
Gazze’deki Katliama Ortak Olan “İçimizdeki” Katiller: Çifte Vatandaş Savaş Suçluları İçin Yargı Zamanı!
Gazze’de aylardır dünyanın gözü önünde kalıcı bir soykırım ve insanlık dramı yaşanırken, vicdanları en çok yaralayan gerçeklerden biri bir kez daha gün yüzüne çıktı: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup, aynı zamanda İsrail pasaportu taşıyan bazı kişilerin, işgal ordusunun saflarında katliamlara doğrudan katılması.
Sosyal medyada yer alan ve kamuoyunda infial yaratan paylaşımlar, Doğancan Şen gibi isimlerin ellerinde Gazze’deki mazlumların kanıyla Türkiye’de ellerini kollarını sallayarak, hiçbir engelle karşılaşmadan rahatça gezebildiğini gösteriyor. Hem bu ülkenin ekmeğini yiyip, nüfus cüzdanını taşıyıp hem de korumasız kadınların, çocukların ve bebeklerin üzerine bomba yağdıran bir işgal ordusuna gönüllü ya da zorunlu askerlik yapmak, insanlığa karşı işlenmiş en büyük ihanettir.
Sessizlik Katliama Ortak Olmaktır: Hukuk Harekete Geçmelidir!

Bu kişilerin “çifte vatandaşlık” zırhının arkasına saklanarak işledikleri savaş suçlarının üzerinin örtülmesi asla kabul edilemez. Bir yanda Gazze’de her gün insanlık suçu işlenirken, diğer yanda bu suça bizzat iştirak eden katillerin aramızda normal birer vatandaş gibi hayatlarına devam etmesi Türk milletinin vicdanını derinden yaralamaktadır.
Kamuoyunun ortak sesi son derece net ve kararlıdır:
Bu kanlı katliamlara ortak olan, işgal ordusunun üniformasını giyerek insanlık suçu işleyen her bir çifte vatandaş derhal tespit edilmeli, ifşa edilmeli ve adalet önünde hesap vermelidir. Türk yargısının bu hainliği görmezden gelmemesi, adı geçen ve tespit edilen tüm unsurlar hakkında acilen harekete geçerek yargılama sürecini başlatması tarihsel ve vicdani bir zorunluluktur. Katillerin aramızda özgürce dolaşmasına izin verilmemelidir!
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube