
Nüfus Politikaları Tartışması: Vehbi Koç ve Aile Planlaması
Türkiye’nin toplumsal yapısı ve aile geleneği üzerine yürütülen mühendislik faaliyetleri, tarihsel bir perspektifle incelendiğinde, sermayenin bu süreçteki rolü göz ardı edilemez bir gerçeklik olarak karşımıza çıkmaktadır.

Batı dünyası, kendi sınırları içerisinde nüfusu dinamik tutmak ve aile kurumunu yüceltmek için her türlü teşviği seferber ederken, Türkiye gibi İslam coğrafyasında nüfusun bir “yük” olarak pazarlanması süreci yaşanmıştır. Bu sürecin Türkiye’deki en somut ve ödüllü yürütücüsü ise iş adamı Vehbi Koç olmuştur.

Batı’nın Nüfus Ajandası ve Koç’un Misyonu
Avrupa ülkeleri, genç ve kalabalık bir nüfusun ekonomik ve askeri bir güç olduğunun bilinciyle hareket ederek kendi toplumlarında aile birliğini korumaya yönelik kamu spotları üretirken, Türkiye’ye ihraç edilen politikalar tam tersi bir istikamette seyretmiştir.

Bu noktada Vehbi Koç, sadece bir iş adamı olarak kalmamış, Batılı kurumların “nüfus kontrolü” hedeflerini Türkiye’de kurumsallaştıran bir figür haline gelmiştir. Kurduğu Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı (TAPV) aracılığıyla, doğum kontrol haplarından kürtajın yaygınlaştırılmasına kadar pek çok uygulamayı “modernleşme” adı altında topluma empoze etmiştir.
Hibe Yardımların Arkasındaki Şerh: Nüfusun Azaltılması Şartı
Dış dünyadan gelen yardımların ve fonların, yalnızca nüfus planlaması gibi belirli alanlarda kullanılması şartıyla verilmesi, asıl amacın Türkiye’nin kalkınması değil, demografik gücünün kırılması olduğunu açıkça göstermektedir. Vehbi Koç, bu hibe ve yardımların Türkiye’deki en ateşli savunucusu ve dağıtıcısı olmuştur. Ailenin değerli kalabilmesi için “az çocuk” yapılması gerektiği yönündeki telkinler, aslında toplumun kök hücresi olan aileyi küçültme ve nihayetinde zayıflatma stratejisinin bir parçasıdır.
Küresel Sistemin Ödüllendirdiği Bir “Başarı”
Vehbi Koç’un nüfus artış hızını düşürmeye yönelik bu yoğun çabaları, küresel sistem tarafından karşılıksız bırakılmamış ve kendisi Birleşmiş Milletler Nüfus Ödülü ile onurlandırılmıştır. Bir iş adamının, kendi ülkesinin insan kaynağını azaltmaya yönelik faaliyetlerinden dolayı uluslararası bir organizasyondan ödül alması, meselenin sadece “sağlık” veya “ekonomi” olmadığını, stratejik bir oyunun parçası olduğunu teyit eder niteliktedir. Bugün gelinen noktada, yaşlanan nüfus ve sarsılan aile yapısı, vaktiyle alkışlanan bu “aile planlaması” hamlelerinin Türkiye’nin geleceğine vurulmuş bir pranga olduğunu ortaya koymaktadır.
——————————————————————
DEMİRCAN HOCA TEHLİKEYİ YILLAR ÖNCE GÖRDÜ
Ali Rıza Demircan hoca, “Bir Kuşluk Vakti’nde Güzel Kul Olma Mücadelem” adlı eserinde “Vehbi Koç’un” nüfus planlaması konusundaki yaklaşımını eleştirir. Ona göre Koç, ekonomik çıkarlarını önceleyen bir anlayışla, toplumun değerlerini ve aile yapısını zayıflatacak politikaların destekçisi olmuştur. Demircan, nüfus planlaması adı altında yürütülen çalışmaların aslında milletin geleceğini tehdit eden bir proje olduğunu vurgular.

ALİ RIZA DEMİRCAN HOCANIN, KATILDIĞI BİR TV PROGRAMINDA KONUYA DAİR YAPTIĞI AÇIKLAMANIN DETAYI ŞÖYLE:
“Bir Kuşluk Vakti’nde Güzel Kul Olma Mücadelem” SAYFA: 509 / 510
Program yaptığım televizyonculardan biri de Yiğit Bulut’tur.
Yiğit Bey 2009 ile 2012 yılları arasında Habertürk’te genel yayın yönetmenliği yaptı. Bu arada **Sansürsüz** isimli bir program hazırlayıp sundu.
Sansürsüz’e katıldığım programlardan birini iyi hatırlıyorum. 11 Eylül 2009 tarihli bu programda kadın, aile, cinsellik ve diğer bazı güncel konular işlendi. Bir diğer anlatımla sorular soruldu, cevapları verildi.
Bir ara konu aile planlaması yani korunma önlemleri ve kürtaja gelmişti. Kürtajın hiçbir şekilde caiz görülemeyeceğini beyan ettim. Aile Planlaması’nın, sosyal devlet politikası haline getirilmesinin -sakıncaları sebebiyle- ülkemizin yararına olmadığını dile getirdim.
Söz, döndü dolaştı Vehbi Koç’un Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı’nın faaliyetlerine geldi. Dünya Nüfus Planlaması Ödülünün, 14 Haziran 1994 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, Boutros Ghali tarafından Cenevre’de düzenlenen bir törenle Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı (TAPAV) adına Vehbi Koç’a verilmesinden övgüyle söz edildi.
Yiğit Bulut, Vehbi Koç’un aile planlaması çalışmalarının ülkemiz yararına faaliyetler olarak değerlendirilebileceğine değindi. Ben de, Vehbi Koç’un ünlü bir iş adamı olmasının bu alanda yaptıklarının ülkemiz yararına olduğunun kanıtı olamayacağına açıklık getirmeye çalıştım ve şöylece devam ettim:
– Evlilik içinde cinselliğin bir amacı da çocuktur. Kalkınma için nüfus gereklidir. Nüfusu artan ülkemizin fakirleştiğini kim söyleyebilir? Amerika, Almanya, Fransa ve Japonya gibi zenginleşen ülkelerin nüfusları bizden çok daha fazla değil midir? Kaldı ki nüfus meselesi anlaşılması zor, derin bir kader mevzuudur.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
23 YILLIK İKTİDAR BİZİM GAYRETİMİZLE OLUŞTURULDU. ANCAK İLK 10 YILSONRASI YETERSİZ VE LİYÂKATSİZ KADROLAR ELİNDE MEMLEKETİN ADETA İÇİ BOŞALTILDI. 23 YIL BİR NESİL DEMEK. SUÇU KOÇ’TA ARAMAK BEYHUDE. SUÇ BİZİ YÖNETEN BECERİKSİZLERDE. SUÇ İKTİDARI DESTEKLİYOR GÖRÜNEN MEDYADA AİLEYİ PARÇALAYAN HER TÜRLÜ REZALET İŞLENİRKEN ONLARA SES ÇIKARMAYAN RTÜK VS YÖNETİCİLERDE. SUÇ EKONOMİYİ BATIRIP 3 ÇOCUKLA 100.000 TL MAAŞ ALTINDA GEÇİNİLEMEYEN BİR DÜZEN OLUŞTURAN BECERİKSİZLERDE….