islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,1648
EURO
53,9432
ALTIN
6.056,88
BIST
13.976,68
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
33°C
İstanbul
33°C
Açık
Cumartesi Açık
30°C
Pazar Parçalı Bulutlu
30°C
Pazartesi Açık
31°C
Salı Parçalı Bulutlu
32°C

“NATO Birleşti, Batı Kazandı… Peki 2 Milyarlık İslam Âlemi Neden Hâlâ Birleşemedi?”

“NATO Birleşti, Batı Kazandı… Peki 2 Milyarlık İslam Âlemi Neden Hâlâ Birleşemedi?”
A+
A-

“NATO Birleşti, Batı Kazandı… Peki 2 Milyarlık İslam Âlemi Neden Hâlâ Birleşemedi?”

NATO Güvenlik İçin mi Kuruldu, Yoksa Güçlülerin Çıkarlarını Korumak İçin mi? Peki Müslümanlar Neden Kendi Birliğini Kuramadı?

Dünyada bazı kurumlar vardır; isimleri başka, yaptıkları başkadır.

NATO da bunlardan biri değil mi?

1949 yılında “barışı korumak”, “ortak güvenliği sağlamak” ve “üyelerini savunmak” iddiasıyla kuruldu. Soğuk Savaş boyunca komünizme karşı Batı’nın kalkanı olarak tanıtıldı.

Peki bugün aynı NATO‘ya baktığımızda gerçekten sadece bir savunma ittifakı mı görüyoruz?

Yoksa küresel güç merkezlerinin çıkarlarını koruyan devasa bir askerî mekanizma mı?

Sormak gerekiyor…

Çünkü Sovyetler Birliği dağıldı.

Komünizm tehdidi sona erdi.

Ama NATO küçülmedi.

Tam tersine büyüdü.

Yeni üsler kurdu.

Yeni ülkeleri bünyesine kattı.

Yeni operasyonlar gerçekleştirdi.

Demek ki mesele sadece Sovyet tehdidi değildi.

Aynı İttifakta Ama Güvenlik Kimin İçin?

Türkiye ile Yunanistan aynı NATO çatısı altında.

Öyleyse soralım…

Ege’de yıllardır süren gerilimlerde NATO neden belirleyici bir tavır ortaya koyamadı?

Türkiye, Doğu Ege adalarının silahlandırılmasına itiraz ederken NATO neden sessiz kaldı?

Yunanistan’ın İsrail ile geliştirdiği askerî iş birlikleri Ankara’da güvenlik kaygısı oluştururken ittifak neden yalnızca seyretmekle yetindi?

Madem bu yapı ortak güvenlik için kuruldu…

O hâlde ortak güvenlik yalnızca bazı ülkeler için mi geçerli?

 

Gazze Yanarken İnsanlık Sınavı

Gazze’de on binlerce insan hayatını kaybetti.

Kadınlar…

Çocuklar…

Hastaneler…

Camiler…

Okullar…

Bütün dünyanın gözü önünde büyük bir insanlık dramı yaşandı.

NATO doğrudan bu savaşın tarafı değildir.

Ancak ittifakın en güçlü üyelerinin İsrail’e verdiği destek, İslam dünyasında şu sorunun daha fazla sorulmasına yol açtı:

Batı’nın güvenlik anlayışı gerçekten evrensel mi, yoksa çıkar merkezli mi?

Bir yerde ölen çocuk “insan hakları” sayılırken, başka bir coğrafyada ölen çocuk neden aynı duyarlılığı göremiyor?

İşte vicdanları yaralayan çifte standart tam da burada başlıyor.

Güçlüler Birleşirken Müslümanlar Neden Dağıldı?

Asıl acı olan ise NATO değildir.

Asıl acı olan bizim hâlimizdir.

Batı çıkarları söz konusu olduğunda birleşebiliyor.

Avrupa ortak pazar kuruyor.

Ortak parlamento oluşturuyor.

Ortak savunma projeleri geliştiriyor.

Ortak ekonomik yaptırımlar uyguluyor.

ABD ile stratejik ortaklıklar kuruyor.

Gerektiğinde aynı masaya oturup aynı hedef için hareket edebiliyor.

Peki biz?

Yaklaşık iki milyarlık İslam âlemi…

Yüzlerce milyar dolarlık enerji kaynakları…

Dünyanın en önemli boğazları…

En stratejik coğrafyaları…

En genç nüfuslarından biri…

Ama ortak bir savunma sistemi yok.

Ortak bir ekonomi politikası yok.

Ortak bir teknoloji yatırımı yok.

Ortak bir para sistemi yok.

Ortak bir kriz masası bile kurulamıyor.

İslam İşbirliği Teşkilatı var.

Fakat ümmetin vicdanını rahatlatacak ölçüde etkili kararlar alabildiğini söylemek ne yazık ki mümkün görünmüyor.

Gazze bunun en acı örneğidir.

Kur’an Birliği Emrediyor, Biz Ayrılığı Tercih Ediyoruz

Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz şöyle buyuruyor:

“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın; parçalanıp ayrılmayın.”

Bugün Müslümanların en büyük problemi dış güçlerden önce kendi parçalanmışlığıdır.

Irkçılık…

Mezhepçilik…

Milliyetçilik…

İktidar hesapları…

Bütün bunlar ümmet bilincinin önüne geçirilince ortaya güç değil, zayıflık çıkıyor.

Ve güçlü olmayanın hukukunu kimse korumuyor.

Son Söz

Bugün NATO’yu eleştirmek kolaydır..

Asıl zor olan ise şu soruya dürüstçe cevap verebilmektir:

Madem Batı kendi çıkarları için onlarca yıldır birlik olabiliyor…

Madem ortak savunma, ortak ekonomi ve ortak strateji geliştirebiliyor…

Müslümanlar neden hâlâ ortak bir savunma paktı kuramıyor?

Neden ortak bir İslam pazarı oluşturulamıyor?

Neden ortak bir para sistemi geliştirilemiyor?

Neden Gazze için bile tek ses olunamıyor?

Belki de NATO’nun gücünü konuşmadan önce, ümmetin dağınıklığını konuşmalıyız.

Çünkü parçalanmış bir ümmetin duası güçlü olabilir…

Ama siyaseti zayıf olur.

Ve siyaset zayıf olduğunda, başkalarının kurduğu masalarda sadece seyirci olursunuz.

İşte bugün yaşadığımız acı gerçek tam da budur.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.