
Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan ayının manevi iklimini okullara taşımayı hedefleyen etkinlik kararı, malum çevreleri yine rahatsız etti. Eğitim-İş sendikası, Müslüman bir toplumun en temel değerlerinden biri olan Ramazan ayı etkinliklerine katılmama kararı alarak, toplumun dini değerleriyle olan kopukluğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Eğitim-İş tarafından yayımlanan resmi yazıda, okullarda Ramazan ayı boyunca yapılması planlanan dini ve kültürel etkinliklerin “mevzuata aykırı” olduğu iddia edildi. Ancak kamuoyu bu bahaneyi yabancı bulmuyor. Ne zaman milletin inanç değerleri, gelenekleri ve bin yıllık kültürü eğitim sisteminde kendine yer bulsa; bu yapıların “Anayasa” ve “laiklik” söylemlerinin arkasına sığınarak maneviyata savaş açması dikkat çekiyor.
Eğitim sisteminin sadece teknik bilgiden ibaret olmadığını, aynı zamanda değerler eğitimini de kapsaması gerektiğini savunan veliler ve sivil toplum kuruluşları, sendikanın bu tavrına sert tepki gösterdi. Yapılan yorumlarda şu sorular öne çıkıyor:
Eğitim-İş’in bu kararı, sendikacılık faaliyetinden ziyade, toplumun büyük bir kesiminin hassasiyetlerine karşı takınılan ideolojik bir tavır olarak değerlendiriliyor. Ramazan gibi birleştirici bir unsuru “eylem” konusu yapmak, toplumsal barışa ve kültürel mirasa vurulan bir darbe niteliği taşıyor.
Editör Notu: Eğitim, sadece kitaplardaki bilgilerden ibaret değildir. Kendi kültürüne, inancına ve tarihine yabancılaştırılan nesillerin geleceği karanlıktır. Ramazan ayının bereketini ve ruhunu okullardan uzak tutmaya çalışmak, bu toprakların ruhuna aykırı bir yaklaşımdır.