
Gavur düşman, kişileri de ülkeleri de kendine getirir. Üstlenilmesi gereken sorumlulukları ihtar eder.
Netanyahu’nun “Akdeniz kıyılarında halifelik kurulmasına izin vermeyeceğiz” açıklaması de böyle bir düşman hatırlatması. Türkiye’nin ne yapması gerektiğine pek güçlü bir katkı.
Genelde İslam dünyasının ve özelde Türkler, Kürtler… ve Azerilerden müteşekkil Türk dünyasının en büyük düşmanı gavur mu gavur olan İngilizlerdir. Dün güçlüyken düşmandılar. Bu gün eski güçlerini yitirmiş olsalar da örtülü düşmanlıklarına berdevamdırlar.
Günümüzün örneğin Kıbrıs ve Filistin problemleri de onlardan intikal etmiştir.
Hilafet engeli sebebiyle İslam dünyasına hakim olamadığı ve gereğince sömüremediği için gavur İngilizlerin en büyük hedeflerinden biri Hilafeti kaldırmaktı. Bunun için çok uğraştılar ama mesela İttihat ve Terakki yönetimlerine Hilafeti kaldırtamadılar.
İslam ve tarihimizle barışık olmayan Mustafa Kemal ve arkadaşları ancak kafalarına göre oluşturdukları ikinci mecliste Hilafeti kaldırabildiler.
Tarihe dikkat edin. Hilafetin kaldırılışı, çok büyük ölçüde SEVR’in devamı olan Lozan antlaşmasının 1 Ağustos 1923 de Büyük Millet Meclisi’nde kabulünden sekiz ay sonradır.
Beş yıl İstanbul’u ve İstanbul hükümetini işgal altında tutan, başını İngilizlerin çektiği işgal güçleri, bir tek kurşun atılmadan İstanbul’u terk ettiler. Çünkü Hilafetin ilgasının ve kanla başlatılacak devrimlerin sözünü aldılar. Akıl İngiliz aklı, dış destek de İngiliz desteğiydi.
Hilafet sanıldığı gibi dini değil siyasi bir olgudur.
Nitekim TBMM halifeliği doğrudan “kaldırıyorum” dememiş/diyememiş “Hilafet, hükümet ve Cumhuriyet mana ve mefhumunda esasen mündemiçtir” diyerek kaldırmıştır. Bize de içte olanı açığa çıkarmak düşer.
Laikliği dinsizlik olmaktan çıkarıp milletimizin taleplerine saygılı demokratik bir yönetime dönüştürecek Türkiye, Halifeliği, üstleneceği veya dönüşümlü olarak üstlendireceği bir sistemle ihya edebilir; mevcut İslam dünyasına kabul ettirebilir.
Türkiye buna mecburdur da. Çünkü gelişmekte olan Türkiye İslam ve Türk dünyasının öncüsü konumuna gelemezse büyümek şöyle dursun beka sorunu yaşayabilir.
İşte iki büyük fırsat:
a. Hilafet
b. Gazze ve Kudüs’ün kurtarılması.
Mazide yaptıklarımız bu gün niye yapamayalım.
Gerçeği ifade emek gerekirse Cumhurbaşkanımız inançları, kişisel yaşamı ve İslam Dünyasında gördüğü kabul ile Ülkemiz için kullanılabilecek büyük bir imkândır.
İslam Dünyasında Halifelik seçimi yapılsa Cumhurbaşkanımız kazanabilir. Cumhurbaşkanımız şart değil ama imkândır.
Ülkemiz bu imkânı kaçırmamalıdır. Milliyetçi laik çevrelerin rahatsızlık duyması için hiçbir sebep de yoktur.
ALİ RIZA DEMİRCAN
İSLAMİ HABER ‘MİRAT’ -YOUTUBE-
Hakan Fidan'dan: İsrail’e Sert Suçlama Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail’e yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu.…
BU TARZ GİRİŞİMLERİN! ZAMAN KAYBETMEDEN TÜRKİYE'DE, HAYATA GEÇİRİLMESİNİ BEKLİYORUZ! Çin’de “Okuma Seferberliği” Başlıyor: Hedef Genç…
Fark Et, Şükret, Yakınlaş İnsanın kulluğunu derinleştiren ve güzelleştiren en önemli kapılardan biri, hiç şüphesiz…
AİLEDEN TOPLUMA BİR MEDENİYETİN SESSİZ ÇÖKÜŞÜ Toplumların bekâsı, yalnızca sınırlarının korunmasıyla değil; nesillerinin ahlâk, iman…
SANCHEZ VE LULA’DAN ORTA DOĞU MESAJI: “SAVAŞI DESTEKLEYENLERE YAZIKLAR OLSUN” İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen “Demokrasiyi…
MODERN BATI’NIN TEZAHÜRÜ OLARAK İRAN–ABD SAVAŞI "Bu mesel ile bulur cümle düvel fevz-ü felâh; Hazır…
View Comments
Mükemmel katılıyorum l katılıyorum
İslam mütefekkirleri son yıllarda iyice saçmalamaya başladılar.
Erdoğanın islama ve İslam dünyasına verdiği zarar ortadayken ABD ve israille müttefikken Türk dünyasını bile elinde tutamazken Kıbrısta olduğu gibi,beyni sulanmış yazarlar halifelikten dem vuruyorlar Erdoğan D8 leri bile bir defa olsun ağzına almamışken
Yüksek perdeden dem vurup wanminüt deyip sonrada Filistine sahip bile çıkamayan yada çıkmayan ticarete arka kapılardan halen devam eden bir Erdoğan pardon halife
Allah akıl fikir versin bu fikirsiz islam yazarlarına…..