
Türkiye’nin önemli sulak alanlarından biri olan Eber Gölü, son dönemde etkili olan yağışların ardından yeniden hayat buldu. Su seviyesinin yükselmesiyle birlikte göl, her yıl olduğu gibi bu yıl da göç yolundaki flamingolara ev sahipliği yapmaya başladı.
Gölün doğal güzellikleriyle bütünleşen flamingolar, eşsiz görüntüler oluştururken, bölgede konaklayan göçmen kuşlar doğaseverler ve fotoğraf tutkunları için görsel bir şölen sunuyor. Uzmanlar, Eber Gölü‘nün biyolojik çeşitliliğinin korunmasının hem göçmen kuşlar hem de bölgedeki ekosistem açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Bazen bir haber, sadece bir haber değildir.
Haberin ötesinde gerçekler barındırır…
Bir gölün yeniden suyla buluşması, göç yolundaki flamingoların kanat çırparak Eber Gölü‘ne konması, çoğu insan için güzel bir tabiat manzarası olarak görülebilir. Oysa mümin için bundan çok daha fazlasıdır. Çünkü o manzara, Rabbimizin yeryüzüne serpiştirdiği sayısız ayetten yalnızca biridir.
Kur’an-ı Kerim’in ilk emri “Oku!” emridir. Bu emir, yalnızca satırlardaki yazıları okumayı değil; kâinatı, tabiatı, gökyüzünü, yeryüzünü, kuşları, ağaçları, dağları, nehirleri ve insanın kendi yaratılışını da okumayı emreder.
Bir derenin şırıltısında duyulan ahenk…
Rüzgârın dokunduğu yaprakların adeta bir ilahi gibi fısıldaşması…
Yağmurun toprağa düşerken yaydığı rahmet kokusu…
Hiç korkmadan yanınıza kadar gelen küçük bir sincabın masum bakışları…
Gökyüzünü süsleyen flamingoların zarif kanat çırpışları…
Bütün bunlar tesadüfen var olmuş görüntüler değildir. Her biri, “Beni yaratanı tanıyın.” diyen sessiz ama güçlü birer davettir.
Ne yazık ki modern insan betonların arasında yaşarken gökyüzünü unuttu. Telefon ekranlarını saatlerce okuyabiliyor ama Allah’ın açık kitabı olan kâinatı okumaya vakit ayırmıyor. Oysa bazen tek bir çiçek, kalın kitapların anlatamadığını anlatır. Tek bir kuşun kanadı, nice konferanslardan daha derin hakikatleri fısıldar.
Eber Gölü‘ne gelen flamingoları seyrederken aslında kuşları değil, Allah’ın sanatını seyrediyoruz.
Bir ağacın yeşermesinde, bir kelebeğin kanadında, bir sincabın sevimli yüzünde, gökyüzünde süzülen kuşlarda ve göllerin yeniden canlanışında hep aynı imza vardır:
“Her şey O’nu tesbih eder; fakat siz onların tesbihini anlayamazsınız.” (İsrâ, 17/44)
Belki de bugün ihtiyacımız olan şey, biraz daha yavaşlamak…
Başımızı telefondan kaldırıp gökyüzüne bakmak…
Bir ağacın gölgesinde oturmak…
Bir derenin sesini dinlemek…
Ve bütün bu güzelliklerin bize işaret ettiği Yaratıcıyı yeniden hatırlamak…
Çünkü kâinat, görebilen gözler için baştan sona ilahî bir mekteptir.
Ve her gün, her mevsim, her canlı tek bir cümleyi tekrar eder:
“Bak, düşün, oku… Sonra Rabbini tanı.”
İSLAMİ HABER “MİRAT”
Şehadetin ve Direnişin Onurlu Adı: Muhammed Abdüsselam el-Yazuri (Ebu’l-Heysem) Kassam Tugayları, Genel Askerî Konsey üyesi…
BÜLENT YILDIRIM’DAN TOPLUMSAL BİRLİK ÇAĞRISI “Bu sürecin tamamlanması için halkın desteği açık olmalı” İHH İnsani…
TÜRKİYE'DEN SAVUNMA SANAYİİNDE DEV ADIM: BÜTÇEDE REKOR ARTIŞ VE TEKNOLOJİK BAĞIMSIZLIK VURGUSU Türkiye, küresel güvenlik…
ALLAH BÜYÜKLÜK TASLAYANLARI SEVMEZ Kibir hastalığına yakalananlar kendilerini özel, üstün, seçilmiş ve ayrıcalıklı görürler. Diğer…
İBRAHİM KARAGÜL: BAE BU SEFER DE SUUDİ ARABİSTAN’I MI BÖLECEK? “Peki sonraki hedefi ne? Mısır…
ODATV’YE KARDEŞÇE SON CEVAP: “AD HOMİNEM” SIĞINAĞI, MARX’IN ÇIKMAZI VE FITRATIN ZAFERİ (VI) Odatv yazarı…
View Comments
Flamingo değil allı turna