların duaları sebebiyle de vazifesini yapamıyor.

KUR’ÂN VE SÜNNET İLE NASIL BAĞDAŞTIRALIM

Eceli gelen insanların ölümünün tehir edilmeyeceğini” açıklayan Münafikun sûresinin 11. âyeti ve benzerleri ile çelişen böylesi menkıbelere dayalı adına tasavvuf denilen bir anlayış nasıl  benimsenebilir?

b. Ülkemizin en ünlü şeyhlerinden biri olan merhum filancının yayınlanan sohbetinde “en güzel namazı Allah’ın kıldığını” söyleyen yaklaşımını nereye oturtalım? Tasavvuf adına kabul mü edelim?

Namaz bir ibadettir. Yalnızca Allah’a yapılır. Allah kime ibadet ediyor? Bu nasıl tevil edilebilir?

Bunun gibi onlarca örnek verilebilir.

c. Rüyamda kendisiyle derin bir muhabbetle kucaklaştığım merhum alim bilge kişiye intisabım oldu.

Gençlik yıllarımda birlikte yaptığımız hatm-i hâcelerimizden yararlandım. Ezkâra devamın bereketlerini yaşadım. Kur’ân bilgisiyle donanımlanınca tasavvuf adına anlatılanların önemli bir kısmının İslam olmadığını, İslam adına bağlayıcılığı bulunmadığını, kabule bağlı bir kültürün nakli olduğunu gördüm.

TEZKİYE GÖREVİNE VE YARARLANMAYA EVET

Rabbimizin Aziz Peygamberimize yüklediği Kur’an’ı okuma, onu ve anlamını öğretme, tebliğ etme ve uygulama görevleri yanı sıra bir görev de Tezkiye/rûhen temizleme ve olgunlaştırmadır. Görelim:

“Gerçekten Allah, müminlere büyük bir lütufta bulundu. Zira onlara kendi içlerinden öyle bir peygamber gönderdi ki, onlara Allah’ın âyetlerini okuyor, onları TEZKİYE ediyor; günah ve şirk kirlerinden arındırıyor ve onlara Kitabı ve Kitaptaki hükümleri pratik hayata uygulama bilgisi olan hikmeti öğretiyor.
Oysa onlar, bundan önce apaçık bir sapkınlık ve dalâlet içinde idiler.”

(Al-i İmran 164. Ayrıca bak. Bakara 151; Cumua 1; Maide 49, 67)

Bu Tezkiye görevi, kişi ile terbiye amacıyla yakın temasla doğrudan ilişki kurmayı  ve kişi üzerinde  yoğunlaşmayı gerektirir.

Bu görevin üstlenilmesi gereğine inanırım. Üstlenecek alimlerin Kur’ân ve Sünnet çizgisinde yapacakları tebliğ ve terbiye çalışmalarının gereğine ve bu gibi insanların sohbetlerine katılımla yararlanılması lüzumuna da inanırım. Bütün ömrümüzce de bunu yaptık, yapılması gereği de ortadadır.

Kur’ân’ın ve Sünnet’in buyrukları gereği Allah’ın çokça zikredilmesi, farzların dışındaki salih/güzel amellerin ruhen geliştiriciliği ve Allah’a yaklaştırıcılığını da kabul ederim.

KERAMETLERE DE İNANIRIM

İhlasla ezkâra, İslamî  amellere ve  deizme dayalı laik kültür ve egemenlikle mücadeleye devamın  salih rüyalar ve açık teyid-i ilahi türü bazı kerametlere vesile olacağını  -kısmen yaşamış olmakla da- bilir ve inanırım.

TASAVVUF KUR’ÂN VE SÜNNET İSE…

Yaşadığımız dönemin rağbet gören bir şeyhi,Tasavvuf adına  İslam Şeriati’ne aykırı olan söylemleri işitmiş ve yapılan işler görmüş olacak ki açık ve seçik olarak “Tasavvuf Kur’ân ve Sünnet’tir,” der. Biz de zaten böyle olması gerektiğini söylüyoruz.

Eğer Tasavvuf Kur’ân ve Sünnet’ten ibaretse, onu Kur’âni bir kavram olan yani Tezkiyetül- Enfüs ile ifade edelim ki gereksiz ayrılıklara düşmeyelim.

Sözün özü Kur’ân ve Sünnet hükümleri baş üzeredir. Gayrısından beriyim.]

Ali Rıza Demircan

GÜZEL KUL OLMA MÜCADELEM sf.305…

İSLAMİ HABER  ‘MİRAT’  -YOUTUBE- 

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.