
Yaz mevsimi; pikniklerin, doğa yürüyüşlerinin, tarım faaliyetlerinin ve açık havada geçirilen uzun saatlerin arttığı bir dönemdir. Ancak sıcak havalar sadece insanları değil, kene, sivrisinek, arı, eşek arısı, örümcek ve çeşitli böcek türlerini de daha aktif hale getiriyor. Her yıl binlerce kişi böcek sokmaları ve kene tutunması nedeniyle sağlık kuruluşlarına başvuruyor.
Uzmanlar özellikle kırsal bölgelerde yaşayanları, çiftçileri, çobanları, kampçıları ve piknik yapan vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Çünkü bazı böcek ve kene türleri yalnızca ciltte kaşıntıya neden olmakla kalmıyor; ciddi alerjik reaksiyonlara ve ölümcül enfeksiyon hastalıklarına da yol açabiliyor.
Keneler, insan ve hayvanların kanıyla beslenen parazit canlılardır. Özellikle ilkbahar sonundan sonbahara kadar oldukça aktiftirler.
Türkiye’de en çok korkulan hastalık ise Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA)‘dır. Bu hastalık, virüsü taşıyan kenelerin tutunmasıyla bulaşabilir ve erken tedavi edilmediğinde hayati risk oluşturabilir.
Kene tutunduktan sonra şu belirtiler görülebilir:
Bu belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Uzmanların ortak önerileri şunlardır:
Sivrisinekler çoğu zaman yalnızca kaşıntıya neden olsa da bazı bölgelerde çeşitli virüsleri taşıyabilirler. Özellikle çocuklar ve alerjik bünyeye sahip kişilerde ciddi reaksiyonlar gelişebilir.
Kaşımak enfeksiyon riskini artırır. Isırılan bölgenin temiz tutulması önemlidir.
Çoğu kişi için birkaç saat süren ağrı ve şişlik oluştururken, bazı insanlarda ani gelişen ağır alerjik reaksiyon (anafilaksi) görülebilir.
Şu belirtiler varsa acil yardım alınmalıdır:
Bu tablo acil müdahale gerektirir.

Türkiye’de bulunan örümceklerin büyük çoğunluğu ciddi tehlike oluşturmasa da bazı türlerin ısırıkları ağrı, şişlik ve enfeksiyona neden olabilir.
Ayrıca pire, tahta kurusu ve bazı akar türleri de yoğun kaşıntı ve cilt enfeksiyonlarına yol açabilir.
Korunma, tedaviden çok daha kolay ve etkilidir.
Alınabilecek basit önlemler:
Yaz aylarının tadını çıkarırken doğanın görünmeyen tehlikelerini de unutmamak gerekiyor. Kene ve böcek ısırıklarının büyük bölümü basit önlemlerle önlenebilir. Ancak ihmal edilen bir kene tutunması veya ciddi alerjik reaksiyon gelişen bir böcek sokması, zamanında müdahale edilmediğinde ağır sonuçlara neden olabilir.
Sağlık uzmanları, özellikle riskli bölgelerde yaşayan vatandaşların belirtileri yakından takip etmelerini ve şüpheli durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmalarını tavsiye ediyor.
Müslüman için sağlık, korunması gereken en büyük nimetlerden biridir. İslam, insanın kendisini tehlikeye atmasını değil; aklını kullanmasını, tedbir almasını ve sonra Allah’a tevekkül etmesini emreder.
Yüce Allah şöyle buyurur:
“Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın.”
(Bakara Suresi, 2/195)
Bir başka ayette ise:
“Allah size kolaylık ister, zorluk istemez.”
(Bakara Suresi, 2/185)
Peygamber Efendimiz (sav) de hastalıklar ve korunma konusunda ümmetini bilinçlendirmiş, sebeplere sarılmayı teşvik etmiştir. Bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:
“Ey Allah’ın kulları! Tedavi olunuz. Çünkü Allah, yaşlılık dışında her hastalık için bir deva yaratmıştır.”
(Ebû Dâvûd, Tıb 1; Tirmizî, Tıb 2)
Yine tevekkül anlayışını en güzel şekilde özetleyen hadislerden biri şöyledir:
“Önce deveni bağla, sonra Allah’a tevekkül et.”
(Tirmizî, Kıyâmet 60)
Dolayısıyla yaz aylarında kene ve böcek tehlikesine karşı gerekli önlemleri almak, koruyucu kıyafet giymek, çocuklarımızı kontrol etmek ve gerektiğinde sağlık kuruluşuna başvurmak; tevekküle aykırı değil, bilakis İslam’ın öğütlediği tedbir anlayışının bir gereğidir. Mümin, hem Rabbine güvenen hem de üzerine düşen sorumluluğu yerine getiren kişidir.
İSLAMİ HABER “MİRAT”