Makale

TİMSAH YEMİ ÇOCUKLAR

Tarihin bazı sayfaları yalnızca okunmaz; hissedilir, utanılır. Çünkü bazı olaylar yalnızca geçmişin karanlıklarında yaşanmaz, bugünün gölgesine de sinsice sızar. İşte o karanlık hikâyelerden biri, 20. yüzyıl başlarında Amerika’nın güney eyaletlerinde yaşandı. Florida ve Louisiana’da, siyahi çocuklar timsah avlamak için yem olarak kullanıldı.

İnsanlık Dışı Bir Av Yöntemi

1900’lü yıllarda kürk ve deri modası doruktaydı. Ayı, kurt, puma ve timsah derileri lüksün sembolü olmuştu. Özellikle timsah derisi, ayakkabıdan çantaya kadar pek çok alanda rağbet görüyor, talep artıyordu. Fakat timsah avı her zaman kolay değildi. Bataklıkta yaşayan bu dev sürüngenler suyun içindeyken vurulabilirlerdi, ama onların sudan çıkarılması gerekiyordu. İşte bu noktada, insanlık aklının vicdanının değil, acımasızlığının devreye girdiği bir yöntem geliştirildi.

Avcılar, timsahları karaya çekmek için bir “yem” aramaya başladı. O dönem New York’taki bir hayvanat bahçesinde yaşanan ve gazete arşivlerinde yer alan bir olaya göre; siyahi iki çocuk, timsahların yerini değiştirmek için kullanılmış ve timsahlar çocukların olduğu yere istekle gitmişler. Bu haber, birçok avcıya hedefi gösterdi. Köleliğin hâlâ etkisini sürdürdüğü bölgelerde, siyahi köle ailelerden çocuklar alınarak bataklık kenarına bağlandı.

Timsah, çocuğun çığlığını ve kokusunu aldığı anda bataklıktan çıkar avcı da gizlendiği yerden ateş ederdi. Eğer timsah vurulursa çocuk kurtulur ve ailesine birkaç dolar kira ödenirdi. Ancak av zamanlaması tutmaz, timsah daha hızlı olursa timsahın derisi yem olan çocuğun ailesine “diyet” olarak verilirdi.

Bu olaylar zamanla belgelenmeye, kartpostallara yansımaya başladı. Zaman içinde bazı çevreler bu anlatılanları reddetmeye çalıştı. Ancak hem dönemin yazılı kaynakları hem de görsel belgeler bu korkunç gerçekliğin ispatı oldu.

Bugün Olan Ne?

Şimdi gelelim asıl meseleye… Bu yazıyı size sadece tarihi bir dehşeti anlatmak için kaleme almadım. Bu olaydan haberdar olmayanlara bir “bilgi” vermek değil niyetim.  Ben bu yazıyı güzel maskeler takmış eğlenceli avcılara, süslü püslü timsahlara  ve onlara yem yaptığımız çocuklarımıza dikkat çekmek için yazdım.

Hatırlıyorum, lisede bir öğretmenim vardı. Haberleri izlemediğini, çünkü artık psikolojisinin bunu kaldıramadığını söylerdi. O zamanlar çok anlayamamıştım bu sözün derinliğini. Şimdi ise aynı noktadayım. Sosyal medyaya yalnızca yazılarımı paylaşmak için giriyorum.

Çünkü bugün sosyal medya dediğimiz devasa bataklıkta çocuklar, eğlence malzemesi olarak sunuluyor. Anneler daha fazla izlenme için çocuklarının mahremiyetini ifşa ediyor. Öğretmenler, öğrencilerinin kişisel anlarını videoya alıp paylaşarak popülerlik kazanıyor. Babalar çocuklarını izlemeyi değil, ekranları izlemeyi tercih ediyor. Hatta siyasiler dahi, gençleri ve çocukları kendi politik çıkarları için sahneye sürmekten çekinmiyor. Yani sosyal medya timsahlarla dolu kocaman bir bataklık oldu. Yiyip bitiriyor ahlakımızı, mahremiyetimizi, değerlerimizi, çocuklarımızı..

Ve biz ne yapıyoruz?

Bugün çocukların duygularını, bedenlerini, sözlerini viral içeriklere dönüştürüyoruz. Onların rızasını sorgulamadan, yüzlerini dünyaya açıyoruz. En masum görünümlü videolar bile aslında, dijital dünyada onların üzerindeki hâkimiyetimizi sergiliyor. Eğlence adı altında, çocukları timsahlara sunuyoruz.

Biz “bağlamıyoruz” çocukları, ama daha kötüsünü yapıyoruz:
Rızaları olmadan kendi ellerimizle ekranın önüne itiyoruz ve bunu normalleştiriyoruz.

Hadi soralım kendimize.

Çocuklarımızı gerçekten koruyor muyuz, yoksa modern bir avın parçası mı yapıyoruz?

ŞEYMA DEMİRCAN  NAMAZCI 

İSLAMİ HABER ‘MİRAT’  -YOUTUBE- 

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

 

Recent Posts

  • Gündem

DÜNYA NEREYE GİDİYOR? “İsrail Dünyayı Nereye Sürüklüyor?”

DÜNYA NEREYE GİDİYOR? İsrail Dünyayı Nereye Sürüklüyor? Uluslararası hukuk çökerken, tepkiler neden sonuç üretmiyor? Uluslararası…

20 dakika ago
  • Gündem

Varlığın ve Bilginin Dengesi: İlahi Adaletin Ontolojik ve Epistemolojik Ölçekleri…

Varlığın ve Bilginin Dengesi: İlahi Adaletin Ontolojik ve Epistemolojik Ölçekleri… Giriş: Adaletin Çok Boyutlu Doğası……

47 dakika ago
  • Gündem

Osman Erkan: “Sosyal Aile Olun, Yalnızlık Sanal Bağımlılığı Tetikler”

Osman Erkan: “Sosyal Aile Olun, Yalnızlık Sanal Bağımlılığı Tetikler”  Çekmeköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Okul…

1 saat ago
  • Makale

KURUCU SÜNNİ İMAMLARDAN İMAM ŞAFİİ

KURUCU SÜNNİ İMAMLARDAN İMAM ŞAFİİ Gazze’de doğan İmam Şafii (h. 204/m. 820), daha çocukken babasının…

2 saat ago
  • Gündem

Mesut Özil: Uygur Türkleri Paylaşımı Sonrası Yaşadıkları

Mesut Özil: “Uygur Türkleri paylaşımı sonrası Arsenal’de her şey değişti” İngiliz ekibi Arsenal FC’den ayrılış…

3 saat ago
  • Makale

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ, SESSİZ DÖNÜŞÜM

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ, SESSİZ DÖNÜŞÜM İstanbul Sözleşmesi, resmî adıyla “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin…

3 saat ago