
Hayatın en çok ihtiyaç duyulan ama en az sevilen kelimesidir sabır.
İnsan hemen sonuç ister. Duasının anında kabul edilmesini, emeğinin karşılığını vakit kaybetmeden almayı, hastalığın hemen geçmesini, zulmün bir an önce bitmesini bekler.
Fakat Allah’ın kitabını açtığımızda bambaşka bir hakikatle karşılaşırız.
Kur’an, mümini aceleci değil; sabırlı olmaya çağırır.
Araştırmalara göre “sabr” kökünden türeyen kelimeler Kur’an-ı Kerim’de yaklaşık 103 defa geçmektedir.
Bu sayı tesadüf değildir.
Kur’an’da namaz, infak, adalet ve tevhid kadar sabır da sürekli tekrar edilen temel kavramlardan biridir.
Çünkü sabır olmadan;
Allah, sabrı sadece sıkıntıya katlanmak olarak değil; hayatın tamamını kuşatan bir kulluk ahlakı olarak öğretmektedir.
Toplumda sabır çoğu zaman yanlış anlaşılır.
Sanki hiçbir şey yapmadan beklemekmiş gibi düşünülür.
Oysa Kur’an’ın anlattığı sabır;
Yani sabır, hareketsizlik değil; istikamet üzere yürümeye devam etmektir.
Kur’an’ın en meşhur sabır ayetlerinden biri şöyledir:
“Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile Allah’tan yardım isteyin. Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.”
(Bakara Suresi, 153)
Dikkat edilirse Allah, “Sabredenleri severim.” demeden önce çok daha büyük bir müjde veriyor:
“Ben sabredenlerle beraberim.”
Bir mümin için bundan daha büyük bir destek düşünülebilir mi?
Hz. Nuh yıllarca sabretti.
Hz. Yusuf iftiraya sabretti.
Hz. Musa Firavun’a karşı sabretti.
Hz. Eyyûb hastalığa sabretti.
Peygamber Efendimiz (sav) ise Mekke’nin bütün baskılarına rağmen davasından vazgeçmedi.
Kur’an bize gösteriyor ki; sabır göstermeyen hiçbir peygamber yoktur.
Çünkü büyük davalar, büyük sabırlar ister.
İnsan çoğu zaman “Ne zamana kadar sabredeceğim?” diye sorar.
Kur’an ise cevabı verir:
“Sabredenlere mükâfatları hesapsız olarak verilecektir.”
(Zümer Suresi, 10)
Dünyada her emeğin bir hesabı vardır.
Ama sabrın mükâfatı için Allah “hesapsız” ifadesini kullanmaktadır.
Bu da sabrın Allah katındaki değerini göstermektedir.
Kur’an’ın sabır üzerinde bu kadar çok durmasının bir sebebi de insanın tabiatını çok iyi bilmesidir.
Bugün yaşadığımız çağ ise tam tersine bize sürekli acele etmeyi öğretiyor.
Bir tuşa bastığımızda yemeğimiz kapımıza geliyor.
İstediğimiz filme saniyeler içinde ulaşıyoruz.
Mesajımıza birkaç dakika içinde cevap gelmeyince huzursuz oluyoruz.
Trafikte birkaç saniyelik bekleyiş bile öfkeye dönüşebiliyor.
Sosyal medyada birkaç olumsuz yorum, insanların birbirine hakaret etmesine yetiyor.
Sabırsızlık artık sadece bireysel bir zaaf değil; adeta çağın karakteri hâline gelmiş durumda.
İnsanlar birbirini dinlemeye, anlamaya ve tahammül etmeye vakit ayırmıyor. Evlilikler küçük anlaşmazlıklarda sarsılıyor, dostluklar basit kırgınlıklarla sona erebiliyor, ticarette kısa yoldan kazanç arzusu dürüstlüğün önüne geçebiliyor. Oysa Kur’an’ın öğrettiği sabır, tam da bu noktada insanı ayakta tutan bir ahlâk inşa eder.
Modern hayatın sunduğu hızın birçok faydası olsa da, insanı her istediğine hemen ulaşması gerektiği düşüncesine alıştırması ciddi bir imtihandır. Beklemeye tahammül edemeyen insan, zamanla zorluklara da tahammül edemez hâle gelir.
Belki de bugün Kur’an’ın sabır çağrısını her zamankinden daha fazla hatırlamaya ihtiyacımız var.
Çünkü Kur’an sabrı sadece sıkıntıya katlanmak olarak değil; öfkeyi kontrol etmek, nefsi terbiye etmek, hakikatten ayrılmamak ve Allah’ın hükmüne güvenmek olarak öğretmektedir.
Modern dünyanın “hemen olsun” anlayışı ile Kur’an’ın “sabret” emri arasında derin bir fark vardır.
Biri insana aceleyi telkin eder.
Diğeri ise olgunluğu öğretir.
Kur’an’ın yaklaşık 103 kez sabrı hatırlatması da belki bu yüzdendir. İnsan değişse de imtihan değişmiyor. Asırlar önce olduğu gibi bugün de müminin en büyük sermayelerinden biri sabırdır.
Belki bugün yaşadığınız imtihanın sebebi başarısızlık değil; Allah’ın size sabrı öğretmesidir.
Belki geciken bir dua reddedilmiş değildir; zamanı henüz gelmemiştir.
Belki de Allah sizi, acele edenlerden değil; sabreden kullarından biri olarak yetiştiriyordur.
Unutmayalım ki Kur’an’da yüzü aşkın kez tekrar edilen sabır çağrısı, insanı durdurmak için değil; doğru yolda yürütmek içindir.
Çünkü Allah’ın vaadi açıktır:
“Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.” (Bakara, 2/153)
İSLAMİ HABER “MİRAT”
Genç satranççılar uluslararası projeyle desteklenecek. Bu proje, gençlerin satranç becerilerini geliştirmelerine yardımcı olacak.
EVET, BİZE YALAN SÖYLEDİLER! Sahi, Apo devlet memuru mu, değil mi? Son günlerde Öcalan'la ilgili…
ABD ekonomisi ikinci çeyrekte yüzde 1,5 büyüdü hakkında son gelişmeler. ABD ekonomisi ikinci çeyrekte yüzde…
İstanbulda 128 noktaya EDS kurulacak. Bu projeyle trafik güvenliği ve düzeni artırılacak.
Küresel piyasalarda Fede belirsizlikleri hakkında son gelişmeler. Küresel piyasalarda Fede ilişkin belirsizlikler ve jeopolitik gerilimler,…
Türkiye ham çelik üretiminde dünyada yedinciliğe yükseldi hakkında son gelişmeler. Türkiye, ham çelik üretiminde dünyada…