
İran, yıllardır milyonlarca Afgan mülteciye kapılarını açan ülkelerin başında geliyordu. Ancak son dönemde ekonomik kriz, artan işsizlik ve güvenlik endişeleri, Tahran yönetimini yeni bir politika değişikliğine itti.
İran’dan “Zorla Dönüş” Dalgası: Yüz Binlerce Afgan, Belirsizliğe Geri Gönderiliyor
TAHRAN / KABİL – İran, yıllardır ev sahipliği yaptığı milyonlarca Afgan mülteciye yönelik politikasında radikal bir değişikliğe gidiyor. Ekonomik baskı, artan işsizlik ve ulusal güvenlik kaygılarının derinleşmesiyle birlikte Tahran yönetimi, son aylarda yüz binlerce Afgan vatandaşını “gönüllü geri dönüş” adı altında sınır dışı etti. Ancak Birleşmiş Milletler (BM) ve insan hakları kuruluşlarının raporları, bu sürecin büyük çoğunlukla zorla gerçekleştiğini ve uluslararası hukukun temel prensiplerinden olan geri göndermeme ilkesini (non-refoulement) ihlal ettiğini gösteriyor.

Ekonomik Çıkmaz ve Güvenlik Endişeleri Rotayı Değiştirdi
Sovyet işgalinden bu yana Afganistan’dan kaçan mülteciler için bir sığınak olan İran, son dönemde yaşanan ekonomik kriz ve artan iç baskılar nedeniyle rotasını tersine çevirdi. İranlı yetkililer, ülkede yasal statüsü olmayan 6 milyondan fazla Afgan vatandaşının ülkenin ekonomik yükünü artırdığını ve güvenlik riskleri oluşturduğunu savunuyor. Özellikle İsrail ile yaşanan gerilimlerin ardından bazı Afganların casuslukla suçlanması, kamuoyundaki gerilimi ve sınır dışı operasyonlarının hızını artırdı.
Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verilerine göre, 2025 yılının ilk yarısında İran’dan Afganistan’a dönenlerin sayısı bir milyona yaklaştı. Geri dönenlerin büyük çoğunluğu (%70’i aşkın bir kısmı) zorla sınır dışı edildiğini belirtirken, yalnızca üzerlerindeki kıyafetlerle, aç ve desteksiz bir şekilde geri gönderildiklerini aktarıyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) yetkilileri de İslam Kala sınır kapısındaki manzarayı “yürek parçalayıcı” olarak nitelendirerek, zorla geri dönüşlerin bölgesel istikrarı tehdit ettiği uyarısında bulunuyor.
Taliban Yönetimi Tepkili, Geri Dönenler Yeni Bir Sürgünde
Geri dönüş dalgası, halihazırda güvenlik, ekonomik ve insani krizlerle boğuşan Taliban yönetimi altındaki Afganistan’ı büyük bir baskı altına soktu. Kabil yönetimi, bu kitlesel sınır dışı kararına sert tepki göstererek, ülkenin bu yoğun yükü kaldırma kapasitesinin olmadığını belirtiyor.
Afganistan’a dönen yüz binlerce kişi ise, işsizlik, yoksulluk, barınma ve gıda eksikliği gibi temel insani ihtiyaçlardan mahrum bir yaşamla karşı karşıya kalıyor. Özellikle kadınlar ve çocuklar için durum daha da ağır: Taliban’ın kısıtlayıcı politikaları nedeniyle eğitimden ve sağlık hizmetlerinden mahrum kalan bu kesim, sosyal dışlanmanın da hedefi oluyor.
Politik Bir Araç Olarak Göç
Analistler, İran’ın bu politikayı sadece iç baskılar nedeniyle değil, aynı zamanda bölgesel bir “göç diplomasisi” aracı olarak da kullandığını belirtiyor. Tahran’ın, uluslararası toplumu ve özellikle bölge ülkelerini zor durumdaki Afganistan’a daha fazla insani yardım ve yatırım yapmaya zorladığı düşünülüyor.
Milyonlarca Afgan için ise bu dönüş, güvenli ve onurlu bir “eve dönmek” yerine, yoksulluk, belirsizlik ve hak ihlalleriyle dolu yeni bir sürgün anlamına geliyor. Uluslararası toplumun, İran’ın zorla geri gönderme politikasına karşı net bir duruş sergilemesi ve Afganistan’daki insani krize acil çözüm bulması çağrısı giderek yükseliyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube