
Güzel kardeşlerim, İslam dininin inançlısı ve bağlısı olmayan ırkını yüceltmenin haramlığını göstermek için kısaca bir iki örnek daha vermek istiyorum.
Sahabi Ebu Ukbe şöyle anlatıyor: Ben Uhud savaşında Hz. Peygamberle birlikteydim. Bir ara müşrik bir düşmana saldırırken ona, ” Ben İranlı bir yiğidim, al sana benden bir darbe,” dedim.
Benim bu sözlerimi duyan aziz Peygamberimiz bir süre sonra bana dönerek söyle dedi:
Peygamberimiz yine bir savaş sırasında ben Ğıfaroğullarındanım diyerek saldıran kişiyi yermemiş, üstelik onu onaylamıştır. Peygamberimizin “İranlı yiğidim” diyen kişinin söylemini reddedişi o dönemde İranlıların Müslüman olmayışı tam bir putperestlik içinde bulunuşlarıdır.
Peygamberimiz aleyhisselatu vesselam, “ırkını yaptığı zulmü üzerinde desteklemenin haramlığını” da birçok hadislerinde açıklamışlardır.
İslam’da ilkedir. Zalime yardım, zulümdür. Zalime ancak zulmünü engellemede yardım edilir.
Peygamberimiz bir konuşmalarında ‘Mazlum da olsa zalim de olsa mümin kardeşinize yardım ediniz’ buyurunca ‘Zalime nasıl yardım edebiliriz ki denilir’. Peygamberimiz de şöylece açıklık getirir:
Zalime yardım yok. Zulmü yapan soyumuz da, ırkımız da, milletimiz de olsa zulme arka çıkamayız.
Ebu’l Fesile isimli sahabi de şöyle anlatıyor: Hz. Peygambere ‘Yasaklanan ırkçılık kişinin ırkını – milletini sevmesi midir?’ diyerek sordum. “Hayır” dediler ve şu açıklamayı yaptılar:
Peygamberimiz konumuza açıklık getirici bir diğer açıklamalarında ise şöyle buyurmuşlardır:
İslam ümmeti içinde ırkçılık bölücülük olmuştur ve zaaf doğurmuştur.
Hatırlayınız…Peygamberimizin Medine’ye hicretinden sonra, 120 yıl boyunca aralarında savaşmış olan Evs ve Hazrec kabilelerini İslam’ın dostluk ve kardeşlik potasında eriterek siyasi ve askeri bir güç haline getirmiştir.
Bunu gören Yahudiler fevkalade tedirgin olmaya başlamışlardır. Onların bilge kişisi Şemas Bin Kays, bir gün birkaç Yahudi gencini görevlendirerek Hazrecli ve Evsli Müslümanlara, tarihi dönemleri içinde yaptıkları savaşları hatırlatmaları, böylece fitne çıkarmaları görevini yükler. Onlar da görevlerini başarı ile yaptıklarında Evs ve Hazrec kabileleri, gençlerinin öncülüğünde tekrar savaş çığlıkları atmaya başlarlar. Peygamberimize haber verilince gelir şiddet ve sitem içeren bir dille onlara şöylece çıkışır :
Evs ve Hazrec, akıllarını başlarına alırlar ve kucaklaşarak yeniden kardeşliklerini pekiştirirler.
Güzel kardeşlerim; aziz Peygamberimizin döneminde Yahudilerin üstlendiğini bölücü hareketleri zamanımızda İsrail devleti üstlenmekte, Amerika üstlenmekte, Rusya üstlenmekte, İngiltere üstlenmektedir.
Peygamberimiz; ‘Allah katında en güzel amellerden biri ara bulmaktır, uzlaşmak/uzlaştırmaktır,’ buyurur ve de “Ara bozmanın dini kökten kazımak” olduğunu bildirir.
Yasaklı şekliyle ırkçılık, milliyetçilik kibirdir, adaletsizliktir, zulümdür, dinden sapmadır, erdemleri dışlamadır.
Evet, soyumuzu, ırkımızı, milletimizi sevebiliriz ama zulmü üzerinde asla destekleyemeyiz.
Yurdumuzda; bu aziz topraklarda haram ırkçılığın, milliyetçiliğin büyük zararlarını gördük. Çok mu çok kanlar döküldü. Artık İslami çizgide fitneci kişilerin, kurumların, devletlerin bölücü telkinlerine kendimizi kapatalım ve İslam’ın öne çıkardığı uzlaşı ve barışı önceleyelim.
Hepinize İslami çizgide hayırlı ömürler niyaz ediyorum benim aziz kardeşlerim.
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-