Makale

ZORBA OLAN KİM? ÇOCUK MU, YETİŞKİN Mİ?

Tüm eğitim modelleri ve psikoloji, insana olumlamayı öğütler. Yani olumsuz cümleler yerine olumlu ifadeler kullanmayı…

“Koşma düşersin” yerine “Daha yavaş koşmalısın” dersek, çocuk beyni bunu yasak değil, yönlendirme olarak algılar. Bu öğreti gerçekten değerlidir.

Ama bu kez bir konuda olumlama yapamayacağım.

Geçenlerde bir uzman, “Akran zorbalığı yerine akran nezaketi diyelim” dedi. Düşünce güzel; nezaketi öncelemek hepimizin ortak arzusu.
Ama gelin görün ki, artık “zorbalık” kelimesi bile yaşananları tarif etmeye yetmiyor.

Geçen hafta Çanakkale’de bir çocuk, arkadaşının ayağına yanlışlıkla bastığı için darp edildi. Yere düşüp başını çarptı ve kalbi durdu.
Bu, sadece haber olan bir örnek… Oysa görünmeyen nice olay yaşanıyor.
Araştırmalar, son dört yılda Türkiye’de akran zorbalığının iki katına çıktığını gösteriyor.

Ben bunu şöyle yorumluyorum: “Aileler, çocuk yetiştirme konusunda giderek yetersiz kalıyor. Eğitim, bilgisayar oyunları ve dizilerle ele geçirilmiş durumda.”
Çünkü zorbalık, tek bir sebep ile açıklanamayacak kadar katmanlı bir problem..

Zorbalığa Uğrayan Çocuğun Sessizliği

Zorbalığa uğrayan bir çocuk için ilk adım, yaşadığı durumu ailesiyle paylaşabilmesidir.
Ama çoğu çocuk bunu yapmıyor. Çünkü ailesinin onu dinlemeyeceğini, anlamayacağını veya suçlayacağını düşünüyor.
Bazıları, yaşananları “hak ettiğini” bile sanıyor.

Bu yüzden ebeveynle kurulan güven ilişkisi hayati önemde.
Çocuk, “Annem babam beni dinler, yanımda olur” diyebilmeli. Ancak o zaman yardım isteyebilir.

Yusuf’un Hikayesi

Oğlum Yusuf, yan sınıftaki bir arkadaşından şikâyetçiydi. Adını değiştireyim, ona Ahmet diyelim.

Ahmet, teneffüslerde bir bahane bulup Yusuf’a vuruyormuş.
İlk olayda nedenini sorduğumda oğlum, “Hiçbir sebep yok anne, zaten arkadaş bile değiliz” dedi.

Durumu öğretmenine anlatmış, öğretmen de iki çocukla konuşmuş. Ama olay tekrarlandı.

Bir gün Yusuf eve geldiğinde öfkeliydi: “Anne, beni yere düşürdü, sonra da yüzüme yumruk attı.”
Bu kez ben devreye girdim. Çünkü olay üçüncü kez yaşanmıştı.

Oğluma, “her sorunda annem halletsin” diye düşünen değil, “bunu ben çözebilirim ama gerekirse anneme danışırım” diyen bir çocuk olmayı öğretmeye çalışıyorum.
Ve gerçekten de öyle davrandı. Dayakla karşılık vermedi, elleriyle kendini korudu ve öğretmenine durumu bildirdi.

Yusuf bu olaydan psikolojik olarak etkilenmedi; ama başka bir çocuk etkilenebilirdi.
Ebeveynin görevi, çocuğuna kendini “kurban” gibi hissettirmemektir.
Zorbalığa uğrayan çocuğa, “Bu senin zayıflığınla değil, zorbalık yapanın iç dünyasıyla ilgilidir” mesajı verilmelidir.

Peki Ya Zorbalık Yapan Çocuk?

Öğretmenler, Ahmet’in sınıfta da benzer davranışlar sergilediğini söylediler.
Bir çocuk neden zorbalık yapar?

Geçen yıl okul gösterisinde Ahmet’in babasını görmüştüm.
Oğluna seslenmek için sürekli ayağa kalkıyor, çevreyi rahatsız ediyordu. Kimse bir şey demedi ama herkes rahatsızdı.

O an düşündüm: Ahmet, saygıyı öğrenememiş olabilir.
Belki de duygularını ifade etmeyi hiç öğrenmedi. Üstelik Ahmet çok minik bir çocuktu. Yaşıtlarının yarısı kadar.
Belki de bu yüzden kendini göstermek, güçlü hissetmek istiyordu.
Belki evde “sert davranınca alkışlanan” bir çocuktu.

Yani zorba görünen Ahmet değil, onu yetiştiren aileydi.
Çünkü çocuklar doğuştan zorba değildir. Zorbalık, çoğu zaman sevgi, ilgi ve sınır eksikliğinin bir yansımasıdır.

Zorbalığın Türleri

Zorbalık sadece fiziksel değildir. Özellikle kız çocuklarında duygusal ve sosyal zorbalık yaygındır.
Drexel Üniversitesi’nin araştırmasına göre başlıca türler şunlardır:

  • Takma ad takmak, alay etmek
  • Dedikodu ve dışlama
  • İtme, kakma
  • Tehdit etme
  • Zorla bir şeyi yaptırma

Her biri bir çocuğun kalbinde derin izler bırakabilir.

Ebeveynlere Düşenler

Bir çocuk zorbalığa uğrayabilir ya da zorba olabilir.
Her iki durumda da çözüm, sağlıklı iletişimdir.
Kendini ifade edemeyen, ihmal edilen veya yeterince dinlenmeyen çocuklar, bir şekilde “duyulmak” ister.
Bazen bu çaba, şiddet ve saldırganlıkla dışa vurulur.

Zorbalık yapan çocuk, aslında “ben buradayım” demek istiyordur.
Kurban olan çocuk ise “ben güçsüzüm” duygusuna kapılır.
Her iki çocuğun da en çok ihtiyaç duyduğu şey sevgidir — şartsız ama sınırları olan bir sevgi.

Sınır Koyamayan Öğretmen, Ceza Almayan Zorba

Akran zorbalığı, sadece çocuklar arasındaki bir çatışma değildir; yetişkinlerin tutumuyla büyüyen bir problemdir.
Bazı öğretmenler, zorbalığa tanık olduklarında müdahale etmekte tereddüt eder. Çünkü olayın büyümesinden çekinir veya aile baskısından endişe duyarlar.
Kimi zaman da okul yönetimleri “olay duyulmasın” diye üstünü kapatmayı tercih eder.

Ama bu sessizlik, zorbalığı besler.
Zorbalık yapan çocuk hiçbir yaptırımla karşılaşmadığında, davranışı pekişir.
Mağdur çocuk ise “adalet yok” duygusuyla yalnızlaşır.

Oysa çocuklar için en güçlü eğitim dili adalettir.
Bir davranışın doğru veya yanlış olduğunu en çok yetişkinin tutumundan öğrenirler.

Okul, sadece akademik başarının değil, ahlaki eğitimin de merkezidir.
Bir çocuk arkadaşına vurduğunda öğretmen “aman büyütmeyelim” derse, o çocuk “şiddet işe yarıyor” sonucunu çıkarır.
Aile ise “benim çocuğuma laf söylenemez” diyerek okula baskı kurarsa, öğretmen sınır koyma yetisini kaybeder.

Böylece sessizlik büyür, zorbalık normalleşir.
Ve biz en çok “nezaket”i unuturuz.

Bana göre “akran zorbalığı” dediğimiz şeyin kökünde, “ebeveyn zorbalığı” vardır.
Yani yetişkinlerin yanlışlarının çocukların davranışlarına yansıması…
Zorbalık, sadece çocukların değil, yetişkinlerin aynadaki yansımasıdır.

ŞEYMA DEMİRCAN NAMAZCI 

İSLAMİ HABER “MİRAT”  -YOUTUBE- 

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

Recent Posts

  • Dünya

Filipinlerde tropikal siklonlar ve muson yağmurları nedeniyle 12 kişi hayatını kaybetti

Filipinlerde tropikal siklonlar ve muson yağmurları nedeniyle 12 kişi hayatını kaybetti. Bu olay, bölgedeki iklim…

24 saniye ago
  • Dünya

Lübnan Cumhurbaşkanı Avn: ABD ve Türkiye ziyaretleri oldukça olumlu geçti

Lübnan Cumhurbaşkanı Avn: ABD ve Türkiye ziyaretleri hakkında son gelişmeler. Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, ABD ve…

29 saniye ago
  • Genel

MSB, Anafartalar Zaferinin 111. Yıl Dönümünde Atatürk ve Silah Arkadaşlarını Andı

Anafartalar Zaferinin 111inci yıl dönümü hakkında son gelişmeler. MSB, Anafartalar Zaferinin 111. yıl dönümünde Atatürk…

29 saniye ago
  • Dünya

Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi: Hürmüz Boğazında 3 Gemimiz Saldırıya Uğradı

Bu hafta Hürmüz Boğazı'nda Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi'ne ait 3 gemi saldırıya uğradı. Olay,…

29 saniye ago
  • Genel

Çukurova Uluslararası Havalimanı’nın iki yıllık yolcu sayısı 10 milyon 570 bini aştı

Çukurova Uluslararası Havalimanı yolcu sayısı hakkında son gelişmeler. Çukurova Uluslararası Havalimanı’nın yolcu sayısı iki yılda…

38 saniye ago
  • Dünya

İran: ABD ablukayı devam ettirirse Hürmüz Boğazı güvenli bir güzergah olmayacaktır

Hürmüz Boğazı güvenli hakkında son gelişmeler. İran, ABD'nin ablukayı sürdürmesi durumunda Hürmüz Boğazı'nın güvenli bir…

50 saniye ago