islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,4002
EURO
53,3613
ALTIN
6.853,66
BIST
14.973,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

Vahiy Penceresi: Adaletin İlkesi ve Zulme Karşı Durmak

Vahiy Penceresi: Adaletin İlkesi ve Zulme Karşı Durmak
15/02/2025 11:40
A+
A-

Vahiy Penceresi: Adaletin İlkesi ve Zulme Karşı Durmak

“Şüphesiz Allah, adaleti, ihsanı ve yakınlara vermeyi emreder. Fahşayı (çirkin işleri), münkeri (kötülüğü) ve bağyı (haddi aşmayı, zulmü) yasaklar. Düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”
(en-Nahl, 16:90)

Bu ayet, İslam’ın toplumsal düzeni inşa eden en temel ilkelerinden birini ortaya koymaktadır: Adaletin tesisi ve zulmün reddi. Klasik tefsirlerde, bu ayetin yalnızca bireysel ahlakı değil, aynı zamanda devlet yönetimini, hukuk sistemini ve toplumun bütün kesimlerini ilgilendiren bir ilke olduğu belirtilir.

Tefsirler Ne Söylüyor?

İbn Kesîr, bu ayetin Allah’ın en üstün emirlerinden biri olduğunu vurgulayarak, adaletin her toplumun temel taşı olduğunu belirtir. Adalet, yalnızca hukuki anlamda değil, insan ilişkilerinde, yönetimde ve ekonomik düzenin işleyişinde de belirleyicidir. Fahşanın, münkerin ve bağyın yasaklanması ise, toplumun huzurunu bozan her türlü eylemin reddedilmesini içerir.

Kurtubî, bu ayetin Hz. Ömer (r.a.) döneminde Cuma hutbelerinde okunmasının yaygın olduğunu belirtir. Bu, ayetin İslam toplumunun yöneticilerinden bireylerine kadar herkese sorumluluk yüklediğini göstermektedir.

Günümüzde Ayetin Işığında Filistin Meselesi

Günümüzde bu ilkenin ihlaline en büyük örneklerden biri Filistin’deki zulümdür. İsrail’in Filistin halkına karşı uyguladığı şiddet, işgal, yıkım ve insan hakları ihlalleri, bağy (haddi aşma, zulüm) kavramına doğrudan karşılık gelmektedir.

Dünya bu zulme sessiz kalırken, İslam ümmeti için bu ayet, bir uyarı niteliğindedir. Adaletin tesisi, zalime karşı durmayı ve mazlumun yanında olmayı gerektirir. Filistin’de her gün yaşanan haksızlık, bu ayetin tekrar tekrar hatırlanmasını zorunlu kılmaktadır.

Sonuç: Ayetin Bize Verdiği Mesaj

  • Adalet, bireysel değil toplumsal bir sorumluluktur.
  • Zulmün her çeşidine karşı durmak imanî bir vazifedir.
  • Müslümanlar olarak sadece bireysel ahlaki sorumluluklarımız değil, dünya üzerindeki adaletsizliklere karşı durma yükümlülüğümüz de vardır.
  • Filistin gibi zulme uğrayan coğrafyalarda, hakkı haykırmak ve destek olmak, Allah’ın emrettiği adaletin bir gereğidir.

Bu ayet, sadece bir öğüt değil, Müslümanlar için bir yol haritasıdır. Adaletin hâkim olduğu bir dünya için, mazlumun yanında yer almak en büyük sorumluluğumuzdur.

MİRATHABER.COM  -YOUTUBE- 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.