
ABD Başkanı Donald Trump, Çin ziyareti kapsamında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Pekin’de bir araya geldi. Görüşmelerde iki ülke arasındaki ticari ilişkiler, İran’daki gerilim ve Tayvan meselesi başta olmak üzere küresel gündemin kritik başlıkları ele alındı.
Çin resmi haber ajansı Xinhua’nın aktardığına göre Şi Cinping, görüşmenin açılışında yaptığı konuşmada Çin-ABD ilişkilerinin geleceğinde yeni bir sayfa açmak istediklerini belirterek, dünyanın tarihi bir dönüm noktasından geçtiğini söyledi. Şi, “Çin ve ABD zamanın sorunlarına birlikte yanıt vermeli.” ifadelerini kullandı.
İki ülke arasında farklılıklardan çok ortak çıkarların bulunduğunu vurgulayan Çin lideri, büyük güçler arasında çatışmanın kaçınılmaz olmadığını dile getirerek, karşılıklı iş birliğinin hem iki ülkeye hem de dünyaya fayda sağlayacağını ifade etti. Şi ayrıca 2026 yılını Çin-ABD ilişkilerinde “yeni bir başlangıç” haline getirmeye hazır olduklarını söyledi.
Trump için sabah saatlerinde Pekin’deki Tiananmen Meydanı’nda resmi karşılama töreni düzenlendi. Ardından liderler, Büyük Halk Salonu’nda hem baş başa hem de heyetler arası görüşmelere geçti.
Görüşmelerde özellikle ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası bölgede yükselen gerilim, Tayvan üzerindeki egemenlik tartışmaları ve iki ülke arasındaki ticaret dengesi konularının öne çıktığı belirtildi.
Trump’ın ziyaret programı kapsamında Pekin’deki tarihi Gök Tapınağı’nı ziyaret etmesi ve akşam Çin tarafının vereceği resmi yemeğe katılması bekleniyor. ABD Başkanı’nın 15 Mayıs’ta Şi Cinping ile yeniden bir araya geldikten sonra Çin’den ayrılacağı bildirildi.
HABER YORUM
Bugün Pekin’de bir araya gelen ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasındaki görüşme, yalnızca iki ülkenin diplomatik buluşması değildir. Bu görüşme, aynı zamanda dünyada kurulmaya çalışılan yeni güç dengesinin de önemli işaretlerinden biridir.
Yeni bir dünya düzeni kurulurken kamuoyuna şu soruları sornak istiyoruz:
-Amerika’nın, özellikle İsrail’e verdiği sınırsız destekle hem Ortadoğu’da hem de küresel ölçekte işlenen zulüm son bulacak mı?
-Bugün Çin denildiğinde sadece ekonomik büyüme değil, aynı zamanda Doğu Türkistan’daki baskılar ve zulümlerde akla geliyor. Myanmar’da yıllardır süren zulüm de dahil olmak üzere bu çifte standart sonlandırılabilecek mi?
Artık dünya, sadece ekonomik veya askeri merkezli yeni bir dünya düzenine değil; adalet merkezli bir medeniyet anlayışına ihtiyaç duyuyor…
Güçlünün haklı sayıldığı değil, haklının güçlü olduğu bir sistem istiyor dünya…
Bugün insanlığın; İslam’ın ortaya koyduğu adalet anlayışına ihtiyacı var…Çünkü İslam; ırka, renge, coğrafyaya göre değil, insan olduğu için her canın dokunulmaz olduğunu öğretir bize..
Bugün insanlığın; İslam’ın ortaya koyduğu ekonomik sisteme ihtiyacı var. Çünkü İslam, servetin yalnızca belli ellerde dolaşan bir güç haline gelmesini değil; paylaşımı, alın terini ve sosyal adaleti esas alır. Faizle insanı borca mahkûm eden değil, infakı ve dayanışmayı büyüten bir düzen inşa etmeyi hedefler.
Bugün dünyanın süper güçlere değil, zalime “dur” diyebilecek ahlaklı duruş sergileyebilecek ülkelere ve liderlere ihtiyacı var. Mazlumun kimliğine bakmadan, o zulme “dur” diyebilecek İslam anlayışına ihtiyacı var…
Belki de artık mesele, kimin dünyayı yöneteceği değil; dünyanın hangi değerlerle yönetileceği meselesidir.
İSLAMİ HABER “MİRAT”