
TOPLU ÖLÜME/ ŞEHADETE ÇEYREK KALDI !!!
Gazze’de açlık, susuzluk ve çaresizlik beşinci seviyeye dayanmıştır ve bu son seviyedir artık. Zira bundan sonra açlık ve susuzluktan organlar iflas eder ve toplu ölümler/şehadetler başlar.
Gazzeli kardeşlerimizin ağır yükü; açlık, susuzluk, çaresizlik ve umutsuzluk… Bir torba un için kilometrelerce yol yürüyen bu insanlar artık çok yorgun, çaresiz ve de umutsuz. Üstelik ablukanın, bombaların altında her geçen gün bir lokma ekmeğe, bir yudum suya ve bir kaşık yemeğe ulaşmak daha da zorlaşıyor.
Gazze’de bütün çocuklar açlıktan ağlıyor. Ve bir çocuk aç-susuz ana kucağında ahirete uçuyor. Sekiz yaşında bir başka evlat insanlık vicdanına sesleniyor; “Her şeyden yoruldum ölüp dinlenmek istiyorum, cennette ekmeğe kavuşmayı diliyorum. Doğup da hiç yaşamadan şehid olan kardeşlerim yerine keşke ben öleydim. Zaten ben hiç çocukluğumu yaşamadımki, ne olur bırakın da çocukluğumu yaşayayım! Ama beş gündür süren bu aç karnımla mı? yok yok hepsinden vazgeçtim; bir lokma ekmek tek istediğim. Ama ne mümkün; başımızdaki zalim, açlığı silah olarak kullanıyor. Ve boyumuzdan büyük acıyı, bize, bizim sırtımıza acımadan yüklüyor. Çaresizlik içerisinde Gazzeli çocuklar ölüm nöbetinde, hem de son deminde… “
Gazzeli çocukların açlık feryadını ve yürek yakan sessiz, sessiz ölüm çığlıklarını duyan var mı ey insanlar!
Gazzelim aç, susuz ve çaresiz.
Dünya derin uykuda, ya müslümanlar? Bakar ama kördürler, duyar ama sağırdırlar, konuşur ama dilsizdirler.(Bakara,2/18) Görürler ama görmezden gelirler, duyar da duymazdan gelirler, konuşurlar da Gazze söz konusu olduğunda dilsiz şeytan kesilirler. Ne olurdu; bir hal-hatır soraydın, yahut çatkapı çıkıp geleydin! Ama yok, yok, çıt yok; yoksa öldün mü be mübarek?…
Gazze’de açlığın pençesinde, bombalar altında bir lokma ekmek, bir avuç un için ölüm kalım mücadelesi veren Gazzeli‘yi görmeyen, duymayan, el uzatmayan hissiz, duyarsız, sorumsuz, vicdansız müslüman; etliyi, sütlüyü, tatlıyı yutabiliyor musun? geçiyor mu boğazından? Bugün geçse bile yarın acı acı geyirmesi, hatta kusması çok ama çok acı olacak.
Zulüm arşa dayandığında Allah’ın yardımı mutlak mazlumla beraberdir. Ancak bu uğurda; Allah kimi kullanacak? Kimi seçecek ve kime rol verecek? Önemli olan işte budur.
22 Aydır dîn-i mübînin, ümmet-i Muhammedînin izzeti, şerefi ve ikbali için canını, cananını/evladını, malını, evini-barkını, işini, aşını feda eden yiğit Gazze’linin yanında saf tutmaz, destek olmazsak Allah’ın huzurunda nasıl hesap vereceğiz, Rasûlün yüzüne nasıl bakacağız?
Allah’ım malım ve canımla, madde ve mânâmla, ölümüm ve dirimle bizi yolunda kullan yâ Rab! kullan yâ Rab!…(En’am, 6/162) Ama yarın çok geç olabilir; hemen şimdi yeryüzündeki kulların isek; kolun olarak kullan yâ Rab!…
NURİ ÇALIŞKAN
İSLAMİ HABER “MİRAT” -YOUTUBE-
Bilal Erdoğan’dan Nüfus ve Aile Yapısı Uyarısı: "2100 Yılında 55 Milyona Düşebiliriz" İlim Yayma Vakfı…
250 YIL SONRA YENİDEN SÖMÜRGE İran'a, Gazze'ye, Yemen'e, Lübnan'a ortak operasyonlar yapan, Siyonist rejime karşı…
ÜÇ FATMA NUR’UN ÖLÜMÜ, TEK BİR GERÇEK: AİLE VE EĞİTİM SİSTEMİMİZİN ÇÖKÜŞÜ (2) 3. TOPLUM…
Gençler Arasında Sessiz Tehlike: "Apateizm" Akımı Yayılıyor! Eğitimci ve yazar Dilek Temirhan, son dönemde gençler…
KURBAN İBADETİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ? Soru 5: Kurban için bütçemizi zorlamalı mıyız? Nasıl kurban kesmeliyiz? İslâm…
Aile çökerse nüfus dibe vurur, ülke uçuruma sürüklenir… İngiltere’nin parlak entelektüellerinden John Berger, 1978 yılında…