

İnsan, günlerce aç kalabilir; ancak susuzluğa uzun süre dayanamaz. Çünkü su, sadece bir içecek değil, hayatın temelidir. Modern bilim, insan vücudunun yaşa, cinsiyete ve fiziksel özelliklere göre yaklaşık yüzde 50 ila 70’inin sudan oluştuğunu ortaya koymaktadır. Beyinden kana, kaslardan organlara kadar vücudumuzun hemen her bölümü suya ihtiyaç duyar.
Kur’an-ı Kerim’de de suyun hayati önemine dikkat çekilerek şöyle buyrulmaktadır:
“Biz her canlı şeyi sudan yarattık.” (Enbiya, 30)
Bu ilahi hakikat, asırlar sonra bilimsel araştırmalarla da teyit edilmektedir.

Sıcak havalarda vücut terleme yoluyla daha fazla sıvı kaybeder. Özellikle yaşlılar, çocuklar, açık alanda çalışanlar ve kronik hastalığı bulunan kişiler susuzluğun olumsuz etkilerine karşı daha hassastır.
Uzmanlar, susamayı beklemeden düzenli su tüketilmesi gerektiğini vurguluyor. Çünkü susama hissi ortaya çıktığında vücut zaten belirli ölçüde sıvı kaybetmiş oluyor.
Yeterli su alınmadığında:

Bilim insanları uzun yıllardır su tüketimi ile sağlık arasındaki ilişkiyi araştırıyor. Elde edilen veriler, yeterli su tüketiminin birçok hastalığın önlenmesinde destekleyici rol oynayabileceğini gösteriyor.
Özellikle böbrek taşı oluşumunun azaltılması, idrar yollarının sağlıklı çalışması ve vücuttaki zararlı maddelerin atılmasının kolaylaştırılması gibi faydalar su tüketimiyle doğrudan ilişkilendiriliyor.
Bazı araştırmalar, yeterli sıvı tüketen bireylerde belirli kanser türlerinin görülme sıklığının daha düşük olabileceğini ortaya koymuştur. Ancak uzmanlar, “su içmek kanseri önler” şeklinde kesin bir hüküm vermenin bilimsel açıdan doğru olmadığını belirtiyor.
Bununla birlikte yeterli su tüketiminin:
katkı sağladığı konusunda geniş bir görüş birliği bulunmaktadır.
Günümüzde birçok kişi su yerine gazlı içecekleri, enerji içeceklerini veya aşırı şekerli ürünleri tercih ediyor. Oysa bu ürünlerin büyük bölümü suyun yerini tutmuyor.
Uzun saatler ekran başında çalışanlar, yoğun iş temposuna sahip kişiler ve gençler çoğu zaman su içmeyi ihmal ediyor. Bu durum ise zamanla çeşitli sağlık problemlerine zemin hazırlayabiliyor.
Uzmanlar gün içerisinde düzenli aralıklarla su içilmesini, özellikle sıcak havalarda sıvı tüketiminin artırılmasını tavsiye ediyor.

Dünyanın birçok bölgesinde milyonlarca insan temiz içme suyuna erişemiyor. Bizim için musluğu açtığımızda ulaşılabilen su, aslında sayısız nimetin başında geliyor.
Bu nedenle suyu israf etmemek, temiz tutmak ve gelecek nesillere aktarılmasını sağlamak sadece çevresel bir sorumluluk değil; aynı zamanda ahlaki ve vicdani bir görevdir.
İnsan bedeninin büyük kısmını oluşturan su, sadece biyolojik bir ihtiyaç değildir. O, hayatın devamını sağlayan ilahi bir nimettir. Yaz sıcaklarının etkisini artırdığı bu günlerde yeterli su tüketmek, hem sağlığımızı korumak hem de bize bahşedilen nimetin kıymetini bilmek açısından büyük önem taşımaktadır.
İSLAMİ HABER “MİRAT”
TEŞEKKÜRLER