islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,1648
EURO
53,9432
ALTIN
6.056,88
BIST
13.976,68
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
33°C
İstanbul
33°C
Açık
Cumartesi Açık
30°C
Pazar Parçalı Bulutlu
30°C
Pazartesi Açık
31°C
Salı Parçalı Bulutlu
32°C

İran’da Cenaze Töreninde Dikkat Çeken Kur’an Mesajları

İran’da Cenaze Töreninde Dikkat Çeken Kur’an Mesajları
A+
A-

İran’da Cenaze Töreninde Dikkat Çeken Kur’an Mesajları: Türkiye Heyeti İçin Okunan Ayet Gündem Oldu

Her Yabancı Heyet İçin Farklı Ayet Tercih Edildi

İran‘da, ABD ve İsrail‘in düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden dinî lider Ayetullah Ali Hamaney için gerçekleştirilen cenaze töreninde, yabancı ülke heyetlerine yönelik seçilen Kur’an-ı Kerim ayetleri dikkat çekti. Tören boyunca her ülke heyeti salona alınırken farklı bir ayetin okunması, diplomatik çevrelerde ve sosyal medyada çeşitli yorumlara neden oldu.

Başkent Tahran’daki İmam Humeyni Hüseyniyesi’nde düzenlenen törene Türkiye adına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki heyet katılırken, çok sayıda ülke temsilcisi de cenazede hazır bulundu.

Türkiye Heyeti İçin Nisâ Suresi 95. Ayet Okundu

Türkiye heyeti salona alınırken Nisâ Suresi’nin 95. ayeti okundu. Diyanet İşleri Başkanlığı mealine göre ayette şu ifadeler yer alıyor:

“Müminlerden, özür sahibi olmaksızın (cihattan geri kalıp) oturanlarla malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler bir olmaz. Allah, malları ve canlarıyla cihad edenleri derece bakımından oturanlardan üstün kılmıştır…”

Söz konusu ayetin tercih edilmesi, bazı yorumcular tarafından Türkiye’nin İran-İsrail savaşındaki tutumuna yönelik sembolik bir mesaj olarak değerlendirildi.

Türkiye, savaş sürecinde Katar ve Pakistan ile birlikte diplomatik girişimlerde bulunan ülkeler arasında yer almış; çatışmaların yayılmasına karşı olduğunu açıklarken, özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ve Körfez ülkelerine yönelik saldırı ihtimallerine mesafeli yaklaşmıştı.

Suudi Arabistan’a Bedir Savaşı’nı Hatırlatan Ayet

Suudi Arabistan heyeti için ise Âl-i İmrân Suresi’nin 13. ayeti okundu. Ayette Allah yolunda savaşan müminlerle inkârcı topluluğun karşılaşması ve Bedir Savaşı’ndaki ilahi yardım hatırlatılıyor.

Bu tercih de sosyal medyada ve çeşitli yorumlarda dikkat çekici sembolik mesajlardan biri olarak değerlendirildi…

Katar’a Olumlu Mesaj Yorumu

Katar heyeti için Fetih Suresi’nin 2. ayeti okundu.

Mealde yer alan;

“Allah, sana olan nimetini tamamlar ve seni dosdoğru yola iletir.”

ifadeleri nedeniyle bu seçimin Katar‘a yönelik olumlu bir mesaj içerdiği yönünde değerlendirmeler yapıldı.

Iraklı Aşiret Liderlerine “Boyun Eğmeyin” Mesajı

Iraklı aşiret şeyhlerinin bulunduğu heyet için Ahzâb Suresi’nin ilk ayeti tercih edildi.

Ayette yer alan;

“İnkârcılara ve münafıklara boyun eğme.”

ifadesi, dış baskılara karşı direnme çağrısı şeklinde yorumlandı.

Lübnan Heyetine Dikkat Çeken Tercih

Lübnan hükümet heyeti için Nisâ Suresi’nin 66. ayeti okundu.

Ayet, müminlerin ağır sorumluluklar karşısındaki tutumuna dikkat çekerken, kendilerine verilen öğütleri yerine getirmelerinin daha hayırlı olacağını vurguluyor.

Hizbullah ve Hamas Heyetlerine Moral Veren Ayetler

Törende Hizbullah heyeti için Âl-i İmrân Suresi’nin 139. ayeti okundu.

“Gevşemeyin, üzülmeyin. Eğer iman etmiş kimselerseniz üstün gelecek olan sizlersiniz.”

ifadelerini içeren ayetin, Hizbullah’a moral niteliğinde bir mesaj taşıdığı yorumları yapıldı.

Hamas heyeti için ise Ahzâb Suresi’nden;

“Müminlerden öyle erkekler vardır ki Allah’a verdikleri söze sadık kaldılar…”

ayetinin okunması, Hamas mensuplarına yönelik takdir ve vefa mesajı olarak değerlendirildi.

HABER YORUM

 

Kur’an’la Verilen Diplomasi Dersi

İran, Ayetullah Ali Hamaney’in cenaze töreninde alışılmış diplomatik teamüllerin dışına çıktı.

Ne uzun bildiriler yayımlandı…

Ne üstü kapalı diplomatik ifadeler kullanıldı…

Ne de mikrofonların önünde saatler süren siyasi nutuklar atıldı.

Bunun yerine Kur’an konuştu.

Her ülke heyeti, kendisi için seçilen bir ayetle karşılandı.

Kimine övgü, kimine uyarı, kimine direniş, kimine ise muhasebe hatırlatıldı.

Bize göre bu, son yıllarda İslam dünyasında verilen en dikkat çekici diplomatik mesajlardan biridir.

Çünkü Kur’an, sadece camilerde okunacak bir kitap değildir. Hayatı yönlendiren, siyasetin de adaletin de ahlakın da ölçüsünü belirleyen ilahî bir rehberdir.

Türkiye heyeti için Nisâ Suresi’nin 95. ayetinin seçilmesi elbette tesadüf değildir.

Ayetin nüzul sebebi ayrıdır; onu tarihî bağlamından koparmak doğru olmaz. Ancak İran’ın bu ayeti seçerken vermek istediği siyasi mesajı görmezden gelmek de gerçekçi olmaz.

Mesaj açıktır:

Bu savaşta daha fazla dayanışma bekliyorduk.

İşte burada herkesin kendisine şu soruyu sorması gerekir:

İsrail’in saldırıları karşısında İslam ülkeleri gerçekten ümmet gibi mi davrandı?

Yoksa herkes kendi sınırını, kendi ticaretini, kendi siyasi hesabını mı korudu?

-Bugün Gazze yerle bir edilmiş durumda.

-Lübnan yıllardır saldırı altında.

-Suriye harabeye çevrildi.

-Irak işgal edildi.

-Afganistan yakılıp yıkıldı.

-Şimdi de İran hedef alındı.

Dikkat edin…

Hedef değişiyor.

Ama hedef alınan hep İslam coğrafyası oluyor.

Buna rağmen İslam ülkeleri hâlâ mezhep tartışmalarıyla oyalanıyor.

Kimisi Şii olduğu için İran’a mesafeli duruyor.

Kimisi Sünni olduğu için başka bir ülkeye güvenmiyor.

Oysa İsrail‘in füzeleri mezhep sormuyor.

Amerikan bombardıman uçakları Sünni-Şii ayrımı yapmıyor.

Emperyalizmin hedef haritasında mezhepler değil, İslam coğrafyası var.

Ne acıdır ki bunu düşman görüyor; biz ise hâlâ görmekte zorlanıyoruz.

Elbette her devlet kendi millî menfaatlerini gözetir.

Diplomasi, duygularla değil, çıkar hesaplarıyla yürür.

Ancak İslam dünyasının yaşadığı kriz de tam burada başlıyor.

Çünkü Müslüman devletlerin millî menfaatleri ile ümmetin ortak menfaatleri her zaman aynı çizgide buluşamıyor.

İşte bu kopuş, ümmeti güçsüz bırakıyor.

İran‘ın cenaze töreninde okuttuğu ayetleri, sadece Türkiye’ye gönderilmiş diplomatik bir mesaj olarak okumuyorum.

Bu ayetler aslında Riyad‘a da, Kahire‘ye de, Amman‘a da, Ankara‘ya da, İslamabad’a da aynı soruyu yöneltiyor:

Ümmet olmayı ne zaman hatırlayacağız?”

Kur’an bize defalarca birlik çağrısı yaparken, biz sınırları kutsallaştırdık.

Allah’ın ipine birlikte sarılmamız emredilirken, mezhep, etnik kimlik ve jeopolitik hesapları öne çıkardık.

Sonuç ortada…

Bir şehir bombalanıyor; diğer başkentten sadece “endişeliyiz” açıklaması geliyor.

Bir çocuk şehit oluyor; ardından birkaç diplomatik kınama metni yayımlanıyor.

Bir ülke hedef alınıyor; ertesi gün ticaret aynı hızla devam ediyor.

İşte ümmetin en büyük kırılması budur.

Kur’an’ın çağırdığı kardeşlik ile siyasetin ürettiği mesafe arasındaki uçurum…

İran’ın cenaze töreninde okunan ayetler, belki de diplomatik tarihe geçecek sembolik bir adımdı.

Fakat asıl sorgulanması gereken, o ayetlerin neden okunduğu değil; neden bu kadar anlamlı bulunduğudur.

Eğer bir ayet, milyonlarca Müslümanın içine dokunuyorsa, bunun sebebi ayetin sertliği değil; ümmetin vicdanındaki eksikliktir.

Belki de bugün hepimizin yeniden Kur’an’a değil, Kur’an’ın bize ne söylediğine kulak vermesi gerekiyor.

Çünkü ümmet, sadece aynı kıbleye dönmekle kurulmaz.

Ümmet, aynı acıya omuz vermekle, aynı zulme karşı birlikte ayağa kalkmakla ve Allah’ın rızasını siyasi hesapların önüne koyabilmekle yeniden inşa edilir.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar
  1. oktay ELMALI dedi ki:

    Peki İran’a hangi ayeti okumak lazım .Sanki kendisi sütten çıkmış ak kaşık .
    Mezhepçilik adına binlerce müsülümanın kanı var ellerinde.