
ABD’den İsrail’e Milyarlarca Dolarlık Silah Onayı
ABD yönetimi, İsrail’e toplam tutarı 6,5 milyar doları aşan kapsamlı bir askeri satış paketine onay verdi. Pentagon’a bağlı Savunma Güvenlik İş birliği Ajansı tarafından Kongre’ye bildirilen karar, saldırı helikopterlerinden zırhlı kara araçlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Washington’un bu adımı, Orta Doğu’da süregelen çatışmalar ve sivillere yönelik ağır insani sonuçlar sürerken atılmış olması nedeniyle ciddi tartışmalara yol açtı.
Onaylanan paketlerin en büyük bölümünü, yaklaşık 3,8 milyar dolar değerindeki AH-64E Apache saldırı helikopterleri oluşturuyor. Yüksek ateş gücü ve yakın hava desteği kabiliyetiyle bilinen bu helikopterler, geçmişte Gazze ve Batı Şeria’da yürütülen askeri operasyonlarda yoğun biçimde kullanıldı. Satış paketinde mühimmat, bakım sistemleri ve yedek parçalar da yer alıyor.
İkinci büyük kalem, yaklaşık 1,98 milyar dolar tutarındaki hafif taktik askeri araçlar ve ilgili ekipmanlardan oluşuyor. Bu araçlar, İsrail kara birliklerinin işgal altındaki bölgelerdeki hareketliliğini artırmayı hedefliyor. Üçüncü sözleşme ise yaklaşık 740 milyon dolar değerinde olup, Namer tipi zırhlı personel taşıyıcılar için güç sistemleri ve lojistik destek paketlerini içeriyor.
ABD’li yetkililer, bu satışların İsrail’in “savunma kapasitesini güçlendirmeyi” amaçladığını öne sürüyor. Ancak insan hakları örgütleri ve uluslararası gözlemciler, bu silahların savunma sınırlarını aşan operasyonlarda kullanıldığına dikkat çekiyor. Özellikle yoğun nüfuslu sivil alanlarda gerçekleştirilen hava saldırıları, Apache helikopterlerini tartışmaların merkezine yerleştiriyor.
Bu satışlar, “olası yabancı askeri satış” prosedürü kapsamında onaylandı. Bu mekanizma, ABD’nin müttefiklerine silah tedarik etmesini kolaylaştırırken siyasi sorumluluğu büyük ölçüde teknik bir sürece indiriyor. Kongre’nin itiraz hakkı bulunuyor, ancak geçmiş örnekler, bu tür itirazların çoğu zaman sembolik kaldığını gösteriyor.
Washington’un bu kararı, askeri destek ile siyasi sorumluluk arasındaki çelişkiyi bir kez daha görünür kılıyor. ABD yönetimi, bir yandan uluslararası hukuk ve insan hakları vurgusu yaparken, diğer yandan sivillerin yaşamını doğrudan etkileyen silah sistemlerini İsrail’e aktarmayı sürdürüyor. Bu durum, ABD’nin arabulucu ve barış çağrısı yapan aktör rolünü ciddi biçimde aşındırıyor.
Silah satışının zamanlaması da dikkat çekici. Gazze’de altyapı büyük ölçüde tahrip edilmişken, on binlerce sivil yerinden edilmişken ve insani yardım erişimi sınırlıyken verilen bu onay, fiilen İsrail’in askeri politikalarına siyasi destek anlamı taşıyor. Bu destek, çatışmanın sona erdirilmesine katkı sunmak yerine güç dengesizliğini derinleştiriyor.
Uzmanlara göre, böylesi büyük ölçekli askeri anlaşmalar İsrail yönetiminin askeri çözümleri tercih etmesini teşvik ediyor. Diplomatik baskı ve uluslararası denetim mekanizmaları güçlendirilmedikçe, bu silahların yeni askeri operasyonlarda kullanılması kuvvetle muhtemel görülüyor.
Mirat Haber – YouTube