Makale

ÜLKELERİN KADERİNDE AYDIN’IN ROLÜ

ÜLKELERİN KADERİNDE AYDIN’IN ROLÜ

Sosyal ve Siyaset bilimcileri, toplumların geleceğini siyasi iktidarlardan ziyade, sosyal ve siyasi bilim adamlarının belirlediğini söylerler. Bu açıklama, siyasi iktidarların da belli düşünce ve fikri bilgi ve değerler etrafında şekillendiğini göstermektedir.  Gerçi, endüstri devriminden sonra, Batı’nın öncülüğünde fikir ve ahlakın maddi ve siyasi amaçlar uğruna değiştirildiği bir dünya içine girmemiz; sosyal ve siyasi amaçların da  iktisadi ve teknolojik çabaların kontrolüne girdiğini ve bu imkanlara sahip olanların, herhangi bir fikri ve kültürel değerlerin dışında politika yürüttükleri bir belirsizliğin ortaya çıkmasına yol açmıştır.

Fikrin Yok Edilmesi Ne Demektir?

Fikir, insan toplumlarında düşüncenin belli bir ahlak ve ideale bağlı olarak gerçekleşmesi demektir. Günümüzde “düşünce” kelimesi ile bu konu açıklanmaya çalışılıyorsa da, düşünce “belirsiz” bir kelime olarak karşımızda yer almaktadır. Çünkü, her düşünce, doğru ve iyi niyetli değildir! Düşünceyi, fikir haline getiren; o düşüncedeki ahlak ve iyilik amacıdır. Maalesef, birçok kimse, fikir kelimesini “düşünce” ile ifade ederek, onun ahlaki yönünü göz ardı etmektedir. Elbette ki, bunda, dil ve kavramlarda yozlaşmanın da büyük rolü vardır ve her entelektüel, kavramlarını kendi değer ve kültürüne bağlı kullanmadıkça, bu kargaşalık devam edecektir.

Fikir, insanın şahsiyet ve ideallerini taşıyıcı bir özelliktir. Aynı zamanda, bir kavrama ve olaya kendi değerler sistemi açısından bakmasının da sonucu olarak, başka düşünce ve gündemlerin de dışına çıkarak, kendi ve toplum kimliğini koruyucu bir çerçeveden olaylara bakmayı sağlamaktadır.

Türkiye’nin, Batılılaşmadan sonra fikri namusunu ve şahsiyetini kaybettiğini söyleyen önemli fikir adamlarımız vardır. Bu görüşe katılmamak mümkün değildir. Çünkü, bilgi ve kurumlarını yabancı ülkelerde alıp ta, kendi şahsiyetini ve fikri misyonunu sürdürebilmenin mümkün olmayacağını her kes bilmektedir.  Bu yüzden, Aydın veya entelektüel insanımızın, kendi kimliğimizi elde etme yolunda, bazı eksiklikler içinde olduğunu bu yazı ile biraz değerlendirmek istiyorum.

Aydın’ın Toplumsal Rolü

Bir ülkenin Aydın’ı, daha doğrusu bizim terminolojimizle münevver’i, çok önemli bir sorumluluk içindedir. Çünkü o, her şeyden önce kendi şahsi istek ve beklentilerinin ötesinde, tarihi ve kültürel misyonunun sahibi ve koruyucusudur. Olayları, günlük kazanç ve beklentilerin ötesinde değerlendirir. Günübirlik siyasi ve iktisadi hesaplarla meselelere bakmaz. O, belli grup aidiyetiyle hareket etmeyip, toplumun her kesimini kucaklar ve onlarla yoğun ve sıkı bir irtibat içinde olur. Batı’daki entelektüel’den farklı olarak, konuları sadece bilgi ve yorum ile açıklamayla yetinmez.  Bizzat, sosyal, iktisadi ve siyasi olayların içinde olur ve tavrını, tarihi ve sosyolojik bakış içerisinde ortaya koyarak, doğrunun yanında olmaya çalışır.

Kendimi de bu toplumun münevveri olma sorumluluğu taşıyanlardan biri olarak gördüğüm için, kendimle ilgili bir örneği vermek için izninizi almak istiyorum. Özellikle, kendi mesleki ve ilmi çalışmalarımda, sadece söylem ve yazılar ile meselelerimi anlatma noktasında kalmadım. İnsanların ve özellikle gençlerle birlikte çalışmalarımı yürüttüm. Fakat, şunu gördüm ki, benim sahada fazla çalışıp gençlerle beraber olmam, bazı aydın arkadaşlarımız tarafından, “basit bir ilim adamı” gibi görülmeme sebep olmuş!..

Bu durumu, hem ben müşahede ettim hem de bazı dostlarım böyle bir algının yakın çevreme bile sirayet ettiğini bana ilettiler.

Bu tür anlayışların farkında olmayıp,  bazı kişileri bu şekilde eleştirenlere kendi faaliyetlerini yeniden gözden geçirmelerini ve yaptıkları çalışmanın, toplumda hangi somut sonuçlara yol açtığını görmeye çalışmalarını tavsiye ediyorum. Aynı tavrı, siyasi alanda gösterenlerin de, toplumdan gerekli cevabı alamadıkları da, tarihi bir  gerçek olarak bilinmektedir.

Şu hususu önemli lider ve hareket adamlarından şunu gördüm ki, kitlelere  “fildişi kule” denilen, uzaktan bakıp, onların içine girmeden ve dertlerini yakinen hissetmeden, fikri veya siyasi bir anlayışın onlar tarafından kabul edilebilmesi mümkün değildir. Özellikle, Türk akademik camiasında, maalesef böyle bir anlayış hakim durumdadır.  Halbuki, sosyal ilimlerin hepsi, toplum veya gruplar ile iç içe bir çalışmanın yapılmasının, sağlıklı sonuçlar ortaya çıkarması üzerinde durmuşlar ve uzaktan yapılan değerlendirmelerin çoğu zaman yeterli olamadığını belirtmişlerdir.  Toplumun nabzını tutamayan ve onunla aynı şartları ve sıkıntıları yaşayamayanlar, sadece olayları iyi tespit edememekle kalmaz, kitlelerin desteğini de alamazlar.

Türkiye’nin son derece zor zamanlardan geçtiğini, hemen herkes söylüyor. Ama, bu toplumu anlayıp, onun dertlerini ve beklentilerini anlamadan, “ezberi veya tahmini” çözüm yolları ileri sürmekle, hiçbir zaman ilmi veya siyasi bir rehberlik mümkün olamayacaktır. Sosyal ve siyaset bilimcilerin, artık halkın dertlerini sadece yazı ve konuşmayla değil, bizzat onların yanına giderek paylaşmaları, acil ve önemli bir ihtiyaçtır.

Prof. Dr. Sami Şener

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Recent Posts

  • Makale

MODERN SARAYLARIN VE KÜRESEL TİRANLARIN AKIBETİ (4)

MODERN SARAYLARIN VE KÜRESEL TİRANLARIN AKIBETİ (4) Geçen hafta, Fecr Suresi’ndeki "azap kamçısı" metaforunun sosyolojik…

6 saniye ago
  • Genel

13 Ülkeyle Çok Uluslu Deniz Savunma Koalisyonu Kuruldu

Suudi Arabistan'dan Stratejik Adım: 13 Ülkeyle Çok Uluslu Deniz Savunma Koalisyonu Kuruldu Riyad liderliğinde Kızıldeniz…

3 dakika ago
  • Makale

YENİ BİR SİYASETİN İMKANI

YENİ BİR SİYASETİN İMKANI Modern zamanların iç ve dış siyasetini şekillendiren iki belirleyici amilden biri,…

14 dakika ago
  • Gündem

Bankalar Hiçbir Şey Üretmeden Ve Satmadan Paramıza Nasıl El Koyuyor

Bankalar Hiçbir Şey Üretmeden Ve Satmadan Paramıza Nasıl El Koyuyor İSLAMİ HABER "MİRAT" YOUTUBE

16 dakika ago
  • Gündem

Şara: Adalet ve İnsanlığa Hizmet Evrensel Değerlerdir

Ahmed Şara: “Adalet ve insanlığa hizmet evrensel değerlerdir” Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, insanlığa hizmet, adalet…

26 dakika ago
  • Gündem

“Bir Yahudi’nin Hayatı 10 Milyon Filistinliye Bedel” Sözleri Tepki Çekti

"Bir Yahudi'nin Hayatı 10 Milyon Filistinliye Bedel" Sözleri Tepki Çekti BBC'ye konuşan İsrailli avukatın Filistinlilere…

46 dakika ago