
Az hareket eden beden zayıflar, az şükreden ruh kurur.
Modern insanın en büyük problemi açlık değil, hareketsizliktir.
Gün boyu oturan, yürümeyen, terlemeyen bir beden; aslında yavaş yavaş çöken bir bedendir.
Bugün birçok hastalığın temelinde şu gerçek yatıyor:
-İnsan, yaratılışına uygun yaşamıyor.
Oysa insan bedeni hareket için yaratılmıştır.
Kaslar kullanılmak, eklemler çalışmak, kalp hızlanmak ister.
Ama biz ne yapıyoruz?
Saatlerce oturuyor, ekranlara bakıyor ve sonra “neden hastayım?” diye soruyoruz.
Muhammed (s.a.v.), hayatı boyunca aktif bir yaşam sürmüştür.
Rivayetlerde:
aktarılır.
Günlük yaşamında kilometrelerce yürüdüğüne dair rivayetler, bize şunu gösterir:
–Hareket, sünnettir.
Bu sadece fiziksel bir aktivite değil;
aynı zamanda denge, sadelik ve fıtrata uygun yaşamın parçasıdır.
Bugün:
Sonuç?
Hepsi artıyor.
Basit ama etkili:
Unutma:
-Bedenine yatırım yapmazsan, hastalığa borçlanırsın.
Sağlık, sadece ilaçla korunmaz.
Asıl koruma, yaşam tarzıyla olur.
Ve İslam, sadece ibadetleri değil;
aynı zamanda nasıl yaşayacağımızı da öğretir.
Hareket et.
Çünkü bu sadece bir tavsiye değil,
aynı zamanda fıtratının gereğidir.
Hareket denildiğinde çoğu insanın aklına sadece yürüyüş ya da spor gelir.
Oysa bir Müslüman için günün en düzenli ve en anlamlı hareketi namazdır.
Muhammed (s.a.v.)’in hayatında namaz, sadece bir ibadet değil; aynı zamanda hayatın merkezidir.
Namaz;
Bu yönüyle namaz, gün içinde tekrar eden doğal bir hareket döngüsüdür.
-Vücuttaki birçok kas grubu bu ibadet esnasında aktif hale gelir.
-Eklem hareketliliği korunur.
-Kan dolaşımı düzenlenir.
Ama asıl mesele sadece beden değildir.
Namaz, bedeni hareket ettirirken;
ruhu da disipline eder, zihni toparlar, kalbi sakinleştirir.
Bugün modern insan “spor yapmak için zaman bulamıyorum” derken,
Müslüman günde 5 vakit bedenini ve ruhunu birlikte çalıştırma imkânına sahiptir.
İSLAMİ HABER “MİRAT”