islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,3990
EURO
53,3011
ALTIN
6.812,59
BIST
14.783,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Hafif Yağmurlu
22°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

Cinsel Mutluluk Görevleri 9

Cinsel Mutluluk Görevleri 9
05/03/2025 09:00
A+
A-

Cinsel Mutluluk Görevleri 9

Besmele Çekmek ve Şeytan’dan Allah’a Sığınmak

Kur’ân’ı okuduğun zaman, Allah’ın rahmetinden kovularak taşlanmaya mahkum edilmiş, Şeytan’ın kötülüğünden Allah’a sığın

Özel bölümünde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere İslâm Dîni helâl cinsel eylemleri ibâdet hayatının bir bölümü olarak sunmakta, cinsel hayat yoluyla da Allah’ın rızasına erişilebileceği şuûruna erdirmektedir.

İslâm, bununla da yetinmemekte, mü’minin cinsî münâsebete ibâdet duygusu içinde başlamasını da öğretmekte ve öğütlemektedir.

Bedenî doyum yanısıra rûhî tatmine erebilmesi için mü’mine öğretilen ve öğütlenen nedir?

Öğretilip öğütlenen önce besmele çekmesi, sonra da Şeytan’dan Allah’a sığınmasıdır. Daha sonra da Allah’ın Resûlü’nün yapılması gerekli (müekked) sünneti olduğu inancıyla, sevişmeye önem vermesidir.

Şimdi bunları sırasıyla açıklamaya çalışalım.

Cinsî Münâsebete Başlamadan Önce Besmele Çekmek

Cinsî münâsebet/cinsel ilişki, insan hayatında yer alan önemli bir olaydır.

Besmele çekmeksizin yapılan yani ibâdet olduğu şuûru/bilinciyle yapılmayan her iş, olması gerekene nazaran eksiktir.

Bu gerçeği Allah’ın Resûlü şöyle açıklar:

Bismillahirrahmanirrahim ile başlanmayan her önemli iş eksiktir.[1]

Cinsî münâsebet de önemli bir iş olduğu için, onun da besmele ile başlaması zarûrîdir. Eğer besmele ile başlanmazsa o, şehvet krizleri içerisinde bir boşalma olmaktan kurtulamaz, ahlâkî bir yücelik kazanamaz. Oysa kazanması lâzımdır. Çünkü Allah’ın Resûlü şöyle emir buyurmaktadır:

Cinsî münâsebette bulunduğun zaman besmele ile başla. Besmele ile başlarsan sevaplarını yazan vazîfeli melekler cünüblükten ğusül abdestini alıncaya kadar durmaksızın sana sevap yazarlar. Bu münasebetten bir çocuğun olursa, bu çocuğunun ve de bu çocuğundan olacak torunlarının nefesleri sayısınca sana sevap yazılıpverilir.[2]

(İlişki ile çocuğa talip ve sahip olmanın yıllar, hatta ömür boyu uğraşıya ve çileye talip olmak olduğu düşünülürse böylesi büyük bir sevaba ermenin sebebi anlaşılmış olur.)

Rûhî tatmine erebilmek için cinsî münâsebete besmele çekilerek başlanması öğretilip öğütlendiği gibi, Şeytan’dan Allah’a sığınılarak başlanması da öğütlenmektedir.

Şeytan’dan Allah’a Sığınmak

Cinsî münâsebetin kutsallaştırılarak rûhî tatmîne aracı kılınması için mükellef kılındığımız bir görev de ilişki öncesinde Allah’ın Resûlü’nün öğrettiği şekilde Şeytan’dan Allah’a sığınmaktır.[3]

Allah’ın emri ve O’nun Resûlü’nün sünneti üzere nikâhladığımız eşlerimizle cinsî münâsebete başlarken, Şeytan’dan Allah’a sığınmaya muhtaç mıyız?

Hiç şüphemiz olmasın ki buna muhtacız. Aşağıda açıklanacağı üzere, değil cinsî münâsebet gibi harama dönüştürülebilecek bir amelde, doğrudan ibâdet olan Kur’ân okumaya başlarken bile Şeytandan Allah’a sığınmaya muhtacız.

Muhtaç olduğumuz içindir ki Yüce Rabbimiz şöyle emir buyurmaktadır:

Kur’ân’ı okuduğun zaman, Allah’ın rahmetinden kovularak taşlanmaya mahkum edilmiş, Şeytan’ın kötülüğünden Allah’a sığın.

Kur’ân okurken uğranılabilecek şeytanî telkinlere, ibâdetlerin en kapsamlısı olan namazda da mâruz kalınabileceği için, Allah’ın Resûlü de şöyle buyurmuştur:

Namazınızı kılarken Şeytan’ın sizinle oynamasına sakın ha fırsat vermeyin. Sizden kim namaz kılar da, çift mi, tek mi kıldığını bilmezse, iki sehiv secdesi yapsın. Zira bu iki secde ile namazı tamamlanır.[4]

Salât ve selâm üzerine olsun‐ O, kişinin namazda sağa‐sola yönelmesini Şeytan’ın kişinin namazından aşırması olarak da vasıflandırmıştır.6

Kur’ân okumak ve namaz kılmak gibi iki büyük ibâdet sırasında şeytanî saptırmalara uğrayabilecek insanın cinsî münâsebet ortamı gibi helâlin yanında haramın da işlenebileceği bir ortamda, şeytanî telkinlere mâruz kalabileceği açık bir gerçektir.

Özel bölümlerinde açıklanacağı üzere kişinin âdet hali gören karısı ile cinsî münâsebette bulunması, eşine arka organından (anüs) temas etmesi ve ağzı cinsel organa dönüştürücü şekliyle ileri derecede oral ilişkiye girmesi haramdır. Eşin hazzını değil de, acısını artıracak sadizmî davranışlar da haramdır.

Ayaklanan şehvetin şeytanî saptırmalarla harama kanalize edilmesi ise pek mümkündür. Bu sebeble insan, cinsî münâsebete başlamadan önce Şeytan’dan Allah’a sığınmalı ki, onun vesvesesi ile ibâdet olabilecek bir işlem Allah’a isyanla sonuçlanmasın.

Şeytan’dan Allah’a sığınılması zarûretini böylece açıkladıktan sonra, nasıl sığınılacağını da Allah’ın Resûlü’nün bir hadîsi ile açıklayalım.

O, şöyle buyurur:

“Mü’minlerden biri karısı ile cinsî münâsebette bulunmak istediği zaman:”Bismillah, Allah’ım! Bizi Şeytan’dan, Şeytan’ı da bize vereceğin çocukdan uzaklaştır.” şeklinde duâ eder ve sonra onlara bu münâsebet sebebiyle bir çocuk verilirse, Şeytan o çocuğa ebediyen zarar veremez.”[5]

Allah’ın Resûlü’nün aynı konudaki bir diğer hadîslerinde “Şeytan o çocuğa ebediyen zarar veremez” cümlesi yerine, “Allah o çocuğa

Şeytan’ı saldırtmaz.” cümlesi geçmektedir.[6]

İslâm bilginleri, yukarıdaki hadîsde açıklanan şekliyle duâ ederek Allah’a sığınan kişinin hem kendisinin, hem de doğacak çocuğun

Şeytan’a karşı korunacağını beyan ederek, şu açıklamayı yapıyorlar:

a‐ Allah’ın Resûlü’nün açıkladığı üzere “İnsanoğluna Şeytan’ın

vesvesesi olduğu gibi Meleğin de ilhamı vardır.” Bu sebeble “Kalbde hissedilen hayır Melek’den, şer de Şeytan’dandır.[7]

Kişi cinsî münasebette bulunduğu zaman ona refâkat eden; sözleri, davranışları ve işlerini kayda ve filme alan melekler ondan ayrılırlar.[8] Kişinin kendisine özgü Şeytan’ı ise daha çok tesir etme imkânını bulur. Ancak öğretilen şekliyle duâ eden kişiye Şeytan’ı vesvese veremez.

b‐ Her bir ferde, onu saptırmakla görevli bir Şeytan yoldaş kılındığı gibi, doğacak çocuğa da bülûğ çağında bir Şeytan yoldaş kılınacaktır.[9] Şeytan’ının veya diğer Şeytan’ların çocuğa zarar veremeyeceği, Allah’ın Resûlü tarafından açıklanmışsa da, nasıl ve ne ölçüde zarar veremeyeceği açıklanmamıştır. Ancak İslâm bilginleri, birbirinden farklı şöylece yorumlar yapmaktadırlar:

Şeytan, besmelesiz ve duâsız çocuğa zarar verdiği ölçüde bu çocuğa zarar veremez.

Şeytan, îmandan saptırıp materyalizme düşüremez.

Şeytan, onu büyük günahlara sokamaz.

Şeytan, duâlı çocuğun bedenine zarar veremez.

Şeytan, işlediği günahlardan ötürü tövbesine engel olamaz.

Şeytan, bu çocuk üzerinde sürekli hâkimiyet kuramaz.[10]

Hiç şüphesiz bunlar, kesinlik ifade etmeyen, tartışılabilir hata

Kur’ân çizgisinde bazılarına itiraz edilebilir yorumlardır.

(Devam Edecek)

ALİ RIZA DEMİRCAN

MİRATHABER.COM

YOUTUBE

DİP NOTLAR

[1] el‐Camiüs‐Sağîr Küllü emrin… (2/92)

[2] Levâmiül‐Ukûl 4/627

[3] İslâm İlâhiyatında Şeytan:

Yüce Allah’ımızın sınırsız hikmeti gereği, insanlar yeryüzünde kulluk denemesine tâbi tutulmuş varlıklar olduğu için, onlar bir taraftan peygamberler ve mukaddes kitaplarla yönlendirilip meleklerin ilhamlarıyla aydınlatılmışlar, diğer taraftan da şeytanların telkinlerine açık tutulmuşlardır. Bütün insanlar tüm Şeytanların vesveselerine açık olduğu gibi, her bir insan üzerine salınmış özel bir Şeytan da var olduğu için, ilâhî emirler ve yasaklar izinde yaşayarak Şeytanlarla, Şeytanlaşmış fikir ve düzenlerle mücadele etmek, Müsmanların önemli bir vazifesidir. Burada Şeytanlarla ilgili bilinip inanılması gereken bazı hususları özetlemeye çalışacağız:

İnsanlar tarafından kafa gözü ve aslî hüviyetleri içerisinde görülemeyen varlıkların bir bölümünü de cinler ve cin asıllı Şeytanlar oluşturur.

Şeytanların varlığı, insanlara düşmanlığı, onlardan korunulması ve Allah’a sığınılması gereği Kur’ân‐ı Kerîm’le bildirilmiş ve Peygamberimiz’in hadîsleriyle açıklanmıştır. Bu sebeble Şeytanların mevcudiyetine ve insanlara şer aşılayıcı vesveselerine inanmakla mükellefiz.

İslâm inanç sisteminin her bir esasına inanmış olsa da, Şeytanların mevcudiyetine inanmayan kişi kâfir olur. Kâfir ise ebedî Cehennemliktir. Şeytanlar, cin asıllı olup ataları İblis’tir. İblis de Hz. Adem gibi nesillenmiştir. Şeytanlar vücûd gözeneklerinden girip çıkabilen ve zehirleyebilen bir tür ateşten (ışınlardan) yaratılmışlardır. Yerler, içerler ve ürerler. İnsanlara, onların görmediği yönlerden yaklaşarak telkinlerde bulunurlar.

Şeytanlar, Allah’ın takdiri olmaksızın zarar veremezler. Onlar yalnızca düşmanlık yapar, vesveseleriyle insanlara şer aşılamaya çalışırlar. Kur’an’ın açıklamasına göre Şeytanlar sapıttırarak, hülyalara düşürerek, Allah’ın yarattığı düzeni değiştirmeyi telkin ederek, dînin, bilimin ve olgun aklın çirkin bulduklarnı güzel gösterip emrederek, fakirlikten ve kendi dostları olan kâfirler ve isyankârlardan korkutarak… düşmanlıklarını yaparlar.

İnsanları Cehennem azabına düşürecek amellere yöneltebilen Şeytanlar, vesveselerini insanların beyin hücreleri üzerinde yaptıkları doğrudan fiziksel bir etki ile mi, yoksa uzaktan bilemediğimiz bir metodla mı vermektedirler, bunu bilmiyoruz. Materyalizme yöneltici ve ilâhî haramları işletici vesveseleri insanlara verebilirlerse de, Şeytanların bilgili, amelli ve ihlâslı mü’minler üzerinde yaptırıcı hâkimiyetleri yoktur.

4] Baş Şeytan İblîs, Rabbimizin Âdem’e saygı secdesine varılması emrine ‐topraktan yaratıldığı gerekçesiyle‐ karşı çıktığı için taşlanma cezasına çarptırılmıştır. Taşlanma cezası, her yıl hacda, insanların Allah’a gönderilmiş temsilcileri konumunda olan hacılar tarafından, Şeytan Sembolleri, toprak kökenli küçük taşlar atılarak yapılmaktadır. 6 Bak. Buhârî Salât Babül‐İltifati Fis‐Salâti.

[5] İ. Mâce Ter. ve Şerhi 5/360, S. Müslim Ter. ve Şerhi 7/319.

[6] İ. Mâce Nikâh 27 (Hn. 1919). Az farklı bir rivâyet için bak. Aynî 2/266.

[7] Tirmizî Tefsîril‐Kur’ân (Hn. 2991).

[8] Bak. Feyzül‐Kadîr 3/126 (Hn. 2911).

[9] M. S. Müslim Hn. 1805.

[10] Feyzül‐Kadîr 5/307, Aynî 2/266.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.