islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,0354
EURO
52,7909
ALTIN
6.764,97
BIST
14.594,01
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
19°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
16°C
Cuma Hafif Yağmurlu
12°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
13°C

YAZ KUR’AN KURSU MESELESİ

YAZ KUR’AN KURSU MESELESİ
A+
A-

Okulların kapanmasına sayılı günler kaldı. Evlerde şimdiden yaz planları yapılmaya başlandı. Kimisi spor okullarını araştırıyor, kimisi sanat atölyelerini… Bazı aileler ise çocuklarını Yaz Kur’an Kursu’na göndermeyi düşünüyor. Özellikle de dinî hassasiyetleri güçlü olanlar.

Ve genellikle şöyle bir cümle kuruyorlar:

“Biz yazları boşa geçirmeyiz, mutlaka camiye yollarım. Din eğitimi bizim için çok önemli.”

Bu söz, elbette güzel bir niyeti taşıyor. Ancak bir yandan da kökleşmiş bir yanılgıyı içinde barındırıyor: Sanki din eğitimi, sadece yaz aylarında birkaç haftalık kursla halledilebilirmiş gibi…

Peki, Din Eğitimi Ne Değildir?

Din eğitimi, sadece birkaç dua ezberletmek, elif-ba’yı öğretmek, Kur’an okumayı başlatmak değildir. Evet, bunlar kıymetli adımlardır. Ama sadece bir başlangıçtır. Çünkü çocuk, en çok gördüğünü öğrenir. Duyduğunu değil; yaşanmışı alır kalbine.

Eğer biz din eğitimini sadece bilgiye indirgersek, davranışa dönüşmeyen bir din anlayışıyla büyüyen nesiller yetiştiririz. Çocuk evde; anne-babasının yalanı “ufak bir şey” diye geçiştirdiğine şahit oluyorsa… Haramın sadece başkası yapınca kötü sayıldığını görüyorsa… Kursta öğrendiği dualar, onu ahlaklı bir birey yapamaz. Çünkü din, sadece ne bildiğimiz değil; nasıl yaşadığımızdır.

O Zaman Nasıl Olmalı?

Din eğitimi önce örnek olmakla başlar.

Yani çocuğumuza söylemeden, yaşantımızla anlatmakla…
Kendi halimizi sorgulamakla, hatalarımızı fark etmekle…
Sofrada israf etmemekle, trafikte adaleti gözetmekle, öfkelendiğimizde haksızlık etmeyerek…

Evet, ardından Kur’an kursları gelir, cami ortamı gelir. Ama önce evde yaşanan gelir. Önce samimiyet gelir.

Çünkü dinin özü ahlaktır. Peygamberimiz (s.a.v.) ne buyurmuştu?

“Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”

Bir çocuk, evde dürüstlüğü görüyorsa, saygıyı, merhameti soluyorsa…
Küçük yaşta emanet bilinciyle tanıştıysa…
İleride namazı da içtenlikle öğrenir, harama da mesafeli olur. Çünkü kalbi sağlam bir zemine oturmuştur.

Kendimize Bakma Vakti

Bugün çocuklarımızı sadece dinî sembollerle değil, gerçek hayatla eğitmeliyiz.

Çocuklarımızı açık büfe kahvaltılarda sınırsız israfla tanıştırıyorsak,
“Parasını verdik, istediğimiz kadar alırız yemediğimizi de atarız zihniyetini taşıyorsak,
Ama sonra da Kur’an’dan bahsediyorsak, orada bir çelişki doğar.
Ve çocuk bu çelişkiyi iliklerine kadar hisseder.

Televizyonda ahlaksızlıktan şikâyet edip, aynı dizileri birlikte izliyorsak…
Gençlerin değer kaybından yakınırken, kendi çocuğumuza “O sana yaptıysa, sen de ona yap, ezdirme kendini!” diyorsak…

O zaman biz adaleti yada doğru olanı değil, aynı şekilde karşılık vermeyi öğretiyoruz. Oysa Rabbimiz ne diyor?

“Günaha yaklaşmayın.” (En’âm, 151)

Yaklaşmak bile tehlikeliyken, biz çocuklarımızı günahın kıyısında gezdiriyoruz. Sonra da şaşırıyoruz nasıl böyle oldular diye.

Ahlakı Kaybetmek, Dini Yitirmektir

Bugün en büyük sınavımız, ahlaksızlığın normalleştirilmesi.

Ama biz hâlâ yaz Kur’an kursu’yla bir şeyleri kurtarabileceğimizi sanıyoruz.

Hayır.

Din eğitimi, bir kursla olmaz.
Bir yazla hiç olmaz.
Çünkü din, hayatın tamamında yaşanması gereken bir değerler bütünüdür.

Çocuğumuza Kur’an’ı öğretmek istiyorsak, önce hayatımızda Kur’an’a aykırı olanlarla yüzleşmeliyiz.
Çünkü çocuklar, bizim söylediklerimizi değil; yaşadıklarımızı öğrenir.

ŞEYMA DEMİRCAN NAMAZCI 

İSLAMİ HABER “MİRAT”  -YOUTUBE- 

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

 

 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazar
Yorumlar
  1. Tülay dedi ki:

    Beş çocuk annesi olarak yorum yazıyorum
    Berlin’de büyüttüm çocuklarıma ahlaklı dürüst ve imanlı olmayı oturup ögretmedim.
    Onlara öyle bir yaşam sundum.
    Şimdi torunlarımda aynı şekilde yaşayarak büyüyorlar.
    Yasak varsa önce yaşam uygulanmalı
    Ve anlatımı yaşanmalı
    Teşekkürler Şeymam hanım yazınız çok anlamlı.