islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,1849
EURO
53,0440
ALTIN
6.714,35
BIST
14.443,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
11°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Hafif Yağmurlu
12°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
15°C

BAYRAM İDRAKİ VE BİZ

BAYRAM İDRAKİ VE BİZ
09/06/2025 09:00
A+
A-

Yine bir Kurban Bayramına eriştik.. Fakat, içimiz hala buruk ve neşemiz, gerektiği gibi değil. Neden? Çünkü, dindaşlarımız öldürülüyor… Irkdaşlarımız, esir  ve baskı altında. Yani, vücudumuzun birkaç yerinde yaralar var, bu yüzden huzurlu değiliz.  Ayrıca bizler; fiziki olarak rahatlık içinde iken, ruhen ve fikren hür olmadığımızı ve inandığımız gibi yaşama imkanlarını bulamadığımızı unutmuş gibiyiz. Yani, “yaşadığımız gibi hissetmeye” başladık. İşte, insan olmanın en büyük handikapı da, “inandığı gibi yaşayamamak!”

Bayramın ruhunu anlamak:

Kurban, “yakınlık” ifade eden bir kelime. Arapça “kurb” kökünden geliyor. Allaha yaklaşmak, öyle kolay bir şey değil. “Seni kabul ettim ve büyüklüğünü tanıdım” demekle de bitmiyor.. Hemen karşımıza, bir cevap çıkıyor: “Öyleyse yakınlığını göster!..”

Allaha yakınlığımızı, ona olan sevgimizi bazı zevk ve alışkanlıklarımızdan feda ederek göstermek durumdayız. Çünkü aşık, maşukuna gösterdiği davranış ile sevdiğini belli eder. Birtakım sözler, deyişler ve gösterişlerle değil…  Fakat, bazılarımız, bu fedakarlığı, çoğu zaman sözde bırakıp, inancın uygulaması olan fiiliyatı ihmal etmekteyiz.

Allaha yakınlık, sadece onun için bazı nimet ve imkanlardan uzaklaşmak ile olmuyor. Onun rızası ve hükmünü de hayatımızda gerçekleştirmek gerekiyor. Bir manada, ilahi misyonu ve emirleri de üstlenmek… Onun adını, iradesini ve hükümlerini hayata aktarmak ve bunun mücadelesini vermek..  Çünkü mücadele, önemli görevler ve sorumluluklar için yapılmaktadır.

İçinde yaşadığımız hayatın, kötülükleriyle mücadele etmek, doğrunun inşası ve sürekliliği için gerekli. Böyle bir durum, hayatı ve insanları içine alan sosyal sistemin muhafazası ve dengesi için vazgeçilmez bir çaba olmaktan öteye, Allahın da insanlığı ulaştırmak istediği bir merhale..

Bayram, Neden Mutluluk Anıdır:

Bayram, bir mutluluğun sonucunda gerçekleşen toplumsal bir kutlamadır. Acaba, gerçekten bayramı hak ediyor muyuz? diye bir soru sormamız gerekiyor. Veya, ne kadar ona uygun haldeyiz.. Bayram, bir yaşama tarzının, geleneğin ve değerler sisteminin sonucunda ortaya çıkmıştır. Her doğru ve güzel işin sonunda bir tören veya kutlama olacaktır ki, bu gelenek sürekli hale gelsin ve toplumsal şuura yerleşsin.. Özellikle çocuklar ve genç nesiller için bayram, doğrunun ve güzelin sürekli hale getirilmesi manasına gelmektedir.

Yukarıda da söylediğim gibi, Bayram’ı ne kadar hak ediyorsak, o kadar kutlamalı ve hak edemediklerimiz için, yeniden kendimizi hesaba çekerek, daha iyi bayramları yaşamak ve hazırlamak için temel sorumluluklarımızı ve hayati rollerimizi yeniden gözden geçirmeliyiz.

Bayram demişken, birbirimizle olan münasebetlerimizi, birbirimizi gözetmemizi ve birbirimizin dertlerini ne ölçüde duyduğumuzu bilmeliyiz. Bu konu, öyle zannediyorum ki, belki de en zayıf olduğumuz yönlerden..  O kadar, kendi basit mesele ve  ihtiyaçlarımıza gömüldük ki, dostlarımız, kardeşlerimiz ne halde  aklımıza bile gelmiyor!.

Dinimizin cemaat dini olduğunu unuttuk!.. Batı’nın liberal ve ferdiyetçi ruhunu, sanki birçok ihtiyacımıza cevap verecekmiş  gibi, heyecanla sahiplendik..  Zaten, batı’dan ne geldiyse, onu inanç ve kültürümüze uyup uymadığına bakmaksızın, “modern görünmek için” itirazsız kabul ettik!..

Batılılaşma hayalinin bizi nerelere savurduğunu, çok geç anladık. Halbuki, hayat felsefemizin, inanç ve ahlakımız ile uyumlu olup olmadığı  şuurunu nasıl kaybettiğimizi, yaşlı ve orta yaşlılar yaşayarak gördüler. Şimdi sıra, “moda mantığı”nın etkisiyle yaşayan gençlerde..

Bayram, eksik ve gerektiği yaşanmasa da, bizi gerçek ahlak ve fikir dünyasına ulaştıracak ışığa sahip geleneklerimizden.. Bir yerde inancın, gelenekleşmesi. Hepimize; gerçek bayramlara ulaşmak dileğiyle, hayırlı bayramlar.

Prof. Dr. Sami Şener

İSLAMİ HABER “MİRAT”  -YOUTUBE- 

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

 

 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.