Gündem

VAHİY PENCERESİ “Modern Dünyanın Altın Buzağıları”

VAHİY PENCERESİ

Modern Dünyanın Altın Buzağıları

Musa’nın kavminden birçokları, onun vahiy almak üzere Sina Dağı‘na çıkmasının hemen ardından, süs eşyalarından edindikleri ve rüzgârın etkisiyle böğürtü sesi çıkaran bir buzağı heykeline tapınmaya başladılar.

Peki, onlar taptıkları bu eski Mısır putunun kendileriyle konuşmaktan bile aciz olduğunu, hele onlara asla doğru yolu gösteremeyeceğini göremiyorlar mıydı? Evet, görmesine görüyorlardı, ama işlerine öyle geldiği için onu tanrı edindiler ve böylece bizzat kendilerine zulmetmiş oldular. (A’râf Suresi, 148. Ayet)

Kur’an’ın anlattığı kıssalar, geçmişte yaşanmış olayların hikâyesi olmaktan çok daha fazlasıdır. Onlar, insanın değişmeyen zaaflarını, imtihanlarını ve hakikat karşısındaki tavrını ortaya koyan ilahî derslerdir. Hz. Musa‘nın kavminin buzağıya tapması da bu yönüyle sadece tarihî bir olay değil, bütün çağlara hitap eden evrensel bir uyarıdır..

İsrailoğulları sıradan bir topluluk değildi. Onlar Firavun‘un zulmünü yaşamış, Allah’ın yardımıyla kurtulmuş, denizin yarılmasına şahit olmuş, peygamberleriyle birlikte mucizeleri görmüş insanlardı. Böylesine büyük ilahî tecellere tanıklık eden bir toplumun kısa süre içinde bir buzağı heykelini ilah edinmesi ilk bakışta şaşırtıcı gelebilir.

Fakat Kur’an’ın dikkat çektiği nokta tam da budur: Hakikati görmek, insanın her zaman ona bağlı kalacağı anlamına gelmez..

Hz. Musa, Allah’tan vahiy almak üzere Tur Dağı‘na çıktığında, Samiri adlı kişi insanların altın ve ziynet eşyalarını toplayarak bir buzağı heykeli yaptı. İnsanların bir kısmı da bu heykele yöneldi. Oysa bu heykel ne konuşabiliyor, ne yol gösterebiliyor, ne de kendisine tapanlara bir fayda sağlayabiliyordu.

Kur’an şu soruyu sordurur:

“Eğer bu buzağı ne konuşuyor ne de yol gösteriyorsa, insanlar neden ona yöneldi?”

Bu sorunun cevabı insan psikolojisinde saklıdır.

İnsan bazen görünmeyene iman etmekte zorlanır. Sabırsızdır. Somut olanı, gözünün önünde duran şeyi tercih eder. Allah’a güvenmek ve teslim olmak yerine, dokunabildiği, görebildiği, kontrol edebildiği şeylere bağlanmak ister. Bu yüzden tarihin her döneminde insanlar kendilerine çeşitli putlar üretmişlerdir.

Bu putlar her zaman taş veya altından yapılmış heykeller değildir.

Kimi zaman servet putlaşır.

Kimi zaman makam.

Kimi zaman ideoloji.

Kimi zaman liderler.

Kimi zaman da kişinin kendi nefsi…

Kur’an’ın anlattığı buzağı kıssası, insanın Allah’ın yerine başka bir şeyi hayatının merkezine koyma eğilimini gözler önüne sermektedir.

Dikkat edilirse, buzağıya tapanlar Allah’ın varlığını inkâr eden insanlar değildi. Onların problemi ateizm değil, tevhid bilincini kaybetmeleriydi. Allah’a inanıyorlar fakat O’nun yanına başka bağlılıklar, başka kutsallar ekliyorlardı.

Bugün de insanlığın karşı karşıya olduğu tehlike budur.

Modern insan belki heykellerin önünde secde etmiyor; ancak para için her değerini feda edebiliyor, makam uğruna adaletten vazgeçebiliyor, şöhret uğruna şahsiyetini kaybedebiliyor, ideolojik bağlılıkları uğruna hakikati görmezden gelebiliyor.

Bu nedenle Kur’an’ın anlattığı buzağı kıssası geçmişte kalmış bir hadise değildir. O, her çağda yeniden yaşanabilecek bir sapmanın adıdır.

Belki de bugün kendimize sormamız gereken soru şudur:

Biz Firavun‘un kavminden değiliz.

Biz Samiri‘nin peşinden de gitmiyoruz.

Ama acaba hayatımızın merkezine Allah’ın yerine koyduğumuz bir “buzağı” var mı?

Çünkü putlar şekil değiştirir.

Çağlar değişir.

İsimler değişir.

Fakat insanın putlaştırma eğilimi değişmez.

Kur’an’ın bu kıssayla vermek istediği en büyük mesajlardan biri de budur:

Tevhid, sadece Allah’a inanmak değil; Allah’tan başka hiçbir şeyi ilahlaştırmamaktır.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

View Comments

  • Yazıdan alıntı : """Tevhid, sadece Allah’a inanmak değil; Allah’tan başka hiçbir şeyi ilahlaştırmamaktır.""" Peki ya şöyle bir kendimzie soralım ! Futbol takımı amigoları gibi, partilerinin peşinden koşanlar .bu cümlenin gereğini ne derecede yerine getiriyorlar ?

Recent Posts

  • Makale

“BUNLAR ‘BİZDEN’SE, BEN O ‘BİZ’DEN DEĞİLİM!”

“BUNLAR ‘BİZDEN’SE, BEN O ‘BİZ’DEN DEĞİLİM!”  Bu söz aslında Rachel Corrie’ye aittir. O, İsrail soyundan…

2 saat ago
  • Gündem

Zaferini, Annesinin Ayağını Öperek Kutluyor

Dünyaca Ünlü Kafes Dövüşçüsü, Zaferini, Annesinin Ayağını Öperek Kutluyor Ringlerin azılı ve disiplinli savaşçısı Muhammed…

9 saat ago
  • Genel

CUMHURİYET, İSLAM’IN ONAYLADIĞI BİR YAPIDIR AMA İÇİNİN İSLAM’LA DOLDURULMASI ŞARTIYLA

CUMHURİYET, İSLAM'IN ONAYLADIĞI BİR YAPIDIR AMA İÇİNİN İSLAM'LA DOLDURULMASI ŞARTIYLA  - Cumhuriyet döneminde radikal devrimler…

9 saat ago
  • Genel

Mustafa Sarıgül Hakkında Yeni İstismar İddiaları

Mustafa Sarıgül, Hakkında Yeni İstismar İddiaları: Dört Eski Lise Öğrencisi Gündemde Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül…

9 saat ago
  • Genel

Hizbullah Hücreleri Tarafından, Suriye Hükümetine Saldırı Hazırlığı

Güney Suriye’de, Hükümete Karşı Saldırı Hazırlığı Suriye istihbaratının, Hizbullah hücreleri, Iraklı milisler ve eski rejim…

11 saat ago
  • Genel

Afganistan Heyeti ile Göç İdaresi Başkanlığı Arasında Görüşme

Afganistan Heyeti ile Göç İdaresi Başkanlığı Arasında Önemli Göç Görüşmesi Afganistan İslam Emirliği heyeti, Türkiye…

12 saat ago