islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
14°C
İstanbul
14°C
Çok Bulutlu
Cumartesi Çok Bulutlu
16°C
Pazar Az Bulutlu
16°C
Pazartesi Az Bulutlu
18°C
Salı Az Bulutlu
19°C

AHLAKI YAŞAMAK VE YAŞATMAK

AHLAKI YAŞAMAK VE YAŞATMAK
17/03/2025 11:30
A+
A-

AHLAKI YAŞAMIK VE YAŞATMAK

Ahlak, özellikle günümüzde pek itibar edilmeyen bir uygulama ve kavram olarak  açıklanabilir. Fakat, hayatımızı incelediğimizde, ahlakın bütün iş ve ilişkilerimizde rolü olan en önemli yaşama sistemi olduğunu anlayabiliriz.

Ahlakın felsefesi:

Ahlakın niçin ve neden benimsendiğini düşünmek ve anlamaya çalışmak, ahlakın felsefesidir. Tabi, bu  durum; “değerler felsefesi”nin akıl ile birlikte neden hareket etmesi gerektiğini açıklamak ve onu şuurlu bir şekilde benimsemek açısından önemlidir. Yoksa, hayat ve hadiseleri değerlendiren felsefi bakış ve kavrayış değildir. Bu konu, İslam düşünce sisteminde felsefenin “hikmet” alanında incelenen bir konudur.

 Ahlak, sosyal hayatımızda nasıl davranmamız ve hareket etmemizi içine alan ve davranışları belirleyen bir sistemdir. İslam toplumlarında ahlak, din ile bağlantılı  ve ondan ayrılmayan bir nitelik taşımaktadır. Fakat, diğer hayat anlayışları ve felsefelerde ahlak, büyük ölçüde akıl ile açıklanmaya çalışılır veya kaynağı olmayan geleneksel görüşler ile benimsenir.

Günümüz dünyası, büyük bir ahlak çöküntüsü içindedir. Bunu açıkça görebilmek için, insanlar arası ilişkilerin samimiyetsiz ve yetersiz olmasından tutunuz, yardımlaşma ve dayanışma duygusunun azlığına ve giderek, insanın insanı sömürmek için çabaladığı iktisadi ve siyasi mücadelelere kadar bakabiliriz.

Bütün bunlar, insanların yaşadığı dünyanın bir kaos ve çatışma ortamına kadar gitmesine yol açmış; ahlakın eksikliği, fertten topluma, hükümetlerden  devletlere kadar genişleyen bir aldatma, saldırganlık ve zulüm noktasına varmıştır.

Ahlakı Yaşamak:

Bugün kiminle konuşsak, ahlaki yetersizlikten ve dejenerasyondan bahsetmektedir. Özellikle de, herkes çevresindeki kişilerin ahlaki bozukluğundan ve insanların kabalığından ve duyarsızlığından şikayet etmektedir. Fakat, bu kişilerin çoğunluğunun da ahlak konusunda yeterli çaba ve dikkati göstermediği de bir gerçektir

Çünkü ahlak, bir bakıma müsbet ve menfi manada taklit edilen bir özelliktir. İnsanlar, iyi insanların içinde iyi yönde, kötü ve problemli insanların içinde ise, kötü yönde bir tavır alma eğilimindedir. Bu yüzden, ahlakı yaşatmak için; ahlakı yaşamak gerekiyor…

Büyük sosyal bilimcimiz İbn Haldun, çocukların eğitimi konusunda şu güzel değerlendirmeye yapar: “Çocuklarınızı iyi eğitmek için çaba göstermeyin. Onlara iyi örnek olun, onlar sizin tutumlarınızı benimseyecek ve iyi davranışlar gösterecektir.”

Evet, ben de aynı kanaatteyim. Bizler, yeteri kadar ahlakı benimseyip, ahlaki yönden iyi örnekler ortaya koyamadığımız için, çevremizde kötü örnekler çoğalmakta; insanlar da bu kötü örnekleri benimsemeye ve hakikatin bunlardan ibaret olduğunu sanmaktadırlar.

Şu anda dünyanın en önemli meselesinin ahlakın eksikliği olduğunu söylemek istiyorum. Çünkü, insan; ahlaki bir şuur ve anlayış içinde olduğunda; olumsuz tutum ve davranışlardan peşinen uzak kalabilmiş oluyor. Bununla da yetinmiyor; başkalarını da olumlu bir şekilde etkiliyor ve iyiye doğru yönlendiriyor.

Sonuç olarak, dinimizin de öngördüğü ahlakı yaşama ve yaşatma hedefini hakkıyla yerine getirdiğimiz zaman, birçok problemin kendiliğinden hallolmaya başladığını görebileceğiz.  Peygamberimizin, “Güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” demesi, boşuna söylenmiş bir cümle değildir. Çünkü her şey, ahlak ile asıl dengesine kavuşmakta ve insanın ruhen arınması ve davranışlarını kontrol edebilecek hale gelmesi, ahlaki değerler ile yaşama sonunda gerçekleşmektedir. Ramazan ayının ruhani atmosferinde, ahlakın önemini anlayabilecek olaylar içinde yaşıyoruz. Bu ortamlarda, tefekkür ederek, ahlakın dünyasına geçebilmek zorundayız.

Prof.Dr.Sami Şener

YAZARIMIZIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN BU LİNKİ ZİYARET EDİNİZ

MİRATYOUTUBE

MİRATHABER.COM

 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.