
Netanyahu’nun Suriye Açıklaması: İşgal Politikalarına Bahane mi?
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Suriye’nin yeni ordusunun “yarısının cihatçılardan oluştuğu” yönündeki iddiası, uluslararası arenada büyük tepki çekti. Eleştirmenler, bu açıklamanın İsrail’in Suriye topraklarındaki askeri varlığını ve işgalini meşrulaştırmak için kullanılan bir bahane olduğunu savunuyor.

YENİ SURİYE ORDUSU
Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmenin ardından Suriye’nin geçici hükümetine atıfta bulunarak, “Ne yazık ki ordularının yarısı cihatçılardan oluşuyor” dedi. Bu sözler, İsrail’in Esad rejiminin devrilmesinin ardından Suriye’de tampon bölgeler kurması ve Golan Tepeleri çevresinde genişlemesini savunan tutumunu pekiştiriyor. Ancak birçok analist ve Suriye yetkilisi, Netanyahu’nun bu argümanlarını, İsrail’in Suriye egemenliğini ihlal eden eylemlerini örtbas etmek için stratejik bir hamle olarak değerlendiriyor.
İşgal ve Meşruiyet Tartışmaları
Suriye’de 2024 sonunda Beşar Esad’ın devrilmesinden bu yana İsrail, güney Suriye’de askeri operasyonlarını yoğunlaştırdı. Hermon Dağı’nı kontrol altına alan ve tampon bölgeyi genişleten İsrail güçleri, Suriye topraklarının bir kısmını fiilen işgal etmiş durumda. Netanyahu’nun “cihatçı tehdit” vurgusu, bu işgalleri uluslararası toplum nezdinde haklı göstermeye yönelik bir çaba olarak görülüyor.
Suriye’nin yeni lideri Ahmed Şara’nın hükümeti, İsrail’in eylemlerini “açık bir işgal” olarak nitelendirerek kınadı. Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları örgütleri de İsrail’in Suriye’deki varlığını eleştirmiş, bu tür açıklamaların bölgedeki gerilimi artırdığını belirtmişti. Eleştirmenler, Netanyahu’nun benzer argümanları daha önce de Filistin ve Lübnan’da kullandığını hatırlatarak, asıl amacın toprak genişletme olduğunu öne sürüyor.
Trump-Netanyahu Görüşmesi ve Bölgesel Gerilim
Açıklamalar, Trump’ın Suriye’ye “şans verme” çağrısının hemen ardından geldi. Trump, Şara ile diyaloğu teşvik ederken, Netanyahu’nun sert tutumu iki müttefik arasında potansiyel bir uyuşmazlığa işaret ediyor. Uzmanlar, bu durumun Orta Doğu’da yeni bir gerilim dalgası yaratabileceğini söylüyor.
Netanyahu’nun ifadeleri, İsrail’in Suriye politikalarını savunan kesimlerce desteklense de, muhalifler tarafından “savaşçı retorik” olarak eleştiriliyor. Bölgedeki barış çabalarını baltaladığı iddia edilen bu yaklaşım, uluslararası diplomatik çevrelerde de tartışma konusu.
Gelişmeler, Suriye-İsrail sınırındaki gerginliğin 2026’da da devam edeceğinin sinyalini veriyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube