Yüceltilerek Misyonu Terk Edilen Rasulullah (a.s.) 1

Allah’a hamd, elçisi Muhammed (a.s.)’ e ve O’nun izinden gidenlere salat ve selam olsun.

Yüzyıllardır insanlar sevdiği, saydığı, yücelttiği kimseleri veya sevmediği halde bu kişileri yüceltmek maksadıyla birtakım unvanlarla/ sıfatlarla anarlar/ seslenirler. Âlemlere rahmet ve bizim için çok güzel bir örnek olan ResulullahMuhammed (a.s.) için de, ‘Habibullah’ (Allah’ın Sevgilisi), Seyyidus sakaleyn: iki dünyanın efendisi’, ‘Kâinatın Seyyidi/ Efendisi’, ‘Peygamberlerin Efendisi’, ‘Güllerin Efendisi’, ‘Efendimiz’ gibi ifadeler kullanmışlardır.

Allah resulü yaşarken de insanlar O’nun için birtakım yüceltici/ ululaştırıcı ifadeler kullanmışlar. Peki, kendisi bu duruma nasıl bir tepki vermiştir? Ayet ve hadislerde bu durum çok açık bir şekilde açıklanmıştır. Ancak maalesef halkın çoğu bilinçten ve okumaktan uzak bir hayat sürmek istedikleri için taklit yolunu seçmiş ve babalarından gördüklerini uygulamış, alışkanlıklarından vazgeçmemişlerdir.

Rabbimiz bir ayette, ataların izinden bilinçsizce gidilmesini kınamıştır. Ama onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun!” denildiğinde bazıları: “Hayır, biz (yalnız) atalarımızdan gördüğümüz (inanç ve eylemler)e uyarız!” diye cevap verirler. Ya ataları akıllarını hiç kullanmamış ve hidayetten nasip almamış iseler?(2/ Bakara 170)

Yine Rabbimiz insanları amel etmeden evvel inanmaları gereken şeylere bilinçli iman etmelerini istemiş, akıllarını kullanmalarını, düşünmelerini ve bilinçli bir eylem olan zikir ile tatmin olmalarını istemiştir.[1]

Hz. Muhammed’i aşırı övüp ululaştırma karşımıza bazı uydurma rivayetlerle de desteklenen (Nur-i Muhammedi/ Hakikat-i Muhammediyye) inancı  olarak çıkmaktadır. Bu konuyu bir eserinde işleyen yazar İbrahim Sarmış konunun önemini ortaya koymaktadır. “Allah’ın nurundan yaratılan ilk şeyin Muhammed’in Nuru olduğu ve bütün varlıkların onun nurundan yaratıldığı (Nur-i Muhammedi/Hakikat-i Muhammediyye) inancından ve bütün peygamberlerin peygamberliklerini ondan aldıkları, bütün alemlerin onun hatırı için yaratıldığı, Adem çamur halinde olup henüz insan şeklini almadan Muhammed’in Peygamber olduğu, cennette yemesi yasaklanan ağaçtan yeme günahının bağışlanması için Muhammed’in yüzü suyu hürmetine Allah’tan bağışlanma dilediği ve günahının bu yüzden bağışlandığı, Muhammed adını nereden bildiğini soran Allah’a “gök kubbesinde Allah adının yanında onun adının yazılı olduğunu gördüğünü söylediği” inancından tutun da, Hz. Peygamber’in kullandığı eşyanın, tükürük ve dışkısının kutsallaştırılmasına kadar Resulullah konusunda İslam kültüründe meydana gelen abartma ve insan niteliklerinin üstüne çıkarma çabalarının ne büyük boyutlara ulaştığını insan görünce, bu uyarının ne kadar önemli ve gerekli olduğunu daha iyi anlıyor.

Ne yazık ki bazı Müslümanlar, Kur’an’ın bu nüansını sanki kavramamış ve anlamamış gibi Hz. Muhammed’i abartarak övme yarışına girmiş ve hem ayetlerin ve hadislerin söylediği, hem akıl ve mantığın kabul ettiği konumun üstüne çıkarmışlardır. Yine ne yazık ki onu beşer üstü konuma çıkarma yarışı bütün hızıyla günümüzde de sürmekte ve bizim gibi bir insan kimliğinden çıkarıp efsaneleştirmek için bazı kişiler ve çevreler fırsat kollar gibi davranmaktadır. Onun için Hz. Muhammed’i severken bid’at çıkarmamak gerektiğini anlatan Abdurrauf Muhammed Osman, kitabına “Mehabbetu’r-Rasul Beyne’l-İttiba’ ve’l-İbtida’ (Uymak ile Bid’at Çıkarmak Arasında Peygamber Sevgisi)  adını koyarak bu çizgiyi belirtmeye çalışmış, onu sevenlerin aşırı yüceltme ve abartmalarla bid’atlara nasıl daldıklarını örneklerle anlatmıştır.” [2]

Peygamberimiz, “Ben Abdullah’ın oğlu Muhammed’imAllah’ın kulu ve resulüyümAllah’a yemin ederim ki O’nun verdiği makamın üstüne beni çıkarmanızı sevmiyorum” (Ahmed bHanbel, Müsned, 1/153, 24) derken adeta şu ayeti tefsir etmektedir“Muhammed yalnızca bir elçidir; ondan önce de (başka) elçiler gelip geçtiler: Öyleyse, o ölür yahut öldürülürse, topuklarınız üzerinde gerisin geri mi döneceksiniz? Ama, topukları üzerinde gerisin geri dönen kişi hiçbir şekilde Allah’a zarar veremez. -halbuki Allah, (Kendisine) şükreden herkesin karşılığını verecektir.” (3/ Al-i İmran 144).


Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi

Recent Posts

  • Gündem

Hüseyin Bozkurt, İmamoğlu, Benden 8 Milyon Dolar Rüşvet Aldı

İmamoğlu Davasında 8 Milyon Dolarlık Rüşvet Beyanı Medicana Hastaneleri'nin Sahibi ''Hüseyin Bozkurt'' Ekrem İmamoğlu, Benden…

2 saat ago
  • Genel

İsrail Basınında MIZRAK Alarmı!

İsrail Basınında MIZRAK Alarmı: "Türkiye Doğrudan Vuruş Menziline Aldı" Tel Aviv merkezli analiz platformu Nziv,…

3 saat ago
  • Avrupa

Brüksel’in Türkiye Düşmanlığı

Yunanistan Sürükledi, AB Yine Arkadan Vurdu: Brüksel’in Türkiye Düşmanlığı Bitiş Çizgisini Aştı! Türkiye ile Libya…

3 saat ago
  • Genel

Bedir Mutabakatı İmzalandı

Dört İslam Ülkesinden Güç Birliği: Bedir Mutabakatı İmzalandı Türkiye, Endonezya, Katar ve Pakistan, savunmada iş…

4 saat ago
  • Gündem

Kapitalizmin Mabetleri: İbadetimiz Alışveriş, Kıblemiz Vitrin mi?

Kapitalizmin Mabetleri: İbadetimiz Alışveriş, Kıblemiz Vitrin mi? İnsanlık tarih boyunca kutsal mekânlar inşa etti. Kimi…

4 saat ago
  • Genel

FRANSA’DA OLANLAR NEYİN NESİ?

FRANSA’DA OLANLAR NEYİN NESİ? Bir zamanlar Avrupa’nın en müreffeh ülkelerinden biri olarak gösterilen Fransa’da halk…

5 saat ago