
Yale Üniversitesi, böbrek kanseri tedavisinde devrim yaratacak yeni bir kişiye özel kanser aşısı geliştirdi. Dokuz hastada yapılan deneyler sonucunda tümörlerin tamamen yok edildiği ve hastalığın geri dönüşünün engellendiği açıklandı. Bu aşı, her hastanın biyolojik özelliklerine göre tasarlanarak bağışıklık sistemini sadece kanser hücrelerine yönlendirdi. Üç yıl boyunca takip edilen hastalarda ciddi yan etkiler gözlemlenmedi.
Dailymail’e göre, Yale Kanser Merkezi ve Dana-Farber Kanser Enstitüsü tarafından geliştirilen aşı, cerrahi müdahale sonrasında kalan kanser hücrelerini hedef alarak sağlıklı dokuları korudu ve tümörleri yok etti. Aşı, her hastanın biyolojik özelliklerine özel olarak tasarlanarak bağışıklık sisteminin sadece tümöre özgü mutasyonları tanıyıp yok etmesini sağladı.
Böbrek Kanserine Karşı Yeni Bir Umut
Berrak hücreli renal hücreli karsinom (ccRCC) gibi ölümcül böbrek kanseri türlerine karşı geliştirilen bu aşı, kanserin geri dönüşünü tamamen engellemeyi başardı. Bağışıklık sistemi, kanserle ilişkili mutasyonların yüzde 65’ine kadarını tanıyıp tepki verdi ve ciddi yan etkiler göstermedi.
Devrim Yaratabilir
Yale Üniversitesi tarafından yürütülen bu önemli çalışma, kanser tedavisinde yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Aşının etkinliği şu an daha geniş kapsamlı testlerle doğrulanmaya devam ediyor. Eğer başarılı olursa, bu tedavi kanserle mücadelede devrim yaratacak bir adım olabilir.
Kişiye özel bağışıklık yanıtı geliştirildi
Çalışmanın başyazarı ve Yale Kanser Merkezi baş araştırmacısı Dr. David Braun, “Bu çalışmanın temel amacı, bağışıklık sistemini doğrudan tümöre özgü hedeflere yönlendirmekti” dedi. Bilim insanları, her kanser vakasının benzersiz olduğu gerçeğinden yola çıkarak hastaya özel bağışıklık tepkisi geliştiren bir aşı tasarladı.
Böbrek kanserinin en ölümcül türlerinden biri olan evre 3 ve 4 berrak hücreli renal hücreli karsinom (ccRCC), teşhis edilen hastaların yüzde 85-90’ını öldürüyor. Ancak bu deneysel aşı, hastalığın nüksetmesini önleme konusunda umut vaat ediyor. Kanser hastalarının yüzde 20 ila yüzde 50’sinde hastalık geri dönebilirken, aşı sayesinde çalışmadaki 9 hastanın hiçbirinde hastalık tekrar ortaya çıkmadı.
Bağışıklık sistemi, mutasyonların yüzde 65’ine kadarını tanıyıp tepki verdi. Faz 1 aşamasında aşı, hastalar tarafından ne kadar tolere edilebildiği ve güvenliği açısından test edildi. Çalışmaya katılan 9 hasta, toplamda 7 doz aşı aldı (ilk aşamada 5, hatırlatma aşamasında 2 doz). Dört hasta yalnızca aşı olurken, beş hasta düşük dozda bağışıklık tedavisi ilacı ipilimumab ile birlikte aşılandı.