KOYU ERDOĞAN MUHALİFİ KOMUTANDAN İTİRAF GELDİ!
Osman Pamukoğlu’nun Sözcü TV’de Saygı Öztürk’ün programında yaptığı açıklamalar, Türkiye’nin savunma sanayiindeki dönüşümünü ve geçmişle günümüz arasındaki kapasite farkını bir kez daha gündeme taşıdı.
SAVUNMA SANAYİİNDE NEREDEN NEREYE: OSMAN PAMUKOĞLU’NUN AÇIKLAMALARI HAFIZALARI TAZELEDİ
Emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu, katıldığı televizyon programında terörle mücadelenin en sıcak olduğu dönemlere dair çarpıcı bir itirafta bulundu. Pamukoğlu, Türkiye’nin tek dağ ve komando tugayında görev yaptığı dönemde envanterde keskin nişancı tüfeği dahi bulunmadığını belirterek, “Ben 7 keskin nişancı tüfeğini Irak’taki kaçakçılardan satın aldım” dedi.
Pamukoğlu’nun bu sözleri, 90’lı yıllarda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) iç güvenlik operasyonlarında yaşadığı teknik imkansızlıkları gözler önüne serdi. Bütçenin büyük bir kısmının askeri harcamalara ayrıldığı o dönemlerde, en temel operasyonel ihtiyaçların bile dışa bağımlılık veya kayıt dışı yollarla çözülmeye çalışılması, savunma sanayiindeki yerlileşme hamlesinin önemini bir kez daha kanıtladı.
Bugün gelinen noktada Türkiye; İHA, SİHA, tank ve her türlü askeri mühimmatı sadece kendi imkanlarıyla üretmekle kalmıyor, aynı zamanda bu teknolojiyi dünyaya ihraç eden bir güç konumunda bulunuyor. Uzmanlar, savunma sanayiindeki bu yerlilik oranının artmasının, sınır ötesi operasyonlardaki başarıyı doğrudan etkilediğini ve terörle mücadelede şehit sayısının minimize edilmesinde hayati rol oynadığını vurguluyor.
Eskiden kaçakçılardan silah temin edilen bir tablodan; bugün KAAN, ANKA-III ve yerli mühimmatlarla donatılmış bir orduya geçiş yapılması, Türkiye’nin stratejik özerkliğinin temeli olarak görülüyor. Vatandaşlar ve stratejistler, yerli üretim sayesinde sınır güvenliğinin daha etkin sağlandığını ve terörle mücadelenin dış güçlerin ambargo tehditlerinden bağımsız hale geldiğini ifade ediyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube