islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,8551
EURO
55,7047
ALTIN
6.693,66
BIST
12.951,28
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Az Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
22°C
Cumartesi Az Bulutlu
24°C
Pazar Hafif Yağmurlu
22°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
21°C

20 Müslüman Ülke Kudüs İçin Toplandı… Peki Sonuç Değişecek mi?

20 Müslüman Ülke Kudüs İçin Toplandı… Peki Sonuç Değişecek mi?
A+
A-

20 Müslüman Ülke Kudüs İçin Toplandı… Peki Sonuç Değişecek mi?

Amman Bildirisi, İslam Dünyasının Vicdanını mı Temsil Ediyor, Yoksa Diplomatik Bir Rutin mi?

İşgal altındaki Kudüs ve Mescid-i Aksa‘nın geleceği, Gazze‘de aylardır süren katliamların gölgesinde yeniden uluslararası gündeme taşındı. Ürdün’ün başkenti Amman’da düzenlenen toplantıda çok sayıda Müslüman ülkenin dışişleri bakanları ve temsilcileri bir araya gelerek İsrail’in Kudüs politikalarını kınayan ortak bir bildiri yayımladı. Bildiride Mescid-i Aksa’nın tarihi ve hukuki statüsünün korunması gerektiği vurgulanırken, İsrail’in tek taraflı uygulamalarının uluslararası hukuka aykırı olduğu ifade edildi.

Ancak burada sorulması gereken asıl soru şudur:

Bu toplantı Kudüs için yeni bir dönemin başlangıcı mı, yoksa yıllardır tekrar edilen diplomatik açıklamalardan biri mi?

Gazze Yanarken Toplanan Zirve

İsrail, yalnızca Gazze‘de değil, Batı Şeria ve Doğu Kudüs‘te de fiilî durumu değiştirmeye yönelik adımlarını sürdürüyor.

Mescid-i Aksa’ya yönelik baskınlar, fanatik Yahudi grupların provokasyonları, yerleşim faaliyetlerinin hızlandırılması ve Filistinlilerin zorla yerlerinden edilmesi artık münferit olaylar olmaktan çıktı; sistematik bir devlet politikası hâline geldi.

İşte Amman’daki toplantı tam da bu süreçte gerçekleştirildi.

Ortak bildiride;

  • Kudüs‘ün hukuki statüsünün korunması,
  • Harem-i Şerif’in mevcut tarihî statüsüne saygı duyulması,
  • İsrail‘in tek taraflı uygulamalarının reddedilmesi,
  • Filistin devletinin tanınması çağrıları öne çıktı.

Bildiriler Güçlü Ama Caydırıcılık Nerede?

İslam dünyası son otuz yılda Kudüs konusunda onlarca ortak bildiri yayımladı.

İslam İşbirliği Teşkilatı…

Arap Birliği…

Birleşmiş Milletler…

Olağanüstü zirveler…

Acil toplantılar…

Sonuç ise değişmedi.

İsrail sahadaki uygulamalarını sürdürdü.

Bu nedenle bugün mesele yalnızca “kınama” meselesi değildir.

Asıl mesele, bu açıklamaların arkasında siyasi, ekonomik ve diplomatik yaptırım iradesinin bulunup bulunmadığıdır.

Kudüs’ü Sadece Sözle Savunmak Yeterli mi?

Bugün İsrail’e karşı en etkili baskı araçları;

  • ekonomik yaptırımlar,
  • diplomatik ilişkilerin gözden geçirilmesi,
  • askeri ve ticari iş birliklerinin sınırlandırılması,
  • uluslararası mahkemelerde ortak hukuki mücadele,
  • Filistin’in devlet olarak tanınmasının yaygınlaştırılmasıdır.

Ancak Müslüman ülkelerin büyük bölümü hâlâ İsrail ile ticaretini sürdürmekte, diplomatik ilişkilerini devam ettirmekte ve birçok alanda normalleşme politikalarını korumaktadır.

Bu tablo ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor:

Söz ile fiil arasındaki mesafe neden hâlâ bu kadar büyük?

Kudüs Bütün Ümmetin Meselesidir

Kudüs yalnızca Filistinlilerin toprağı değildir.

Mescid-i Aksa yalnızca Filistin halkının mabedi değildir.

Kur’an-ı Kerim‘de etrafı mübarek kılındığı bildirilen bu belde, bütün Müslümanların ortak emanetidir.

Bu sebeple Kudüs meselesi yalnızca dış politika başlığı olarak değerlendirilemez.

Bu aynı zamanda ümmet bilincinin, ortak hareket kabiliyetinin ve siyasi iradenin de imtihanıdır.

Sonuç

Amman toplantısı, Kudüs meselesinin unutulmadığını göstermesi bakımından önemlidir.

Ancak tarihe bakıldığında, bildirilerin tek başına işgali durdurmaya yetmediği açıktır.

Eğer bu toplantının ardından somut ekonomik, diplomatik ve hukuki adımlar gelmezse, yayımlanan ortak bildiri de geçmişteki benzer açıklamalar arasında yerini alacaktır.

Kudüs‘ün geleceğini belirleyecek olan yalnızca yapılan açıklamalar değil; o açıklamaların arkasında duracak ortak irade ve kararlılıktır.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.