islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
15°C
İstanbul
15°C
Çok Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
16°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
18°C
Salı Az Bulutlu
19°C
Çarşamba Yağmurlu
12°C

İSLAM MÎRAS HUKUKU

İSLAM MÎRAS HUKUKU
15/08/2025 10:00
A+
A-

Bütün varlıkların yaratıcısı olan yüce Allah biz insanların da halıkıdır.

O, bizi insan olarak erkek ve kadın şeklinde ve ebedî hayat takdir ederek en güzel kıvamda yaratmıştır. Biz insanları, verdiği nimetler ve sonuncusu Hz. Muhammed olan peygamberleri aracılığı ile koyduğu yasalarla denemeyi dilemiştir.

Kulluk denemesine tabi tutulduğumuz ve uygulayıp uygulamadığımızdan ötürü sorgulanıp ceza veya mükâfat göreceğimiz bir yasalar dizisi de İslam Mîras Hukuku’dur.

Biz insanlara pek merhametli olan Rabbimiz, insanlığa son ilahi mesajlarını içeren Kur’ân’la bizzat koyduğu İslam Mîras Hukuku adalet ve merhamet yüklüdür. İnsanlığın doğasıyla ve toplumsal ihtiyaçları ile uyumludur.

İSLAM MÎRAS HUKUKU’NUN ÖZELLİKLERİ

Bu Kur’ân merkezli mîras sistem vaz’ edildiği dönemden beri yani on dört asırdır yazılı yasalar bütünü olarak uygulanmış olup bundan sonra da uygulanacaktır.

İslam Miras Hukuku Peygamberimizin açıklamaların ve ilavelerine ihtiyaç duyurmayacak şekilde alemlerin Rabbi olan Allahımız tarafından Kur’ân’ın Nisa suresinin 11, 12 ve 176. ayetlerinde belirlenmiştir.

11. ve 12. âyetlerin anlamları şöyle:

“Allah size çocuklarınızın alacağı miras hakkında şunu emreder: Erkek, iki kadının hissesine eşit bir miktar alacaktır.

Mala varis olan kadın mîrasçılar ikiden fazla iseler, onlara malın  üçte ikisi verilecektir. Kadın sadece bir tane ise, malın yarısını alacaktır.

Ölenin anne ve babasına gelince, geride çocuk bırakması durumunda her birinin altıda bir hissesi vardır. Ama hiç çocuk bırakmamışsa ve anne babası da mirascısı ise, annesi üçte birini alacaktır, geri kalan ise babanın olacaktır. Eğer ölenin erkek ve kız kardeşleri de varsa, o zaman annesine altıda bir verilecektir. Bütün bu paylaştırmalar, ölenin yaptığı vasiyyet ve borçların ödenip yerine getirilmesinden sonra olacaktır.

Ana babalarınıza ve çocuklarınıza gelince, hangisinin sizin bırakacağınız fayda ve imkanlara daha layık olduğunu bilemezsiniz. Bunlar Allah tarafından kararlaştırılmış paylardır. Şüphesiz Allah her şeyi bilen, yaptığını yerli yerince yapandır.”

Eğer hanımlarınızın çocukları yoksa, bıraktıklarının yarısı sizindir. Çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Bütün bunlar yaptıkları vasiyet ve üzerlerindeki borç ödenip yerine getirildikten sonradır.

Eğer siz çocuk bırakmadan ölürseniz, bıraktığınızın dörtte biri karılarınızındır. Çocuğunuz varsa, bıraktıklarınızın sekizde biri karılarınızındır. Bu da yaptığınız vasiyet ve borcun ödenmesinden sonradır.

Eğer varis olunan erkek veya kadının çocuğu ve babası yoksa ve onun erkek veya kız kardeşi bulunursa bunlardan her birinin hakkı altıda birdir. Eğer erkek ve kız kardeşler birden fazla iseler, üçte bir hisseye ortaktırlar. Bu da yapılan vasiyet ve borcun ödenmesinden sonradır. Bütün bunlar, mîrasçılar zarara uğratılmaksızın yerine getirilir. Bunlar Allah’tan size birer emirdir. Allah her şeyi bilen, cezayı geciktirse de ihmal etmeyendir.”

***

Mirasta pay sahiplerinin yalnızca Allah tarafından Kur’ân ile belirlendiği İslam Mîras Hukuku kadın erkek, genç yaşlı, karı koca, ana baba (ana rahmindekiler dahil) çocuklar, ana veya ana baba bir kardeşleri pay sahibi kılan mucizevî bir sistemdir.

Ancak bu sistem, gereğince laik kurallar dizisi içinde değil, İslam Hayat Düzeni’nin bir parçası olarak ele alındığında kavranabilir.

Öneminden ötürü bir daha vurgulayalım. İslam Miras Hukuku’nda varisleri ve paylarını belirleyen Allah’tır.

Hiç kimse veya hiçbir toplum düzeni varisleri artıramaz ve eksiltemez.

Yüce Allah varislerin alacağı payları örneğin 1/2, 1/3, 1/4, 1/6 ve 1/8, 2/3 şeklinde belirlemiştir.

Allah’ın belirlediği varislerin ve oranların dışına çıkılamaz. Varisler mîrastan düşürülerek mal örneğin istenilen kişilere, hayvanlara ve hatta hayır kurumlarına bile bırakılamaz. Bu sistemde mesela cenin de pay sahibidir ama İslam’ın onaylamadığı evlatlığa mirastan pay verilmemiştir.

Yaşadığımız dönem dahil, insanlık tarihi boyunca inançları ne olursa olsun erkekler ailede ve toplum yönetiminde öncü ve önder olmuştur.

İslam mîras sisteminde malların yaklaşık üçte ikisinin erkeklere ve üçte birinin de kadınların yönetimine verilmesi fıtrat doğrultusunda akıl ve düşüncenin duyguya tercihi olarak da değerlendirilebilir. Ne var ki İslam mîras sisteminde fıtrat temelli bu ayırım geçerli olmakla birlikte erkekleri taşınır ve taşınmaz malların üçte ikisinden fiilen yararlandıran onlara yüklenen görevlerdir.

Borca ve Vasiyete Öncelik

İslam miras sisteminde ölenin bıraktığı mallardan önce yazıya veya şahitlere dayalı belgeli borçlar ödenir. Ardından -varsa- verasete konu malın üçte birle sınırlandırılarak vasiyet yerine getirilir. Daha sonra da birbirleriyle evlilik akdi yoluyla bağlı olan eşlerin payı çıkarılır. (Nisa 4/33) Kalan mallar ise Allah’ın belirlediği paylara dağıtılır. Böyle yapıldığı takdirde paylarla payda eşitlenir. Avliye’ye gerek kalmaz. Avliye konusu özel bir makalede ele alınacaktır.

İslam, adaletin yanında erdemlere de ağırlık verdiği ve amaç kıldığı için malların varislere dağıtımı sırasında dağıtımdan haberdar olan ve olabilecek olan akrabaya, yetimlere yoksullara da örneğin hediye türünden bağış yapılır ve güzel sözlerle kalpleri kazanılır. Bunun amacı sahip olunacak mîrastan verilerek malı mülkiyet düşmanlığından korumak ve tedavüle sokarak artmasına zemin oluşturmak olsa gerektir. (Nisa 4/8)

Kocası ölen kadın, yeni bir evlilik için Rabbimizin belirlediği dört ay on günlük iddet süresini koca evinde bekler, bu sürenin bir yıla çıkarılmasının koca tarafından varislere tavsiye edilmesi de Rabbimizin öğüdüdür. (Bakara 2/240)

HAKLARI ÇİĞNEYİCİ LAİK DÜZENİMİZ

Cumhuriyetle birlikte oluşturulan jakoben (dışlayıcı ötekileştirici ve hakları zalimce çiğneyici) laik düzen İslam Mîras Sistemi ile birlikte İslam’ı bütünüyle dışladığı ve hukuk düzeni ile seküler yaşamı zorla dayattığı ve biz sözde Müslümanlar da yapılanlara karşı çıkamayıp fiilen onay verdiğimiz için İslam Mîras Hukuku yürürlükten düşürüldü.

Osmanlı Devletinde azınlığı oluşturan gayr-ı müslimlere bile tanınan mîras sistemlerini uygulama hakkı Müslümanlara verilmedi ve bir asırdır bunun hesabı da sorulamadı. Tam burada “Niçin değişik isimlerle yaklaşık 150 ilahiyat fakültesi ve de pek çok medrese vardır?” şeklinde bir soru yöneltilmesi gerekmez mi?

KADIN MAĞDUR EDİLİYOR MU?

Şimdilerde İslam’ın bütünü içinde mahza adalet olan mîras hukukumuz seküler yaşam içinde kadını mağdur eden bir yapı olarak yeriliyor.

Daha da acısı Diyanet’in ve batı projesi olan ilahiyatların sessiz kaldığı bu konuda bazılarımız tarafından mevcut laik yaşam doğru kabul edilerek Kur’ân merkezli sistemimizin yapısının değiştirilmesi gereği yazılıp çizilebilmektedir.

Yapılabilen tek eleştiri de kız çocuklarının erkek çocuklara ve kadın eşlerin de erkek eşlere nispetle yarı hisse almasıdır. Laik pencereden bakılınca eşitsizlik olarak görülebilecek bu durum aslında İslam’ın bütünü içinde kadınların aleyhine değil bilakis lehinedir. Çünkü İslam doğal ve aklîdir.

YAPILABİLEN LAİK ELEŞTİRİ

İslam Miras Hukuku’na getirilen eleştiriler cehalete dayanmıyorsa Hakikatten sapmanın ürünüdür. Çünkü analara ve babalara mîras verilmesi insan doğası ve müşterek aklın bir gereği olmasına rağmen örneğin ülkemiz mîras siteminde onlara mîras verilmemesi kadınlık aleyhine görülüp eleştirilmemektedir.

Pandemi döneminde yaşlılarını ölüme terkedebilen Batılıların ana babaya  mîrastan pay vermemesi anlaşılabilir ama bizim insanımıza ne oldu da bu derece insanlık çizgisini yitirebildik.

Bu sebeple biz İslam Mîras Sistemi’nde kadınlarımıza ilişkin paylarına değinecek sonra da kız çocuklarımıza verilen pay üzerinde duracağız,

Devam edecek

ALİ RIZA DEMİRCAN

İSLAMİ HABER “MİRAT”  -YOUTUBE- 

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar
  1. Nuh dedi ki:

    Hocam hangi hukuk uygulanıyor ki “günlük yaşantımızda cuma gününü geçtim cuma namazı için bile bir içtimai hayat düzenlemesi yok.”