islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,1849
EURO
53,0440
ALTIN
6.714,35
BIST
14.443,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
11°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Hafif Yağmurlu
12°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
15°C

İKRAM MI GÜVENLİK Mİ?

İKRAM MI GÜVENLİK Mİ?
A+
A-

Kandil günü oğlumla birlikte işlek bir caddede hızlıca yürürken bir beyefendi heyecanla, “İşte bir çocuk” diyerek bizi durdurdu. “Ne oldu?” dedim. “Bu gün kandil ya, çocuk sevindirmek istedik” diyerek oğluma güzel bir çikolata ikram etti. İçim sıcacık oldu. O an oğlumun mimiklerimi kontrol ettiğini ve henüz ikramı kabul etmediğini farkederek, “Allah kabul etsin, çok teşekkür ederiz” dedim gülümseyerek. Bunun üzerine Yusuf ikramı kabul etti. Yürüyüş boyunca ikramın nedeni üzerine konuştuk. Yusuf sorguladı, ben anlattım. Anlatırken bir yandan da düşündüm. Çocuklara ikram sünnettir, paylaşmak güzeldir, verilen ikramı kabul edebilirsin ve sende çokça ikramda bulunabilirsin mi demeli, yoksa tanımadığın insanlarla konuşma, ikramlarını kabul etme mi demeli?

Bu konuda ne diyeceğini bilemeyen, arada kalan ebeveynler var mıdır diye düşünerek yaşadığımı sosyal medya hesabımdan paylaştım. O kadar çok mesaj, o kadar çok soru geldi ki, bu konuda yol göstermek, bir bakış açısı sunmak üzerime vebal oldu.

İyi ya da kötü…

Bir sene ard arda çocuk kaçırılması haberlerini izlemiştik. Öğretmenlik yaptığım o yıllarda velilerim endişelerini dile getiriyor, okul gezisinden bile çekiniyorlardı. O bahar, küçük öğrencim Vera bana, “Öğretmenim, parka gitmemeliyiz, değil mi? Yoksa çingeneler bizi kaçırır” demişti. İçim burkulmuştu. Küçücük bir kalbi bu kadar korku ve güvensizlikle doldurmak hiç adil ve doğru gelmemişti bana.

Biz ebeveynler, çocuğumuza bir bilgiyi vermek için o konu hakkında uzun uzun konuşmak zorunda hissediyoruz kendimizi. Kötüye kötü, iyiye iyi diyerek, hangi durumda ne yapmaları gerektiğini anlatarak nasihatlar veriyoruz. Oysa çocuklar, anlattıklarımızdan çok, davranışlarımızdan öğrenirler. Söylediklerimizi değil, yaptıklarımızı yaparlar.

İşte bu tam da böyle bir konu. Ne diyeceğimizi bilemediğimiz ama davranışlarımızla çok şey söylediğimiz bir konu.

Ne mi söylüyoruz?

Eğer biz parka inerken, çocuğum acıkırsa diye yanımıza bir poğaça almak yerine, acıkan başka çocuklara da ikram etmek için fazla poğaça alıyorsak, gün geliyor komşularımıza ikramlar gönderebiliyorsak, tanımadığımız ama zor durumda kalmış biri gördüğümüzde yardım edebiliyorsak, eve gelen ustaya çay alır mısınız diye gönülden sorabiliyorsak, çocuğumuza ikramın güzelliğini, tanımadığımız insanlara da ikram sunulabileceğini ve bunun adabını en güzel örnekleriyle anlatmış oluruz.

Çünkü çocuklar, tahmin ettiğimizden çok daha fazla gözlem yeteneğine sahiptirler. Ve yine çocuklar, bazı mekanlarda “Burası bize göre değil” diyerek oturmak istemeyişimizden, “O sokak tekin değil” deyip yol değiştirmemizden, bazı insanlara mesafeli duruşumuzdan, bazı yerler ve yiyecekler için “Burada yenmez, bunlar yenmez” deyişimizden, mahremiyetimize özen göstermemizden hangi durumlarda kimlere karşı temkinli olması, sınır koyması gerektiğini öğrenir.

Yani bize düşen, her konuda olduğu gibi doğru rol model olabilmek ve bol bol dua etmektir.

Su satan çocuk

Trafik sıkışınca, on yaşlarında bir çocuk, arabamın camına vurarak, “Abla, okul harçlığım için satıyorum, alır mısın?” dedi, biraz da ısrarla tekrar ederek.

“Hayır” dedim, almadım. Oğlum şaşkın ve çok bilmiş halde, “Anne, hani yardım etmek iyiydi, neden yardım etmedin, su almadın?” dedi.

“Çünkü, bu çocuk trafiğin ortasında arabaların arasında dolaşarak hata yapıyor, bu yanlış. Hem satmak istediği şey konusunda ısrarcı davranıyor, yani zorluyor. Bu da doğru değil. Ama en önemlisi, ona bu işi yaptıran bir yetişkin var. Ve biz, su alıp onu desteklediğimiz sürece, o büyüğü bu çocuğu çalıştırmaya devam edecek. Farkında olarak ya da olmayarak, desteklediğimiz her şeyden sorumluyuz.” dedim. Beni anladı.

ŞEYMA DEMİRCAN NAMAZCI 

MİRATHABER.COM  -YOUTUBE- 

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇN BURAYA TIKLAYINIZ 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.