
Bismillahirrahmanirrahim
Bizlere verdiği nimetlerden bir kısmını bizden ödünç almayı dileyen yüce Rabbimize hamd ve senalar ederim.
Bir malı ödünç vermeyi sadaka olarak vermek gibi algılayan ve öğreten aziz Peygamberimiz Hz. Muhammed’e kalbi ihtiramlarımı arz ederim.
Bu sohbetimizde borç vermenin faziletini ve borç almanın sakıncalarını dile getirmeye çalışacağız.
Bu konu, güzel kulluk yapmak ve yaşam özgürlüğüne sahip çıkmak isteyen kişilerin bilmesi gereken mevzudur.
Malların gerçek sahibi Allah’tır celle celaluhu. Bizim mallardan yararlanma hakkımız vardır. Kul olarak Rabbimizin koyduğu ölçülere göre kazanacak, onun koyduğu ölçülere göre kullanacak ve de Rabbimizin koyduğu kurallara göre bölüşeceğiz. Kulluğumuz bunu gerektiriyor.
Sahip olduğumuz ve olmak istediğimiz malların meşru olarak kullanım yollarından biri de borç vermektir aziz kardeşlerim. Borç vermek, gerçekten, yüce dinimizde üzerinde ısrarla durulan ve yönlendirildiğimiz bir işlemdir.
Yüce Rabbimiz örneğin Bakara suresinin 245. ayetinde şöyle buyurur:
“Allah’a güzel bir borç veren kişilerin mükâfatını Allah çok çok katlayarak verir. Allah’tır rızıkları genişleten ve daraltan. Sizler O’nun huzuruna döndürülecek ve sorgulanacaksınız. “
Şanı büyük olan Rabbimiz, bu konuda bizlere sunulan ayet benzeri birçok emirler vermektedir. Yüce Peygamberimiz efendimiz de bizleri borç vermeye yönlendirmektedir. Mesela bir hadislerinde şöyle buyurur:
Bir parayı borç olarak vermek, onu sadaka olarak vermek gibidir; sadaka vermek gibi sevap sağlayıcıdır.
Aziz Peygamberimiz bizleri borç vermeye teşvik yolunda şöylece de yüreklendirmektedir:
“Allah’ın en çok sevdiği insan, insanlara en fazla fayda sağlayandır. Allah’ın en çok sevdiği ameller ise bir Müslümanı sevindirmen veya üzüntüsünü gidermen ya da ona borç vermen ve de borcunu ödemendir. “
Görülüyor ki borç verme bizi Rabbimizin rızasına yöneltecek ciddi bir ahiret yatırımıdır. İslam toplumunda Müslümanlar fert olarak borç vermeye yönelmeli, vakıflar ve dernekler gibi sivil örgütler de bu yolda çalışmalar yapmalıdırlar.
Burada ilave bir bilgi olarak sunayım:
İslam toplumunda yönetim mekanizmalarının bir görevi de vatandaşlara faizsiz borç vermektir. Borç verme bir taraftan Allah’ın rızasına götürürken diğer taraftan ekonomimize büyük canlılıklar kazandırır.
Gerçekçi bir inceleme yaptığımız zaman hakikaten şu gerçeği görüyoruz:
Bir toplumda zekât verecek, sosyal yardımlarda bulunacak insanlar az olduğu gibi sosyal yardım almaya muhtaç olan insanlar da azdır. Ama toplumların büyük çoğunluğu kendi yağıyla kavrulabilendir.
Tabii felaketler, nafaka ihtiyacı, konut gereksinimi, tedavi zorunluluğu ve geçici işsizlik gibi insanları borç alma konumuna düşüren olaylar her zaman karşılaşılabilecek türden olaylardır.
Eğer bu insanlar ihtiyaç duyduklarında borç alabilirlerse, borç verecek kişi ve kurumları bulabilirlerse, ihtiyaçlarını giderirler, böylece sosyal yardım almaksızın hayatlarını sürdürebilirler.
Bunun için borç verme son derece önemlidir. Ancak borç verilmeli ama alacağı borcu içki, kumar ve zina gibi haramları işleme yolunda kullanacak olan veya tatil ve eşya yenileme türü lüks ve israf harcamalarında bulunacak olan insanlara verilmemelidir. Çünkü onlara borç vermek, onların günahkâr olmasına ve toplum ahlâkının kayıp vermesine sebep olmak ve katkı vermektir. Dolayısıyla onlar haram ve israf harcamaları ile günahkâr olurken onlara borç veren insanlar olarak bizler de günahkâr oluruz.
Borç verirken dikkat edilmesi gereken bir husus da şudur; borç verirken yalnız Rabbimizin rızası hedeflenmeli, ekonomik hayatın canlılığı amaçlanmalıdır. Borç vermede kişisel menfaatler asla hedef alınmamalıdır. Hatta Eğer borç verdiği kişi ile borç vermeden önce hediye alışverişinde bulunulmuyor idiyse kişi borç verdiği kişiden hediye bile kabul etmemelidir.
Peygamberimizin bu konudaki bir uyarısını hatırlatalım:
“Menfaat sağlayan, menfaat sağlaması amacıyla verilen her borç faizdir. “
Evet, sevgili borç vermenin faziletine dair açıklamalarda bulunduk.
Kültürümüzü geliştirmemiz için bir ilave yapalım.
İslam toplumunda kişilerin ve kurumların verdiği borçların kefili yönetim mekanizmalarıdır yani meşru borçlarını ödeyemeyen kişilerin borçları toplanan zekâtın borçlular fonundan ödenir.
Borç vermek bir bakıma gerekli. Gerekli olduğu içindir ki büyük sevaplar sağlayacak yüce bir amel ve cennet yoludur.
Devam edecek
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-