
Arab News’in analizine göre: Türkiye, 2011 sonrası politikalarının meyvesini topluyor. Irak ve Suriye ile kurulan yeni ilişkiler bölgesel denklemleri değiştiriyor.
Arab News’in analizine göre Türkiye, 2011 sonrası izlediği Suriye ve Irak politikasında önemli kazanımlar elde etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönlendirdiği bu strateji, artık sadece Türkiye’nin değil, bölgenin geleceğini de etkiliyor.
Suriye’de yaşanan rejim çöküşüyle birlikte Türkiye, Şam ve Bağdat arasında diplomatik köprüler kurdu. Antalya’da gerçekleşen diplomatik forumda Suriye’nin yeni lideri Ahmed el Şaraa ile Iraklı yetkililer bir araya geldi.
Ankara’nın Irak’a yönelik politikası beş temel stratejik ayağa dayanıyor. Bunlar; Irak’ı bölgesel iş birliği platformuna dönüştürmek, Kalkınma Yolu Projesi’ni ilerletmek, terörle ortak mücadele yürütmek, İran etkisini dengelemek ve Irak ile Suriye yeni yönetimleri arasında köprü kurmak.
Türkiye, bu stratejiyle yalnızca kendi çıkarlarını korumuyor; aynı zamanda bölgesel istikrarı da hedefliyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “Biz birleştiğimizde hiçbir güç Türkiye, Suriye ve Irak’ın üstesinden gelemez” sözleri, bu yaklaşımın altını çiziyor.
Türkiye-Irak ilişkilerinin merkezinde Kalkınma Yolu Projesi yer alıyor. Bu proje, Basra Körfezi’nden Türkiye’ye uzanan ticaret ve lojistik hattını kapsıyor. Ankara ile Bağdat arasında imzalanacak yeni anlaşmalar, bu hattı hızla inşa etmeyi hedefliyor.
Proje sadece Türkiye ve Irak için değil; Körfez ülkeleri, Avrupa ve hatta Çin için de önem taşıyor. Böylece Türkiye, bir ticaret koridoru olarak Orta Doğu’da stratejik bir rol üstleniyor.
Suriye’deki rejim değişimi sonrası, Irak ilk başta temkinli davransa da zamanla Şam yönetimine yaklaşmaya başladı. Suriye Dışişleri Bakanı Hasan eş-Şeybani’nin Bağdat ziyareti bu değişimi hızlandırdı.
Türkiye, Irak ile Suriye arasındaki bu yakınlaşmayı teşvik ederek, üç ülkenin ortak çıkarlarını bir araya getiriyor. Bu diplomatik hamle, terörle mücadeleden ekonomik iş birliğine kadar birçok alanda olumlu sonuçlar doğurabilir.
Ankara’nın bu bölgesel stratejisi, bazı alanlarda Washington ile örtüşüyor. Özellikle Irak’ta İran etkisini dengelemek isteyen ABD, Türkiye’nin bölgeye yönelmesini olumlu karşılıyor. Suriye özelinde farklılıklar sürse de, Irak’ta ortak hedefler öne çıkıyor.
Türkiye bu denklemde, hem ABD ile ilişkilerini yeniden kurma hem de İran’a karşı denge unsuru olma şansına sahip. Bölgesel ittifaklar yeniden şekillenirken, Türkiye etkin bir aktör olarak öne çıkıyor.
Arab News’in analizine göre Türkiye, artık sadece sınır güvenliğini sağlamaya çalışan bir ülke değil; aynı zamanda bölgede oyun kurucu konumda. Suriye ve Irak ile geliştirilen ilişkiler, bölgesel dengeleri Türkiye lehine değiştiriyor.
Ankara’nın hem ekonomik hem diplomatik araçlarla yürüttüğü bu süreç, askeri operasyonlarla değil, çok taraflı iş birlikleriyle destekleniyor. Böylece Türkiye, istikrarın anahtarı konumuna yükseliyor.
Türkiye’nin 2011 sonrası yürüttüğü stratejik sabır politikası, bugün meyvelerini veriyor. Şam ve Bağdat ile kurulan yeni ilişkiler, hem bölge halkları hem de Türkiye için kalıcı faydalar sağlayabilir.
Irak ve Suriye arasında kurulan diplomatik köprüler, sadece terörle mücadeleye değil, ekonomik kalkınmaya ve siyasi istikrara da hizmet ediyor. Türkiye, bu yeni dönemde sadece komşularıyla değil, tüm bölgeyle yeniden güçlü bağlar kurmaya aday..
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube