islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,1930
EURO
50,5631
ALTIN
7.133,73
BIST
13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
12°C
Salı Az Bulutlu
12°C
Çarşamba Çok Bulutlu
10°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
10°C

Verdiği Mal Karşılığında Kadını Boşamak

Verdiği Mal Karşılığında Kadını Boşamak
04/06/2025 10:00
A+
A-

Verdiği Mal Karşılığında Kadını Boşamak

Ana konumuz olan cinsellik zâviyesinden bakarak, kadının kocasındaki cinsel kusurlar ve hastalıklar sebebiyle ayrıca kocasının terketmesi, kaybolması veya mahkûm olması nedeniyle uğradığı cinsel mahrûmiyeti mahkemeye baş vurarak nikâhı fesh yoluyla giderebileceğini gördük.

Yukarıda özetlediğimiz durumlar olmaksızın, yaptığı hatalı bir evlilik sebebiyle kocasını sevemeyen ve bundan ötürü de cinsel bunalıma düşen kadınlar için bir çıkış yolu daha vardır. O da Kur’ân dilinde İftida (Bakara 229) İslâmî literatürde ise Hul’ denilen işlemdir.

Hul’; para‐mal karşılığında kadının kendisini kocasına boşattırmasıdır.

Bu işlem Kur’ân‐ı Kerîm’le ve Allah’ın Resûlü’nün sünnetiyle geçerlilik kazanmıştır. Bakara Sûresi’nin konumuza kaynak oluşturan 229. âyetinde şöyle buyrulur:

Boşama iki defadır. Bundan sonra kadınlar ya iyilikle tutulur ya da güzellikle bırakılır. Eşlerin Allah’ın koyduğu evlilik akdinin gereği olan sınırları koruyamama endişeleri dışında, kadınlara (mehir olarak) verdiğiniz mallardan herhangi bir miktarı geri almanız size helâl değildir. (Yöneticiler, Yargıçlar/Veliler olarak sizler de eşlerin) Allah’ın koyduğu evlilik akdinin gerekleri olan sınırları koruyamamalarından endişe ederseniz, kadının boşanması için bir bedel vermesinde her ikisine de bir günah yoktur. İşte Allah’ın koyduğu sınırlar bunlardır. Bunları aşmayın. Allah’ın koyduğu sınırları aşanlar, işte onlar zalimlerdir.

İftida/Hul’da iki ana şekil düşünülebilir.

a‐ Kocasının geçimsizliği sebebiyle kadın doğrudan hul’ talebinde bulunabilir. Kocasının geçimliliğinden memnun olmakla beraber, onu sevememek gibi bir sebeble kadınlık vazifelerini yapamayacağı endişesiyle de kadın hul’ isteğinde bulunabilir.

Bu durumlarda kadının hul’ talebinde bulunması câizdir. Onu günahkâr kılmaz.

Hul’un sünnet delilini teşkil eden aşağıdaki hadîs, onun cinsel bunalım sebebiyle taleb edilebileceğinin de delilidir.

İbn‐ü Abbas (r.a) rivâyet ediyor.

(Oldukça çirkin ve cüce bir adam olduğu rivâyet olunan) Sâbit ibn‐ü Kays’ın karısı Cemîle Hz. Peygamber’e (sav) geldi ve şöylece içini döktü:

‐ Ya Resulallah! (Kocam) Sâbit’in dindarlığı ve ahlâkına kusur bulamam. Fakat onu bir türlü sevemiyor ve ona bağlılık hissi duyamıyorum. Bu sebeble İslâmî bir hayat yaşarken küçümsemek veya arzularına karşılık vermemek gibi kâfirce bir uygulama içine düşmekten de çekiniyorum.

Allah’ın Resûlü (sav) onun bu sözlerinden kocasından ayrılmak istediğini anlayınca sordu.

Mehir olarak aldığın bahçesini ona geri verir misin?

‐ Evet, vermeye hazırım.

Allah’ın Resûlü (sav) kocası Sâbit’i çağırdı ve ona şöyle buyurdu:

Bahçeni geri al ve onu boşa.[1]

EVLİLİĞİ SONA ERDİRİCİ CİNSEL KUSURLAR, HASTALIKLAR VE DİĞERLERİ

Kusûru olmaksızın karısının talebiyle hul’ yapan kocanın, verdiği mehri veya daha fazlasını almasında geçerlilik ve manevî sorumluluk yönünden hiçbir sakınca yoktur.

b‐ Hul’da düşünülebilen bir diğer şekil de kocanın para‐mal karşılığında karısını boşamak için ona baskısını artırması ve onu bunaltmasıdır.

Burada koca günahkârdır. Aldığı para‐mal hukûken geçerli ise de Allah katında haramdır.

Kocasının şiddetli geçimsizliği karşısında kadın hul’ yoluna gidebildiği gibi, koca aleyhine dâva açma yoluna da gidebilir. Mâliki mezhebi müctehidlerine göre kadın, geçimsizlik sebebiyle hâkim kararıyla evliliği sona erdirebilir.

Kadının yukarıda arzedilen sebebler olmaksızın sırf macera mantığıyla veya değişik zevkler tatmak arzusuyla kocasından ayrılmak istemesi, onu Allah katında sorumlu duruma düşürür.

Bunun içindir ki Peygamberimiz bu gibi kadınlar için”Hul’ talebinde bulunan kadınlar münâfıktırlar; kalbleri inanmamıştır.”[2] buyurmuştur.

Konumuzla ilgili diğer hadîslerinde ise Allah’ın Resûlü şöyle buyurmaktadır:

[“Allah (boşama yolunu aşındıran) zevkine düşkün erkeklerle, zevkine düşkün kadınları sevmez.

Gereksiz olarak (karşılıksız veya para‐mal karşılığında) kocasından kendisini boşamasını isteyen kadına Cennet’in kokusunu almak bile haram olur.”][3]

Hul’un Hükmü

Kadının hul’ yoluyla boşanma talebi, ancak kocasının kabulü veya yargı yoluyla geçerlilik kazanabilir. Ne var ki ısrarlı hul’ talebini geri çevirmek, Sünnet’e aykırılıkdır ve kocayı Allah katında sorumlu kılar.

Yukarıda sunulan hadîste, Allah’ın Resûlü’nün kadının talebini sonuçlandırıcı tavrı ölçü alınarak, hul’ talebini ilgili ve yetkili hâkimin reddedemeyeceğini, reddetmesi halinde onun da günahkâr olacağını söyleyebiliriz. Kaldı ki Bakara sûresinin 229. âyetine göre hâkimin hul’ talebini geri çevirmeye hakkı olmadığı da ileri sürülmektedir.

(Devam Edecek)

ALİ RIZA DEMİRCAN

İSLAMİ HABER “MİRAT” 

MİRATYOUTUBE

 

[1] Bülûğul‐Meram K. Nikâh B. Hul’un, et‐Tac 2/345

[2] M.K.Ummal, 6/ 423

[3] et‐Tac 2/337.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.