islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,5420
EURO
54,8612
ALTIN
6.216,54
BIST
13.458,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Az Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
32°C
Çarşamba Açık
32°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C

“KOMPLO TEORİSİ” Mİ DEDİNİZ?

“KOMPLO TEORİSİ” Mİ DEDİNİZ?
22/05/2026 11:07
A+
A-

“KOMPLO TEORİSİ” Mİ DEDİNİZ?

Önümüzdeki günlerde yeni komplolara ve “siyah bayrak” operasyonlarına karşı hazırlıklı olmalıyız. İslam’a karşı sergilenen tutumlar, sözler ve eylemlerle —tıpkı Şeytan Ayetleri örneğinde olduğu gibi— bir başkaldırı ve meydan okuma hareketinin ardından Müslüman çevrelerin harekete geçmeye çağrılması muhtemeldir. Bu çağrıların ardında, provokasyon amacıyla hazırlanmış bir grubun insanların arasına karışarak konuyu mecrasından saptırmaya çalışması beklenirken; “sureti haktan” görünen bir diğer grubun da olayları farklı yönlere çekebileceği bilinmelidir. Taksim Gezi Parkı olaylarını, Kanlı 1 Mayıs eylemlerini veya Salman Rüşdi’nin Şeytan Ayetleri provokasyonunu hatırlayalım; sanki yine benzer bir tezgahın peşindeler. Bu ajan provokatörlerin arkasında kimlerin olacağını tahmin etmek zor değil; zira onların içimizdeki uzantıları artık kendilerini gizleme gereği duymuyorlar. Yeni bir 31 Mart vakası ya da yeni bir Hareket Ordusu senaryosu kurgulanıyor gibi görünüyor. Bu olmayacaksa buna benzer böyle bir şey olacak sanki. Elbette onların bir planı varsa, Allah’ın da bir hükmü vardır. Ben sadece “görünen köyün hikayesini” anlatırken, İnsin Şeytanlarının emareleri görünen planlarından söz ediyorum. Elbette, geleceği hakkıyla bilen yalnızca Allah’tır.

En büyük komplo, “komplo teorisi” iddialarının arkasına saklanarak gerçeklerin üstünü örtme ve hedef saptırma komplosudur. Algı operasyonu yapanların ve toplum mühendislerinin çoğu gerçek komploculardır; bunların çoğu Şeytan’ın varisleridir. Bugüne kadar “Komplo teorisi” denilen birçok şey gerçek çıktı.  Bu konuda ne iktidarlar ne muhalefet ne de istihbarat örgütleri masumdur. Bazen birilerinin “komplo teorisi” dediği şey, komplonun kendisi olur. Batıl bir siyaset anlayışı için “gayeye giden her yol meşrudur.” Bu anlayış meşruiyetini haktan ve hukuktan değil; kendi çıkarından, egosundan ve iradesinden alır. Bunlar gerçekle yalanı birbirine karıştırır.

Batıl’ı güzel gösterme gayretlerine, nefse hoş gelen şeylere, artırılmış sanal gerçekliğe ve “Hannas’ın vesvesesine” dikkat edilmelidir. Birtakım çevrelerin icraatlarında hiçbir iyileşme olmadığı halde dini söylemlere sarılmasına; diğer taraftan başka çevrelerin din dışı ve dine karşı söylem ve eylemlerine bakıldığında, ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır.

Asıl gündeme dönecek olursak; “Şeytan, akılları ve zihinleri bulandırarak hak ile batılı birbirine karıştırır.” Bu ifade, İslami kaynaklarda şeytanın temel çalışma yöntemini özetleyen çok bilinen bir tespittir. Şeytanın en etkili tuzağı, doğru ile yanlışı net bir şekilde ayıran çizgiyi silikleştirmesidir. İnsanların zihinlerini karıştırarak Hak olanı (gerçek, doğru, helal, adalet, iman) biraz batıl (yalan, yanlış, haram, zulüm, küfür) ile harmanlar. Batıl’ı da hak ile karıştırarak, yani ağuyu bala katıp altın tas içinde sunarak “hoş gösterir”. Böylece insan, “Bu da biraz doğru gibi” diyerek yanılgıya düşer ve batıla kayar. Bunun adı “Bal tuzağıdır.” Cehennemin yolları bu tür tuzaklarla ve “iyi niyet taşları” ile döşelidir. Eğer özü ıskalayıp sadece söze, mazrufu unutup zarfa bakarsanız, bu tuzağa düşmemeniz neredeyse imkansız.

Hak ile batılı, doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü, güzel ile çirkini karıştırma genellikle şu yollarla olur:
Şüphe Tohumları Ekmek: “Acaba gerçekten günah mı? Herkes yapıyor…” gibi bir takım basmakalıp, şablon akıl yürütmelerle, güzel göstermeyle (Batılı; “özgürlük, aşk, modernlik, hak, adalet” gibi kelimelerle süsleyerek).
Kavramları Çarpıtmak: Mesela, merhameti zafiyet, adaleti sertlik, sabrı ise tembellik gibi göstermek.
Gri Alanlar Üretmek: Mesela, helal ve haram arasındaki net ayrımı bulandırmak.

Zaten siyasiler ve onların trolleri, parayı veren örgütler ve kadrolar adına bunu fazlası ile yapıyor. Birtakım çevreler bu şekilde aileyi ve toplumu ifsat etmiyorlar mı? Yırtık pantolonlar, tuhaf moda akımları, dövmeler (tattoo), piercingler ve transandantal meditasyonlar neyin nesidir? Yırtık pantolonlar, o moda kıyafetler ve akımlar, Tatto’lar, Piercing’ler, Transandantal Meditasyonlar neyi nesi? Modalar sadece marka ürünlerle, kıyafetle, makyajla sınırlı kalmıyor. Yediğimiz, içtiğimiz, hayat tarzımız olan her şeyi, düşünce dünyamızı etkiliyor. Gençlerimiz onun için Şaman, Deist, Agnostik, Satanist vd. oluyor.

Allah bizi “Hannas’ın vesvesesi” konusunda uyarmadı mı? Vesvese; kelime anlamı itibarıyla fısıldama, gizli söz, kuruntu, şüphe ve kötü telkin demektir. Şeytan’ın insanın kalbine (göğsüne) attığı sinsi düşünceler, şüpheler, kuruntular ve saptırıcı telkinler şeklinde tezahür eder. Şeytan açıkça değil, bu şekilde fısıldayarak aklı karıştırır, hak ile batılı bulandırır, insanı tereddüde düşürür, günaha teşvik eder veya ibadetten soğutur. Vesvese şeytanın en önemli silahlarından biridir. İnsan kendi nefsinden de kötü düşünceler gelebilir. Vesvese bir hastalıktır. Her halükârda insanı meşgul eder. Hayali korkular ve şüphelerle insanı kararsız bırakır. Onun için vesveseyi, kararlarımızı etkilemesine fırsat vermeden hayatımızdan uzaklaştırmak gerek. Nâs 4-6 ‘da Allah (cc) bize buyurdu ki: “De ki: İnsanların Rabbine, insanların Melik’ine (hükümdarına), insanların İlah’ına sığınırım. O sinsi vesvesecinin şerrinden. O ki, insanların göğüslerine (kalplerine) vesvese verir. Gerek cin’lerden, gerek insanlardan.” Şeytan burada “vesvâs-ı hannâs” (sinsi vesveseci) olarak tanımlanır. Kalplere fısıldar, sonra gizlenir.

Besmele ile aslında Şeytan’ın şerrinden Allah’a sığınırız. Diğer ayetlerde de bu konuda uyarılar mevcuttur. A’râf Suresi 200-201. ayetlerde: “Eğer şeytandan gelen bir vesvese seni dürtüklerse, hemen Allah’a sığın. Çünkü O işitendir, bilendir. (Allah’tan) Sakınanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese eriştiğinde (Allah’ı) zikrederler ve hemen gerçeği görürler.” buyurulur. Nisâ Suresi 119-120. ayetlerde ise şu uyarı yer alır: “(Şeytan dedi:) Onları mutlaka saptıracağım, onları boş ümitlere ve kuruntulara düşüreceğim… Şeytan onlara vaad eder ve onları ümitlendirir. Oysa şeytanın vaadi ancak bir aldatmadır (gurur).” Evet, bu lanet olası Şeytan akılları karıştırarak, boş ümitler ve kuruntular vererek, hayali beklentiler oluşturarak ve hak ile batılı birbirine katarak zihinleri bulandırmaya çalışır. Bugünkü dekolte, porno da aslında Şeytanın vesvesesi sonucu değil mi? A’râf Suresi 20. ayette, Hz. Âdem ve Hz. Havva kıssasında anlatıldığı üzere, “Derken şeytan, kendilerinden gizlenen çirkin yerlerini açmak için onlara vesvese verdi..” Şeytan vesvese ile ilk insanı bile yanıltmıştır. Tâhâ Suresi 120. ayette ise: “Bunun üzerine Şeytan ona vesvese verdi: Ey Âdem! Sana ebedilik ağacını ve eskimeyen bir saltanatı göstereyim mi?” denilir. Çözümü Allah şu kelamıyla haber verir: “Eğer Şeytan’dan gelen vesvese seni dürtecek olursa hemen Allah’a sığın. Çünkü O, hakkıyla işiten, hakkıyla bilendir.” (Fussilet, 36). Ayrıca Kâf Suresi 16. ayette “nefsin vesvesesi” konusunda: “And olsun, insanı Biz yarattık ve nefsinin ona ne vesvese verdiğini de biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.” uyarısı yer alır. Nefis de vesvese verebilir ancak asıl büyük tehlike Şeytan’dır. Bakara Suresi 208-209. ayetlerde Şeytanın verdiği vesvese “Şeytanın ayak kaydırması” olarak tanımlanır. Nahl Suresi 98-100. ayetlerde ise Kur’an okurken şeytandan Allah’a sığınma emri.  Fâtır Suresi 6. ayetteki “Şeytan sizin apaçık düşmanınızdır, onu düşman edinin” emriyle ile bu konuda ne yapacağımız bize söylenir. Yani Şeytan, tuzak kuranların ve komplocuların en şerlisidir.

“Komplo”; bir kişiye, topluluğa veya kuruluşa zarar vermek amacıyla gizlice planlanan, genellikle yasa dışı ve haince kurgulanan düzen, tertip veya tuzak anlamına gelir. Fransızca kökenli olan bu terim, gayesi gizli tutulan organize bir eylem veya entrika olarak tanımlanır. Birileri başkalarını komploculukla suçlarken, aslında bu suçlamanın kendisi de bir komplo olabilir. Bu konuda COVID, PCR testleri, maske-mesafe günlerini ve mRNA skandalını hatırlayın. Bugün de 5G, Chemtrails, Transhümanizm, nesnelerarası iletişim, toplumsal cinsiyet kimliği ve karbon ayak izi gibi konular benzer birer komplo değil midir? “Komplo Teorisi”, bir olayın daha mantıklı açıklamaları varken, gizli ve güçlü grupların kötü niyetli planlarına dayandırılmasıdır. Kur’an-ı Kerim’de zikredilen “mekr” (tuzak, düzen, entrika), ifsat ve fitne gibi kavramlar aslında komplo ile ilişkilendirilebilir. Âl-i İmrân Suresi 54. ayette geçen “Ve mekerû ve mekerallâhu vallâhu hayrul mâkirîn” ifadesiyle bize şöyle denir: “(Yahudiler) İsa’yı gizlice öldürmek için tuzak kurdular, Allah da onların tuzaklarını boşa çıkardı. Allah, tuzakları bozanların en hayırlısıdır”.

Bu vesileyle geçmişte yaşanan birkaç komployu hatırlatmak isterim. Irak’ın işgali için gerekçe gösterilen “Cehennem Topu” bir komploydu; İngiliz istihbaratının bu kurgusu gerçeğin yerine ikame edildi. 11 Eylül’de İkiz Kuleler’in vurulması da CIA tarafından tezgahlanan bir komploydu. Bu olayda bir saldırı gerçekleşti ancak binalar uçak çarptığı için değil, önceden kritik bölgelere yerleştirilen patlayıcılarla yıkıldı. Gökdelenler yıkıldı, insanlar öldü; fakat çarptığı söylenen uçaklara ait kayda değer bir metal yığını bulunamazken, uçağı kaçırdığı iddia edilen bir teröristin pasaportu enkaz ve küller arasından sapasağlam çıkıverdi. Ardından Trump, bu saldırıyı bahane ederek Suudi Arabistan’a 800 milyar dolar ceza kesti ve Amerikan bankalarındaki Suud varlıklarına el koydu. İkiz Kuleler, bir Yahudi gayrimenkul yatırımcısı tarafından satın alınmış ve çok yüksek bir bedelle sigortalanmıştı; dolayısıyla yatırımcının kaybı sigorta tarafından karşılandı. ABD mağdur rolü oynarken, İslam ülkeleri dünyaya “terörist” olarak tanıtıldı. Hiç düşündünüz mü; neden yoksul bir İslam ülkesinden değil de özellikle bir Suudi vatandaşının adı öne çıkarıldı? Çünkü Suudilerin parasına el koyma planı vardı. Sigortanın ödediği yüksek bedel de dünya genelinde satılan risk poliçeleri üzerinden aslında diğer ülkelere ödetilmişti.

Mesela Hitler Polonya’ya saldırmak için bahane arıyordu ama Polonya sürekli geri çekiliyordu, hatta Rusya’ya sınır olan yerleşim bölgelerini bile boşaltmıştı. Hitler bir çözüm buldu. Hitler’in ordusunda feda edilebilecek, kendilerinden kuşkulanılan bir takım Alman askerleri Polonya sınır karakolunda görevlendirildiler. Sonra da Gestapo subayları, bir kısım Alman askerlerine Polonya askeri elbisesi giydirip, sınır karakoluna yakın bir bölgeden bu askerleri Polonya’ya girdirdiler. Bu kişiler daha sonra bir gece baskını ile, Polonya sınırına yakın bölgedeki Alman askeri karakoluna saldırdılar. Aslında saldırılan karakol ve askerler de Alman, Polonya’dan saldıran askerlerde. Ama Polonya’dan saldıran askerlerin üzerinde Polonya askeri elbisesi var. Hitler Polonya’nın kendilerine saldırdığını iddia ederek gitti Polonya’ya girdi. Burada gerçeği söyleyen mi komplocu, gerçeği çarpıtarak kendi karakolunu basıp, kendi askerini öldürten Gestapo mu?

Bugün hala yapılagelen “sahte bayrak operasyonları” genellikle doğrudan ve dolaylı olarak ya devletlerin kendileri ya da İstihbarat örgütleri vasıtasıyla örgütlenen komplolardır. Mesela, ABD İran’a saldırırken Türkiye’ye yapıldığı iddia edilen füze saldırısı… İsrail bölgede ABD’den boşalan bir üssü işgal etmiş, yani bize karşı bir komplo. Savaş devam ederken, Trump açıklamalarıyla petrol piyasasını manipüle ederek yüz milyarlarca dolar vurgun yaptı. Aman dikkat! Bugünlerde çok daha fazla dikkatli olalım. Şeytan boş durmuyor. Bayram öncesi fazla mesai yapıyor!?

Selam ve dua ile…

Abdurrahman Dilipak

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar
  1. Ozgur SARIKAYA dedi ki:

    Meşhur ‘hiçbir şey olmadıysa bile, bir şey oldu’ safsatasına, ‘hiçbir şey olmayacaksa bile, bir şey mutlaka olacak’ şeklindeki katkınız için teşekkürler, Sayın Dilipak. Aramıza siz de hoş geldiniz.

  2. Ahmet Mutlu dedi ki:

    Aman suya sabuna dokunmayın,penguenleri izlemeye devam edin.