
Reuters’da verilen habere göre Donald Trump yönetimi, dünya genelindeki Amerikan diplomatlarına yeni bir talimat gönderdi. Marco Rubio tarafından imzalanan 16 Mart tarihli bu yazışmada, müttefik ülkelerin Devrim Muhafızları Ordusu ve Hizbullah için terör örgütü sınıflandırması yapmaları yönünde baskının artırılması istendi. Müttefik ülkelere yapılan bu çağrı, Washington’un kendi başına sonuç alamadığının açık bir itirafı gibi duruyor.
Telgraf, mesajın en üst düzey muhataplara kısa süre içinde iletilmesini şart koşarken diplomatik girişimlerin İsrail ile eşgüdüm içinde yürütülmesini de açıkça vurguluyor. Bu durum, Washington’un bölgedeki askeri ve siyasi hamlelerini daha geniş bir uluslararası zemine taşımaya çalıştığını gösteriyor.
Ancak sahadaki gerçeklik, bu çağrıların büyük ölçüde karşılıksız kaldığını ortaya koyuyor. Özellikle Hürmüz Boğazı gibi kritik bir noktada müttefiklerin askeri destek vermekten kaçınması, Washington’un taleplerinin kabul görmediğini gösteriyor. Dahası, yaklaşık iki hafta önce başlayan ABD-İsrail hava operasyonu öncesinde birçok ülkenin bilgilendirilmemiş olması, bu güvensizliğin tesadüfi değil, bir kopuşun sonucu olduğunu gösteriyor.
Telgrafta yer alan değerlendirmeler, İran üzerinde kolektif baskının tek taraflı adımlara kıyasla daha etkili olacağı varsayımına dayanıyor. Bu yaklaşım, uluslararası meşruiyet üretme çabasıyla birlikte düşünüldüğünde, ABD’nin yalnız hareket etmek yerine müttefiklerini daha görünür biçimde sürece dahil etmek istediğini ortaya koyuyor.