
Gazze’de aylardır süren insani felaket karşısında sessiz kalan Avrupa ülkeleri, “hayvan hakları” veya “biyolojik çeşitlilik” gerekçesiyle çeşitli canlıları bölgeden çıkarırken, insanların dramına gözlerini kapatıyor. Sosyal medyada bu konuyu gündeme taşıyan isimlerden biri olan gazeteci Oktan Erdikmen, paylaştığı videoda şu ifadeleri kullandı:
“Belçika, Gazze’de mahsur kalan yaralı çocukları almıyor, ama oradan eşek getiriyor. Bu Avrupa’nın insanlık sınavını kaybettiğinin bir göstergesidir.”
Gazze Şeridi’nde on binlerce çocuğun ölüm ve yaralanma ile mücadele ettiği insanlık dramı sürerken, Avrupa kamuoyu ve siyasi elitlerinin tepkisinin cılız kalması, uluslararası alanda büyük bir “ahlaki çifte standart” tartışmasını başlattı. Gözlemciler, Avrupa’nın bir yandan hayvan haklarına ve özellikle sosyal medyada yankı bulan münferit hayvan vakalarına gösterdiği yüksek duyarlılık ile, diğer yanda Gazze’deki sistematik çocuk katliamına karşı takındığı mesafeli tutum arasındaki keskin çelişkiye dikkat çekiyor.
Avrupa’nın Eşek Refahına Gösterdiği Hassasiyet, Çocuk Hayatında Neden Yok?
Eleştirilerin odak noktasında, Avrupa’nın vicdan terazisinin dengesizliği yer alıyor. Bir eşeğin kötü muamele görmesi, yaralanması veya öldürülmesi gibi bir olay, Avrupa’nın önde gelen basın yayın organlarında ve sosyal medya platformlarında hızla infial yaratırken, siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşları anında kınama ve yaptırım çağrılarıyla harekete geçebiliyor. Hayvan refahına verilen bu hızlı ve güçlü tepki, Avrupa’nın etik hassasiyetinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Ancak Gazze’de on binlerce çocuğun hayatını kaybetmesi, evlerinin, hastanelerinin ve okullarının yıkılması, toplumsal düzeyde aynı derinlikte, aynı hızda ve aynı yaptırım gücüyle karşılık bulmuyor.
Uluslararası bir insan hakları uzmanı (adının açıklanmasını istemeyen bir kaynağa göre) bu durumu şöyle özetledi: “Avrupa’nın bir eşeğin acısına gösterdiği empati ve eylem talebi, Gazze’de vücudu parçalanan veya hayatını kaybeden bir çocuğun yaşadığı trajediye gösterilen tepkiden daha güçlü görünüyor. Bu, sadece siyasi bir tercih değil, Batı vicdanının temel insani değerler karşısındaki çöküşüdür.”
Sözde Evrensel Değerler Sorgulanıyor
Batılı liderlerin ve kurumların, çocuk ölümleri karşısında genellikle “itidal” çağrısı yapmakla yetinmesi veya tepkiyi siyasi dengelere göre yumuşatması, bu çifte standardın en somut göstergesi olarak ele alınıyor. Filistinli çocuklar için toplanan yardımlar ve düzenlenen protestolar, hükümet düzeyinde güçlü bir kınama ve kalıcı bir ateşkes zorlaması olmadan, insaniyetin gerektirdiği minimum tepki olarak kalıyor.
Kritikler, Avrupa’nın sürekli savunduğu insan hakları, evrensel değerler ve çocukların korunması ilkelerinin Gazze’deki çocuklar söz konusu olduğunda neden “askıya alındığını” sorguluyor.
Bu durum, Avrupa’nın insani krizlere olan yaklaşımındaki seçiciliğin ve siyasi çıkarlara göre belirlenen ahlaki pusulanın, dünya kamuoyu önünde güvenilirliğini ciddi şekilde zedelediği yorumlarına yol açıyor. Gazze’deki çocuklar için adalet ve yaşam hakkı talepleri, uluslararası arenada giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor.
Son Gelişme: BM Çocuk Ajansı (UNICEF) yetkilileri, Gazze’deki çocuk ölümlerinin sayısının “akıl almaz bir dehşet” seviyesine ulaştığı uyarısını tekrarlarken, Avrupa’nın Gazzede ki eşeklerle uğraşması akıl alır gibi değil.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube