15 Temmuz: FETÖ’nün Ötesinde Bir Hesaplaşma… Türkiye’den Ne İstendi, Neyi Başaramadılar?
15 Temmuz 2016 gecesi, Türkiye yalnızca bir darbe girişimini değil; devletin bağımsızlığına, milletin iradesine ve ülkenin geleceğine yönelmiş çok katmanlı bir tehdidi bertaraf etti. Aradan geçen yıllar boyunca olayın aktörleri, bağlantıları ve sonuçları tartışılmaya devam ediyor. Ancak değişmeyen gerçeklerden biri, o gece milyonlarca insanın seçilmiş yönetime sahip çıkmak için sokaklara çıkması ve darbe girişiminin başarısızlığa uğramasında bunun belirleyici rol oynamasıdır.
FETÖ Sonuç Muydu, Sebep Miydi?
15 Temmuz denildiğinde ilk akla gelen yapı, Türkiye tarafından darbe girişiminden sorumlu tutulan FETÖ’dür. Bununla birlikte olayın jeopolitik boyutu üzerine farklı analizler de yapılmaktadır.
Bu analizlere göre asıl soru yalnızca “Darbeyi kim yaptı?” değil, “Türkiye neden böyle bir müdahaleyle karşı karşıya kaldı?” sorusudur.
Çünkü 2010’lu yıllarda Türkiye;
Savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltmaya çalışıyordu.
Bölgesel krizlerde daha bağımsız hareket etmeye başlamıştı.
Enerji koridorlarında önemli bir aktör hâline geliyordu.
Kendi dış politika önceliklerini daha belirgin şekilde uyguluyordu.
Bu gelişmelerin bazı uluslararası aktörlerle çeşitli gerilimler oluşturduğu yönünde değerlendirmeler yapılmıştır. Ancak bu tür değerlendirmelerin kesin biçimde kanıtlandığını söylemek mümkün değildir.
Türkiye’den Ne İsteniyordu?
15 Temmuz’un ardından yapılan değerlendirmelerde öne çıkan başlıklardan biri şudur:
Türkiye’nin yeniden daha kolay yönlendirilebilen, dış politikada daha bağımlı bir çizgiye çekilmesi hedeflenmiş olabilir miydi?
Bu soruya farklı çevreler farklı cevaplar vermektedir. Ancak şu gerçek dikkat çekicidir:
Başarılı bir darbe;
Devlet yönetimini tamamen değiştirecek,
Savunma projelerini durdurabilecek,
Bölgesel politikaları yeniden şekillendirebilecek,
Türkiye’nin uluslararası dengelerdeki pozisyonunu değiştirebilecek sonuçlar doğurabilirdi.
Bu nedenle birçok uzman, 15 Temmuz’u yalnızca iç siyasetin değil, aynı zamanda uluslararası güç dengelerinin de tartışıldığı bir olay olarak değerlendirmektedir.
NATO, ABD ve İsrail Tartışmaları
15 Temmuz sonrasında kamuoyunda en çok tartışılan konulardan biri de bazı Batılı ülkelerin darbe girişimine verdikleri ilk tepkiler oldu.
Özellikle;
ABD’de yaşayan Fethullah Gülen’in uzun yıllar iade edilmemesi,
Bazı Batılı başkentlerden gelen temkinli açıklamalar,
Darbe girişimi sonrasında Türkiye ile yaşanan diplomatik gerilimler,
çeşitli yorumlara neden oldu.
Başaramadıkları Neydi?
15 Temmuz gecesi başarısız olan yalnızca bir darbe değildi.
Başarısız olan;
Türkiye’nin milli iradesini teslim alma girişimiydi.
Devlet kurumlarını tamamen kontrol altına alma planıydı.
Toplumu korkuyla teslim alma hesabıydı.
Türkiye’nin geleceğini masa başında belirleme düşüncesiydi.
Tanklar sokaklara çıktı.
Savaş uçakları kendi şehirlerini bombaladı.
Meclis hedef alındı.
Emniyet binaları vuruldu.
Fakat bütün bunlara rağmen devlet çökmedi.
Çünkü devlet ile millet aynı safta buluştu.
Türk Milleti O Gece Ne Başardı?
15 Temmuz‘u dünya tarihine taşıyan en önemli unsur, milyonlarca insanın siyasi görüşü ne olursa olsun darbe girişimine karşı çıkmasıdır.
İnsanlar;
ellerinde silah olmadan,
tankların önüne çıkarak,
ölümü göze alarak,
demokrasiye sahip çıktı.
Bu yönüyle 15 Temmuz, modern tarihte halkın darbe girişimine karşı gösterdiği en dikkat çekici toplumsal direniş örneklerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
Dünyaya Verilen Mesaj
15 Temmuz‘un belki de en önemli sonucu şuydu:
Bir ülkenin geleceği yalnızca silahla belirlenemez.
Millet iradesi karşısında en gelişmiş askerî planlar bile başarısız olabilir.
Bu durum sadece Türkiye açısından değil, darbe tehdidi yaşayan diğer ülkeler açısından da önemli bir örnek olarak değerlendirilebilir.
Sonuç
15 Temmuz‘u yalnızca “başarısız bir darbe girişimi” olarak okumak eksik kalacaktır.
O gece yaşananlar; güvenlikten dış politikaya, toplumsal dayanışmadan devlet kurumlarının işleyişine kadar pek çok alanda uzun vadeli etkiler bıraktı.
FETÖ yapılanması, Türkiye tarafından darbe girişiminin faili olarak tanımlanmaktadır. Bunun yanında, olayın uluslararası boyutu ve bazı yabancı aktörlerin olası etkileri üzerine tartışmalar sürmektedir. Bu tartışmaların bir kısmı yorum niteliğinde olup, bir kısmı ise kamuoyuna yansıyan diplomatik gelişmelere dayanmaktadır.
Kesin olan ise şudur:
Tanklar milletin iradesini yenemedi.
Bombalar teslimiyet üretemedi.
Korku, cesaret karşısında geri çekildi.
Ve 15 Temmuz gecesi, Türk milleti yalnız kendi demokrasisini değil; iradesinin hiçbir güç tarafından kolayca teslim alınamayacağını da bütün dünyaya gösterdi. Bu yönüyle 15 Temmuz, Türkiye siyasi tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olarak hafızalardaki yerini korumaktadır.
Prof. Dr. Kutluk ÖZGÜVEN Anayasa Mahkemesi üyesi Prof. Dr. Engin Yıldırım’ın Twitter’daki hesabından çektiği fotoğrafla beraber Anayasa Mahkemesi binasının gece ışıklarının yandığını paylaştı. Bu masum mesajı, halka açık hesabında olduğu için alıntılanmış, Sevilay Yılman ve İsmail Saymaz gibi muhalif ve görevli yazarlar tarafından önemli ve manidar bir mesajmış gibi yeniden...
Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan cuma hutbesinde, kuraklık riskine dikkat çekilerek, yağış için dua edildi. “Besmele: Berekete Açılan Kapı” konulu hutbe, cuma vakti Türkiye genelindeki camilerde okundu. Besmele ile başlanan her sözün hayırlı, her işin bereketli, çıkılan her yolun istikamet üzere olduğu vurgulanan hutbede, “Besmele, dünya ve ahirette rahmet ve huzura...
ABD güçlerince El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in 1 Mayıs 2011’de, Pakistan’ın Abbottabad şehrinde öldürüldüğü yer, atıl bir alana dönüştü. ABD’nin operasyonunun ardından Pakistan, 2012’de Bin Ladin’in Abbottabad’a bağlı Bilal kasabasındaki gizlendiği evi yıktı. O tarihten bu yana herhangi bir işlem yapılmayan arazide Bin Ladin’in yaşadığı evin kalıntıları yer alırken,...
Ermeni işgali altında bulunan Karabağ’da kurtarılan topraklardan Şuşa’da bulunan askeri kontrol noktasına Ermeni teröristler saldırdı. İlk belirlemelere göre Azerbaycan Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu üç asker yaralandı. Azerbaycan Cumhuriyet Başsavcılığı ve İçişleri Bakanlığı’nın Cumartesi günü yaptığı ortak açıklamada, Şuşa kenti girişinde Cumhuriyet Silahlı Kuvvetleri’ne ait kontrol noktasına düzenlenen saldırı sonucu üç...
Mevcut ekonomi finans sistemi içerisinde, sistem içindekiler yeni bir yapılanma yapamazlar. Açıklanan ekonomik kalkan paketleri sisteme can suyu olup, oluşan ekonomik kaostan çıkış için ‘’şunu da bir deneyelim, belki tutar’’ demekten başka bir şey değildir. Bütün dünyaya operasyon yapan küreselciler, bütün ekonomileri alt üst ederken, bir yandan halklara korku salıyor,...
Gençler İçin Emperyalizme Direniş Akaidi Tarihin bu döneminde milletimizin ve ümmetimizin en kıymetli varlığı; ABD’ye, İsrail’e ve tüm emperyalistlere karşı öfke duyan gençlerdir… Genç kardeşim! Emperyalizme direniş akaidimizin birinci şartı Amerika’dan, İsrail’den, tüm zalimlerden ve müstekbirlerden nefret etmektir. Asla onların amelleriyle içini serinletmeyeceksin ve mutlu olmayacaksın. Bu itikadımızın sarsılmaz temelinin...